GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Sakarya Milletvekili Muhammed Levent Bülbül'ün ve İstanbul Milletvekili Mehmet Muş'un yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:2
Birleşim:48
Tarih:05.02.2019

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Şimdi, hem bu değerlendirmeye, 2'nci tura dâhil olmak istiyorum hem sataşma var ama bir daha bir oraya git, bir buraya gel yapmayayım, buradan müsaade ederseniz...

BAŞKAN - Kendinizi yormadan...

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Evet evet, öyle yapalım.

Şimdi, Sayın Başkan, tabii, bu tartışmaların başlamasının asıl nedeninde şu var: Bir yerlilik ve millîlik sevdası. Bu yerlilik ve millîlik sevdası, aslında Recep Tayyip Erdoğan'ın değişik kimi siyasi tasarrufları ve hırsları için Türkiye'yi soktuğu bu sıkıntılı hâlden kurtarmak için aynı zamanda bir mazeret, bir tutunacak can simidi, bir dal gibi.

Şimdi, yerlilik ve millîlik konusunda kimsenin elinde bir terazi yok. Ama sayın mevkidaşımın Cumhuriyet Halk Partisini Genel Başkanlarının başlattığı yoldan yürüyerek terörle ilişkilendirmek konusundaki ısrar ve çabasını sürdüreceği anlaşılıyor ve diyor ki: "Öcalan'a 'sayın' diyenleri destekliyorsun."

MUHAMMED LEVENT BÜLBÜL (Sakarya) - Hayır, söz söylemiyorsunuz dedim.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Sen önce buraya söyle.

MUHAMMED LEVENT BÜLBÜL (Sakarya) - Oraya söylüyorsan buraya da söyle diyorum, söyle diyorum.

FATMA KURTULAN (Mersin) - Kafamızı mı kıracak?

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Bak, dinlememişsin Sevgili Mevkidaşım, Recep Tayyip Erdoğan'dır bu ülkede "Sayın Öcalan" diyen ilk. Sonra bak kimler demiş? Bülent Arınç -ben severim ama demiş- "Sayın Öcalan demeyi ve PKK bayrağı açmayı suç olmaktan çıkardık." demiş.

MUHAMMED LEVENT BÜLBÜL (Sakarya) - Oraya söyle onu.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Oraya niye? Ortağı sensin.

MUHAMMED LEVENT BÜLBÜL (Sakarya) - Hayır, onlara söyle. Sen buraya söylemiyorsun, sen buraya söylemiyorsun.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Sen bana söyleyeceğine oraya söylesene. Sen beni eleştirdin.

Milliyetçi Hareket Partisinin 50'nci kuruluş yıl dönümünü de tebrik ediyorum, bütün ülkücü camiaya hayırlı olmasını temenni ediyorum.

Ama Milliyetçi Hareket Partisinin Sayın Genel Başkanı demiş ki: "Herkesten cumhurbaşkanı olur, bir bu Tayyip Erdoğan'dan olmaz." Ne değişti? Ben şimdi...

BAKİ ŞİMŞEK (Mersin) - 15 Temmuz, 15 Temmuz.

MUHAMMED LEVENT BÜLBÜL (Sakarya) - 15 Temmuz.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - O zaman 15 Temmuz Tayyip'i Cumhurbaşkanı yapmak için mi yapıldı? Ne alakası var, ne alakası var?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MUHAMMED LEVENT BÜLBÜL (Sakarya) - Efendim... Hayır, olur mu?

BAŞKAN - Açıyorum.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Yani neyin değiştiğini de ben sizin söylemenizi isterim yani herkesten oluyordu, Tayyip Erdoğan'dan Cumhurbaşkanı olmuyordu; ne oldu, ne değişti merak ediyorum.

Gelelim Sayın Muş'a. Sayın Muş "Türkiye Cumhuriyeti devleti terörist." demiyor arkadaşlarımız, devletin de insan haklarını ihlal ettiğini söylüyor; içinize sinmiyor, rahatsız oluyorsunuz.

Peki, Şivan Perver "Terör örgütü olan PKK değil, Türkiye Cumhuriyeti devletidir." dedikten bir hafta sonra onunla halay çekmek içinize siniyor mu? Ayıp değil mi, bu milletin aklıyla alay mı ediyorsunuz? Bunları kabul etmek mümkün değil.

Sayın Başkan, işin özü şudur: Kimse kimseye milliyetçilik pazarlamayacak, kimse kimseye yerlilik pazarlamayacak, kimse kimseye dindarlık pazarlamayacak. Hep söylüyorum, olan...

AHMET ÖZYÜREK (Sivas) - Atatürkçülük de pazarlamayacaksınız!

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Atatürk senin değil mi? Bizim değil, hepimizin, hepimizin.

AHMET ÖZYÜREK (Sivas) - Sen o zaman...

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Nerede pazarladım? Ya, bırak arkadaş ya, bırak! Atatürk'ü bari alet etmeyin. Hepimizin değeri, hepimizin değeri.

AHMET ÖZYÜREK (Sivas) - Siz yapıyorsunuz!

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Hepimizin değeri, hepimizin değeri. (CHP sıralarından alkışlar)

Kimse kimseye dindarlık pazarlamayacak. Milletin vicdanından bunlar kaçmaz. Millet artık röntgen cihazı gibi oldu, siyasetçinin içini de dışını da görüyor. Herkes işine bakacak ve bir şey yapılmayacak, milletin aklıyla alay edilmeyecek yoksa "CHP-terör örgütü ilişkisi" diye konuşmaya devam ederseniz ben burada okumakla bitiremem. Öcalan'a yaptığınız methiyeleri, Öcalan'a düzdüğünüz övgüleri... Ve hâlâ bu methiye ve övgüleri düzenler AK PARTİ'nin en üst düzey yöneticisi ise çıkın, bu milletten önce bir özür dileyin, Allah'tan af dileyin, milletten özür dileyin. (CHP sıralarından alkışlar) Akan her kanda ülkeyi yönetenlerin de terör örgütleri kadar sorumluluğu vardır, görevlerinin gerektirdiği şekilde, nitelikte ve vasıfta devleti teşekkül ettirmedikleri için.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Burada hep söylüyorum, Türkiye Büyük Millet Meclisi taziye çadırı değil. Terör örgütü saldırıyor, askerimiz şehit oluyor, çıkıyoruz, taziye diliyoruz. Meclis tabii ki taziye diler. Meclis çözüm yeridir. On yedi yıldır sıfır terörle teslim aldığınız Türkiye'yi ne hâle getirdiniz? Çıkın, kalem kalem anlatın; devriiktidarınızda kaç kişi öldü, kaç şehidimiz var, kaç sivil şehidimiz var? Bunlardan dolayı vicdan azabı duymuyor musunuz? Çıkın, anlatın. Durup durup "CHP-HDP ilişkisi, iş birliği" demeyin. O kürsüye HDP milletvekili oturuyor, oturtmayın o zaman. Bu ülkeyi bu kadar bölmek istiyorsanız Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık kürsüsüne Mithat Sancar'ı oturtmayın. Oturtuyorsanız da burada edebinizle hareket edeceksiniz.

Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)