| Konu: | Cumhurbaşkanının Meclise geldiği günler Cumhurbaşkanlığı Koruma Hizmetleri Genel Müdürlüğüne bağlı ekiplerin Meclisi işgal ederek milletvekillerine terör estirilmesini kabul etmelerinin mümkün olmadığına ve ekonominin kuralları olduğuna ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 2 |
| Birleşim: | 49 |
| Tarih: | 06.02.2019 |
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Başkan, burası Parlamento. Salı günleri bırakın Meclisi izlemeye gelen vatandaşları, AK PARTİ milletvekilleri dâhil hepimiz, herkes burada bir gerilim yaşıyor. Gerilimin sebebi şu: AK PARTİ Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan Meclise geliyor. Gelecek tabii, bir itirazımız yok. Meclisin tepesinde fır dönen helikopterlere de bir itirazımız yok. Meclisin etrafında, yerleşke dışında alınan tedbirlere de bir itirazımız yok ama Türkiye Büyük Millet Meclisi Yerleşkesi'nin içinde yani bahçede ve Genel Kurula, grup toplantı salonuna bağlı salon ve fuayelerde bir terör estiriliyor Sayın Başkan, koruma terörü estiriliyor. Meclisin korumasıyla ilgili bir müessese var, Türkiye Büyük Millet Meclisi Koruma Müdürlüğü var. Fakat o gün bütün bu Meclisin Koruma Müdürlüğünün yetkileri, etkileri, görevleri baypas ediliyor, Cumhurbaşkanlığı Koruma Genel Müdürlüğüne bağlı ekipler Meclisi işgal ediyor. İşgalden kastım kötü anlamda anlaşılmasın. Çok şükür, Türkiye darbeler devrini kapattı diyoruz. Türkiye'nin Cumhurbaşkanına Türkiye Büyük Millet Meclisinde ve herhangi bir yerinde bir saldırı olursa, merak etmesin, biz de en az onun kadar kendisini savunma noktasında gayret içinde oluruz. Ama bana ve diğer milletvekillerine Cumhurbaşkanlığı Koruma Müdürlüğü tarafından Meclisin içinde her gün geçtiğim yol kapatılıyorsa ben o koruma müdürünü ya da o polisi fena yaparım, fena yaparım. Bu, bana değil; bu, millete edepsizliktir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Bu, millete saygısızlıktır. Ben geçtim, dinlemedim geçtim, bariyeri kırdıracağımı anladı, açtı. Belki beni tanıdı ama tanınmayan milletvekillerimize, tanıyamadıkları milletvekillerine zaten direkt "Şuradan geçeceksin." diyorlar. Bizim bunu kabul etmemiz mümkün değil. Ben bunu kabul edenin milletvekilliğinden de şüphe ederim. Bu kadar açık söylüyorum. İşte Meclise bir darbe arıyorsanız budur. Milletin seçtiği milletvekili Meclis Yerleşkesi'nde... "Cumhurbaşkanı burada" diye olağanüstü boyutlarda, dünyanın hiçbir lideri için alınmayan güvenlik önlemini Mecliste niye alıyorsun kardeşim? Kimden korkuyorsun ya da böyle bir güvenlik basıncıyla muradın ne? Milletin tepesinde çok büyük bir güçmüş edasını, havasını mı sergileyeceksin ya da kendisi böyle arzu etmiyorsa, bu kraldan çok kralcılığın anlamı nedir?
Sayın Başkan, bu vesileyle Başkanlığınıza sözlü müracaat da yapmış oluyorum. Erdoğan salı günleri Meclisin huzurunu, ahengini bozmasın. Gelsin, toplantısını yapsın. Makul düzeyde koruma, güvenlik tedbirleri alınsın. Ama işin Türkiye Büyük Millet Meclisinde milletvekillerine terör estirecek hâle getirilmesini kabul etmemiz de mümkün değildir. Bu konuda önümüzdeki günlerde daha olumsuz gelişmelerin yaşanmaması için ben samimi bir uyarı yapıyorum.
Ve bir şey daha söylüyorum: Sayın Erdoğan'a Türkiye Büyük Millet Meclisi içinde kimse bir şey yapamaz. Onu korumalarından önce gerekirse biz koruruz. Ama bu gösteriş, debdebenin, bu şatafatın koruma noktasında da Türkiye Büyük Millet Meclisine böyle indirilmiş olması garip.
Ben, Türkiye'nin en büyük 2'nci partisinin grup başkan vekiliyim. İstanbul'un sokaklarında, caddelerinde tek başıma geziyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Bir talebim de yok. Elbette devletin Başkanı, Cumhurbaşkanı korunsun, siyasi partilerin genel başkanları, sizler korunun. Benim bu milletten korkum yok. Milletten korkanlar böyle yüzlerce korumayla Meclise gelir.
Ben bunun demokrasimize halel getirdiği kanaatindeyim. Her vesileyle "Demokrasi, demokrasi..." diyenlerin Türkiye Büyük Millet Meclisine yüzlerce koruma ordusuyla gelmesi demokrasimizin kaçıncı sınıf olduğunun da açık bir göstergesidir.
Sayın Başkan, ilgili bakan fiyatlara ayar çekeceğini, patlıcan, patates, domates, biber fiyatlarına ayar çekeceğini, müdahale edeceğini söyledi. Demokrasiye yönelik parti devletinin sopasıyla tanıştık ama ekonomiye de sopayla müdahale edeceğini ilan eden ilk garabet bir yönetimle de bu vesileyle tanıştık.
Ekonomiye sopayla müdahale edilmez Sayın Başkan. Ekonominin kuralları var. Kurallara uymazsınız, ülke ekonomisini tefecilere teslim edersiniz, böyle toslarsınız. Ondan sonra bakkala, markete, küçük esnafa, kasaba basmak, çökmek mantığıyla bu işi çözmeye çalışırsınız ki bu da Türkiye için hayırlı sonuçlar vermeyecek bir iştir. Domates, biber, patlıcan fiyatlarını ucuzlatacaksan önce elektrik ve akaryakıt zammını geri çekeceksin. Sen akaryakıt zammını geri çek, elektrik zammını geri çek, domatesin de, biberin de, patlıcanın da fiyatları düşer, merhum Barış Manço'nun ruhu da rahat eder.
Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)