GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: HDP Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:51
Tarih:12.02.2019

CHP GRUBU ADINA ENGİN ALTAY (İstanbul) - Teşekkür ederim.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; sizi ve Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Millet gözyaşı dökerken Parlamentoda polemik yapmak hoş değil. Söylenen, ortaya koyulan iddiaları "Bu yalan." diye reddetmek makul değil, doğru değil. Orta yerde bir deprem yok, bir sel yok, bir afet yok ve 21 insanımız hayatını kaybetmiş ve bir siyasi parti grubu bu konunun, bundan sonra yeni acıların yaşanmaması için ele alınmasını önermiş. Gelmiş, gerekçesini de anlatırken kimi belgeleri, bilgileri, bulguları koymuş, ben de koyacağım. Yani ben de Bülent Bey'in tabiriyle "yalancı" olacağım ama gerçekler ortada, biber gibi; gerçekler de acıdır, biber de acıdır. Bu olaya böyle bakmak lazım.

Bu, Kartal, Bankalar Caddesi Sema Sokak Yeşilyurt Apartmanı'nda yaşanan olay -burada bir hesap sormak, öç almak, kelle almak peşinde değiliz ama- yeni acıların yaşanmaması için de sorgulanmaya muhtaç, masaya yatırılması gereken bir olay. Bir mesuliyet var, bir görev kusuru var; görevi ihmal, görevi suistimal var. Bunu yapan, bu ithamlar karşısında olan da maalesef şu anda Erzurum AK PARTİ Büyükşehir Belediye Başkanı ve adayı. "Efendim, o zaman sizin söyledikleriniz zinhar yalandır." diyerek bu vebalin altından kalkamazsınız. Niye kalkamazsınız? Garo Bey de söyledi, bu bina 1992 yılında yapılmış, zemin artı beş kat.

BÜLENT TURAN (Çanakkale) - Kim vardı o zaman?

ENGİN ALTAY (Devamla) - SHP Belediye Başkanı Mehmet Ali Büklü vardı.

BÜLENT TURAN (Çanakkale) - Tamam.

ENGİN ALTAY (Devamla) - Cevap istiyorsan var, başka cevaplar da var, başka belgeler de var, dur acele etme Bülent Bey, Grup Başkan Vekilisin, taciz sana yakışmaz.

BÜLENT TURAN (Çanakkale) - Bir sene sonra?

Taciz falan değil de, iddia yanlış.

ENGİN ALTAY (Devamla) - Ve 1998 yılında kaçak olarak binaya üç kat yapılmış, kaçak.

BÜLENT TURAN (Çanakkale) - Ne zaman?

ENGİN ALTAY (Devamla) - Şimdi, belediye başkanının bunu görmediğini varsayıyoruz.

İBRAHİM AYDEMİR (Erzurum) - Kim söyledi?

ENGİN ALTAY (Devamla) - Burada 2 mekanizma devrede, bir: 1998 yılında Kartal Belediyesi emlak vergisi bildirimi. 1998'de Mehmet Sekmen tarafından bu binanın 8 katıyla ilgili belediye emlak vergisi almış, bu bir belge.

İBRAHİM AYDEMİR (Erzurum) - Emlak vergisi almasın mı? Ne yapsın?

ENGİN ALTAY (Devamla) - İşte, görev kusuru, görevi suistimal burada başlıyor.

İBRAHİM AYDEMİR (Erzurum) - Hayır efendim, hiç alakası yok. Sizin belediyeniz zamanında yapılmış o.

ENGİN ALTAY (Devamla) - Dur, dinle.

Bir belge daha var, tarihi 1997, Kartal Cumhuriyet Başsavcılığına yapılmış bir başvuru. Bu çöken binanın olduğu adadaki 6 adet bina için kaçak olduğundan, güvenli olmadığından bahisle Kartal Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuş.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ENGİN ALTAY (Devamla) - Bu adli belge, bu idari belge.

BAŞKAN - Sayın Altay, tamamlayalım lütfen.

ENGİN ALTAY (Devamla) - Şimdi, hâl bu iken çıkıp da bu insanlar da güzel öldü diyecek hâliniz yok ama en azından...

İBRAHİM AYDEMİR (Erzurum) - Sorumlu sizsiniz...

ENGİN ALTAY (Devamla) - ...kimin bu konuda kusuru varsa işlem yapacağız, başlatacağız diyebilmeli Hükûmet. Hükûmet ne yapıyor? Kartal acı çekerken Bakan gidiyor "Belediye Başkanı buraya gelmemiş." diyor. Böyle bir acı üzerinden demagoji yapmak siyasi ahlaka da edebe de yakışmaz, ayıptır! (CHP sıralarından alkışlar)

ÖZNUR ÇALIK (Malatya) - Yalan mı? Yalan mı? Oranın belediye başkanının ilk gitmesi...

ENGİN ALTAY (Devamla) - Şimdi, sorunlu zihniyet şurada devreye giriyor: Van depremi sonrası Başbakan Erdoğan dedi ki: "Kaçak ve güvensiz binaları ne pahasına olursa olsun yıkacağız." Kim dedi? Recep Tayyip Erdoğan. Yıktı mı? Yıkmadı. Bülent Turan bir yalancı arıyorsa Van depreminden sonra bu demin söylediğim sözü söyleyene bakacak, yalancı orada! (CHP sıralarından alkışlar)

BÜLENT TURAN (Çanakkale) - Ya, HDP cevap veremiyor mu?

ENGİN ALTAY (Devamla) - Yalancı orada, burada değil.

Ve sorunlu zihniyet şurada başlıyor...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ENGİN ALTAY (Devamla) - Gene Erdoğan diyor ki 1994 yılında belediye başkanı olduğunda: "Ben de kaçak binada oturuyorum. Ne yapalım, İstanbul'un yüzde 70'i kaçak." İşte, sorun burada başlıyor.

Başkanım...

BAŞKAN - Ne yapalım?

ENGİN ALTAY (Devamla) - Başkanım, Garo Paylan'a verdiğiniz müsamahayı misliyle istiyoruz yani.

BAŞKAN - Son bir dakika, buyurun.

ENGİN ALTAY (Devamla) - Sorun burada başlıyor.

İstanbul deprem master planı hazırlandı, ne zaman? 2003'te. Kim hazırladı? Siz hazırladınız ve bu plana göre, yapıların incelenmesi ve güçlendirilmesi çalışması yapılacaktı, yapılar elden geçecekti, tarama yapılacaktı, riskli binalar yıkılacak, orta riskliler onarılacaktı ve yeni binalar da mutlaka ve mutlaka depreme dayanıklı yapılacaktı. Bu master plan sizin, bu saydığım dört madde de sizin taahhüdünüz; sizin değil, devletin taahhüdü. Bunların hangisi yapıldı? Gelsin şimdi AK PARTİ adına konuşacak değerli milletvekili "Bu dört hususun biri yapıldı." desin.

Ve asıl sorunlu zihniyet şurada bu işin noktasını koyuyor: Yapı kayıt belgesinin verilmesiyle ilgili usul ve esasları düzenleyen bir yönetmelik hazırladınız. Ayıp ve sorumlu zihniyet kendini burada gösteriyor. Bu yönetmeliğin 9'uncu maddesini okuyun. Ben okuyayım size. Söylüyor, söylüyor, söylüyor yapı kayıt belgesi almak için aranan şartları.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ENGİN ALTAY (Devamla) - Çok mühim Başkanım, tamamlayayım.

BAŞKAN - Peki.

ENGİN ALTAY (Devamla) - "Yapının depreme dayanıklılığı ve yapının fen ve sanat norm ve standartlarına aykırılığı hususu yapı malikinin sorumluluğundadır." Bu sorumluluğu yapı malikine vermekten muradınız ne? Siz devlet değil misiniz, orta yerde bir devlet yok mu? Her şeye karışan, domatese bibere karışan devlet, içinde 50 kişinin, 100 kişinin yaşadığı binanın yapı normlarına ve standartlarına "Ben bu işe karışmıyorum." diyebilir mi? Niye diyemez? Çünkü kendi oturduğu villalar da kaçak olursa başka saiklerle bir araya gelince bunu diyemez. Devlet söz konusu insan hayatıysa topu taca atmaz, atan devlete "devlet" denmez. Böyle devlet olmaz olsun!

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)