GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:46
Tarih:16.01.2019

CANDAN YÜCEER (Tekirdağ) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu torba teklifle iktidarın daha önceki seçimlerde olduğu gibi bir seçim rüşveti dağıttığına tanık oluyoruz. Gönül isterdi ki aslında, sadece seçimlerden önce değil, seçim sonrasında da bu beklentiler gündeme gelsin; gönül ister ki aslında bugün kaşıkla verilen bu haklar sonrasında kepçeyle götürülmesin; gönül ister ki seçim öncesinde verilen sözler seçim sonrasında unutulmasın; EYT'liler, KHK mağdurları, ekmek peşinde koşan emekçilerin sorunları çözülsün. Ama maalesef, ne yazık ki öyle olmuyor, öyle olmadığı için de vatandaşlar size güvenmiyorlar.

Üç gün önce Tekirdağ'da insanlar, hemşehrilerimiz toplandılar, Tekirdağ'ın kalbine saplanmak istenen termik santral hançerinin iptaliyle ilgili oluşan konuşmaları, beyanatları değerlendirdiler. Hepsinin aklında şu soru vardı, diyorlardı ki: "Acaba bu, seçim öncesi bir aldatmaca mı? Şimdi, bugün 'iptal' diyenler acaba sonrasında yeniden gündeme getirirler mi?" Çünkü baktığınızda yetkili ağızlarda mühür var, Bakanlıktan tek kelime, net bir şekilde resmî açıklama maalesef yapılmadı. İnsanlar o kadar çok aldatıldılar ki inanmıyorlar, söylenenlere güvenmiyorlar. Haklılar çünkü şeffaf bir yönetim yok. O kadar ki Ergene ve Dilovası için kirlilik araştırması yapıldı biliyorsunuz ve bunlar maalesef hâlâ halkımızdan gizleniyor. Araştırma yapılalı üç yıl oldu ama hâlâ halka söylenen bir rapor yok. Hatta bu araştırmaya katılan ve bu kirliliğin kanserle olan ilişkisini tartışan, araştıran bilim adamlarından biri Bülent Şık, bu bilgileri paylaştığı için dava açıldı, şimdi yargılanıyor. Bu gizlilik niye? Sayın milletvekilleri, neyi gizliyorsunuz? Niye açıklamıyorsunuz? Bölge halkımız zaten gerçekten tedirgin, korkuyorlar. Bölgemizde kanser sıradan ve yaygın bir hastalık hâline geldi. Açıklayın bunu, bilelim. En azından sizler önlem almıyorsanız biz kendi çapımızda önlemleri alalım. Sorumlu devlet yönetimi böyle olmaz. Aslında, hangi devlet vatandaşından gerçekleri saklar biliyor musunuz? Totaliter devletler yaparlar bunu. Totaliter devletler ya gerçekleri halktan saklarlar ya da kurgulanmış gerçekler yaratırlar. Mesela ne yapıyorlar biliyor musunuz? Bir taraftan saraylar dikmek için on binlerce ağacı keserken diğer taraftan da çıkıp "Denizlerimizin etrafına, ormanlık alana beton yığmak isteyenler var." diyorlar, "Öyle ya da böyle doğayı hiç umursamayanlar." var diyorlar. Yıllardır ülkeyi kendileri yönetmiyormuş gibi, diyorlar ki: "Bu betonlaşmadan siz sorumlusunuz." Gerçeği deforme ederler, mesela ülkede paranın değeri düşer ama sorumlu kendileri değildir, kendi beceriksizlikleri değildir, sorumlu dış güçlerdir. Mesela, ülke dış politikada mahvolur, dış politikamız yerle bir olur, yüzlerine bulaşır ama sorumlu muhakkak kendileri değildir, işte üst akıl filan olabilir.

Tabii, dediklerim yanlış anlaşılmasın, bunlar totaliter devletler ve yöneticilerin olduğu yerlerde olur, yoksa bizim ülkemizde maşallah, her şey güllük gülistanlık! O kadar ki, işsizlik tarihin en düşük seviyesinde, enflasyon hiç yok, varla yok arasında! Bizim ülkemizde babalar çocuklarına pantolon alamadıkları için canlarına kıymıyorlar! Adaletsizlik, hukuksuzluk söz konusu bile değil! Hele Anayasa bizzat Meclis Başkanı tarafından çiğnenmiyor; maşallah diyelim. Ülkemizde insan hakları da birinci sınıf! Ülkemizde, ülkeyi yönetenler büyük bir kibirle kimseyi ötekileştirmiyorlar, kimseyi ayrıştırmıyorlar, kimseyi hedef göstermiyorlar!

Değerli milletvekilleri, ANAP diye bir parti vardı hatırlar mısınız? ANAP, 1989 yerel seçimlerinden sonra bu seçim sürecini değerlendirmek için Ankara'da bir toplantı yapıyor, Rahmetli Özal da başkanlık yapıyor o toplantıya. Bu seçimlerde kaybeden bir belediye başkanı söz istiyor ve diyor ki: "Başbakanım, öyle havalanmıştık ki millet havamızı aldı." Ve gerçekten de yönetimlere eğer kibir bulaşırsa, beceriksizlik, basiretsizlik virüsü bulaşırsa artık o yönetimlerin iflah olması mümkün değildir ve o zamanın ANAP'ı da bu kibrin esiri olmuştu. Ve halkın sağduyusu o zamanın ANAP'ına unutamayacağı bir ders verdi ve ben biliyorum ki önümüzdeki yerel seçimlerde de halkımız yine sağduyuyla hareket edecek ve gereken dersi verecektir diyor, hepinize saygılar duyuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)