| Konu: | Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 2 |
| Birleşim: | 45 |
| Tarih: | 15.01.2019 |
SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - "Tohumların tohumuna, serpilip gelişene selam/ Türkiye işçi sınıfına selam/ Selam yaratana." (CHP sıralarından alkışlar)
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; büyük usta Nazım'ın 117'nci doğum gününü kutluyorum, saygı ve minnetle anıyorum.
Değerli milletvekilleri, AKP'li Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan geçenlerde emeklilikte yaşa takılanlarla ilgili "Erken emekli olacaklar, sonra da gidip başka işte çalışacaklar yani çift dikiş; böyle bir şey olamaz." demişti. Sonrasında ne yaptı? Sonrasında da Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle Cumhurbaşkanı yardımcılarına, bakanlara ve yardımcılarına çift dikişin yolunu açtı. Emekliye gelince ise "En düşük emekli maaşı bin liranın altında olamaz." diye düzenleme yapılıyor. Ama nasıl bir düzenleme yapılıyor? Buradan 130 bin kişinin bin liranın altında ücret aldığı söylenmekte. Örneğin 700 lira maaşı olan bir emekli enflasyon oranında yüzde 10 zam alacak. Ne olacak maaşı? 770 lira. Bin liraya tamamlanacak. Sonrasında, gelecek yıl ne olacak? Yine yüzde 10, tekrar bin liraya tamamlanacak. Sonra? Tekrar yüzde 10, tekrar bin liraya tamamlanacak. Ne zamana kadar? En az dört yıl boyunca bu emeklilerimiz bin liraya talim edecek. Bunu özellikle vatandaşlarımızın dikkatine sunmak istiyorum.
Bu nasıl çifte standart? Sözlerimin başında söylediğim gibi, kendilerine gelince çift dikiş, emekliye gelince yerinde say. Bin TL'yle emeklilerin bir ay geçinebilmeleri mümkün müdür? Maalesef, bu ülkede işçinin, çiftçinin, esnafın değeri olmadığı gibi emeklinin de değeri yok çünkü bu ülkede insana değer yok.
Emekliliği yaşamamakta emeklilerimiz. Yıllarca bu ülkenin emektarlığını çekenler daha sonraki sıralarda rahata kavuşacağı yerde, hayatta kalabilmek için maalesef ikinci bir iş bulmak zorundalar. Ben on dakika yukarıda oturuyorum, bazen taksiyle geldiğimde özellikle soruyorum, şu ana kadar hangi taksiye bindiysem çalışanların hepsi "Ben emekliyim, ek işte çalışıyorum." diyor, bu da Türkiye'nin gerçek durumu. 2002 yılında, emekli aylığı alan 3 kişiden 1'i çalışmaktayken; 2018 yılında, emekli aylığı alan 2 kişiden 1'i çalışmaktadır. Kilosu 4.500 lira olan beyaz çay içerken bin TL'yle bir ailenin bir ay geçinebilmesini beklemek AKP iktidarının gerçeklikle arasının tamamen koptuğunu göstermektedir.
Değerli milletvekilleri, yıllarca çalışmış, didinmiş, alın teri dökmüş emeklilerimizin bugün bir bankanın kuyruğunda eline geçecek üç kuruş için beklemesi, yoksulluk, hatta açlık sınırının altında aldığı emekli maaşıyla hâlâ evinin geçimi için güç bela idare ediyor olması ülkemizin sosyal güvenliğinin geldiği durumu ortaya koymaktadır. Bırakın da emeklilerimiz o yaşta bile "Karnımı nasıl doyururum?" "Eve nasıl ekmek götürürüm?" "Faturamı nasıl öderim?" derdinde olmasın.
İnsan onuruna yakışır bir emeklilik için, emekli aylıkları yaşam koşullarına uygun hâle getirilmelidir. Emekli aylıklarının alt sınırı asgari ücretle eşitlenmelidir. Aynı koşullarda emekli olanların, özellikle de 2000'den sonraki emeklilerin intibak sorunu giderilmelidir. Emekli aylıklarının belirlenmesinde iktidar, emekli sendikalarıyla mutlaka müzakere etmelidir ve emeklilere toplu pazarlık hakkı tanınmalıdır. Emeklilikte prime takılan kadınların sorunu mutlaka giderilmelidir. Türkiye'de kadınlar sadece yaşa değil prime de takılmaktadır. Kadın nüfusunun önemli bir bölümü kayıtlı istihdama geç yaşlarda girebildiği ve düzenli prim ödemesine sahip olmadığı için, emeklilik yaşı gelse bile prim ya da sigortalılık süresi eksik olduğu için emekli olamamaktadır.
Değerli milletvekilleri, bugün burada görüşüldü emeklilikte yaşa takılanlar, kısaca "EYT" diye biliniyor. Sorun milyonlarca kişiyi ilgilendiriyor. O nedenle, güçlü ve toplumsal bir etki de yaratmış vaziyette. EYT'liler için Cumhurbaşkanı kalkmış "Bir de bunlar türedi." diyor, grup başkan vekili kalkmış "Bunlar boş işler." diyor. Ben de şimdi bütün vatandaşlarıma sormak istiyorum... Sayın grup başkan vekili, sayın AKP'liler; dolu olması için ille de ihale mi olması lazım, dolu olması için ille de rant mı olması lazım? Bunların da cevabını kamuoyuna bırakıyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, bağlayın sözlerinizi Sayın Girgin.
SÜLEYMAN GİRGİN (Devamla) - Sizler ne derseniz deyin, Mecliste iktidar blokunun oylarıyla reddediliyor olsa da böyle bir sorun var ve göz ardı edilmesi mümkün değil. Bu nedenle, Meclis tarafından araştırılması yerinde olurdu aslında. EYT kaç kişiyi ilgilendiriyor, yaşanan mağduriyet nasıl giderilir, çözüm için hangi seçenekler var, bunlar konuşulmalıydı.
Birincisi, 4447 öncesi işe başlayanlarla sınırlı olmak üzere bütün yaşa takılanlara koşulsuz ve hemen emeklilik hakkı tanınmasıdır. Ancak ortada ciddi bir bilgi kirliliği var. 750 milyar lira bir maliyetten söz edilmektedir. Bu, doğru bir iddia değildir. SGK'nin emekli aylığı ödemeleri aylık 20 milyar lira civarındadır. Bu ödemeler toplam 12 milyona yakın emekli ve hak sahibini kapsıyor. İktidar çevreleri 1 milyon 300 bin kişinin, yaş koşulu kaldırıldığında, emekli olabileceğini söylüyor; EYT'liler ise 700 bin kişiden bahsetmekte. Sayıyı 1 milyon 300 bin kabul etsek bile EYT sorununun -çözümü için yıllık maliyetin- en fazla, mevcut gidere 2 veya 3 milyar lira daha yük getirdiği ortadadır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, bağlayın lütfen Sayın Girgin.
SÜLEYMAN GİRGİN (Devamla) - Bağlıyorum.
Bunun anlamı, SGK'nin ödeyeceği emekli aylıklarının yaklaşık yüzde 10 artması demektir.
Bir başka çözüm de 4447 sayılı Yasa'dan önce çalışanlar için kademeli yaş koşulunun yumuşatılması olabilir. Hâlen öngörülen yaşlar kademeli olarak aşağı çekilebilir, böylece, iddia edildiği gibi bir anda emeklilikte yığılma olmaz. Ancak buradaki açmaz emekli aylıklarının düşük olmasıdır. Bu nedenle böyle bir durumda mutlaka emekli aylıklarının asgari ücretin altında olamayacağı yönünde düzenleme yapılmalıdır.
Gelelim kaynak sorununa. EYT konusu gündeme geldiğinde iktidar hemen kaynak diyor yok veya maliyet hesabı yapıyor, bu koro hemen faaliyete geçiyor. Oysa kaynak var. Sayıştay raporlarına göre 83 milyar lira prim alacağı duruyor SGK'nin. Diğer yandan tahsil edilmeyen SGK primleri var, kayıt dışı çalışanların sigortalı kapsamında çalıştırılması var, sermaye çevrelerine tanınan vergi ve prim indiriminin, teşvikinin EYT'lilere verilmesi mutlaka gerekmektedir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
SÜLEYMAN GİRGİN (Devamla) - "Sayın Erdoğan'a âşığım." diyen Ethem Sancak'a parası yokken, yeri yokken, fabrikası yokken ülkenin savunma sanayisi peşkeş çekilip paralar veriliyorsa EYT'lilere de verilir diyorum.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkürler Sayın Girgin.