GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:51
Tarih:12.02.2019

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bir kısmınızın buradan şahit olduğu, bir kısmınızın televizyonlardan izlediği ama hepinizin yüreğini yakan bir sürecin öncesi, yaşandığı süreç, sonrası ve bugün geldiğimiz nokta hakkında boynumun borcu olan bazı hatırlatmalar yapmak üzere kürsüdeyim.

Elimde baretler var. Bu baret, 29 Nisan 2014 günü, faciadan hemen önce, elime alıp da göstererek bir araştırma komisyonu kurulmasını önerdiğimde, o gün "Soma'nın madenleri Türkiye'nin en güvenli madenleridir." diye araştırma komisyonuna ret oyunun verildiği baret. Maalesef facia yaşandı. On dört gün önceydi bu konuşma, on dört gün sonra bu baretle çıktık ve dedik ki 27 Mayısta: Bu ateş kırmızısı Soma'nın ateşi ama aslında iş güvenliği uzmanlarının taktığı baret. Eksiklik, sıkıntı buradaydı. "Gelin, bunları hep beraber düzeltelim." dedik ve o gün hep birlikte ortaklaştık. Dedim ki o gün: "Bir gün Soma'nın madenleri güvenli olursa bu beyaz bareti elime alıp çıkıp bir konuşma yapacağım." Sadece bu baretle gelmeyi çok isterdim ama durum böyle değil. Maalesef, bu beyaz bareti alıp "Madencilere verilen sözler tutuldu. Türkiye madenleri artık güvenlidir, hepimiz gönül rahatlığıyla evlatlarımızı madenlere gönderebiliriz." diyeceğim gün bu değil; o gün gelirse, sözüm söz, yine bu bareti alır, gelir burada konuşurum.

Hep konuşuruz ya, o Komisyon kazadan sonra kuruldu. Bu Komisyonda o günkü 4 partinin emeği var. İYİ PARTİ yoktu ama içinde bulundukları parti de aynı tutumdaydı. Bu Komisyonda görev yaptık biz. "Soma Raporu" denen rapor bu arkadaşlar. Bakın, bu bareti kapağına koymuş, 301'in anısına da buraya "301" yazmış. Bu raporun içinde bizim -1.256 sayfa bu rapor- 250 sayfalık muhalefet şerhimiz var. Neden? Bir yerden sonra uzlaşamadık. MHP'nin de HDP'nin de var. Sendika-sermaye-siyaset üçgeninin 301 evladımızı nasıl yuttuğunu anlatmaya çalışınca ve siyaset ile sarı sendika, sermaye bağlantısında iktidar partisi bir yerden sonra yürümedi. Ama ben bu ayrılıkları değil, birlikte olduğumuz kısmı söyleyeyim: Tam 50 sayfa çözüm önerisi var, 130 makro öneri var bir daha bu madenlerde bunlar yaşanmasın diye. Çözüm önerilerinin 11 sayfa da özetini yapmışız hap gibi.

Üzüleceğiniz, şaşıracağınız bir şey söyleyeyim: Hepimizin emeğiyle ortaya çıkan bu rapordan sonra Maden Kanunu ve İş Güvenliği Kanunu değişti birkaç kez. Komisyonda sorduk: "Ya, bu rapordan neden yararlanmadınız?" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının o zamanki müsteşarı dedi ki: "Rapor henüz elimize geçmedi." Öbürü de dedi ki: "Daha sonraki çalışmalarda değerlendireceğiz Sayın Vekilim." Size samimiyetle söylüyorum, aksini iddia eden gelsin, baksın; bu rapordaki o 11 sayfalık önerinin 9-10 sayfası hiç düzelmedi, bir sayfasına baktılar bakmadılar.

Şimdi, bu madde, sonraki, ondan sonraki maddeler, mesela maden sahalarının redevansı kabul ederek... Bu rapor der ki: "Redevans olmasın." Maden sahalarının bölünmesi... Bu rapor der ki: "Maden ruhsatları kesinlikle bölünmesin, hatta birleştirilsin, havza madenciliği olsun." "Havza madenciliği olsaydı Soma yanmazdı." diyor bu rapor. Bugün 20'nci maddede, 19'uncu maddede ruhsatların... Mesela bu maddede, şimdi üstünde konuştuğumuzda Bakanın bunu devlet iştiraklerine ihalesiz vermesi var. Sonra da onun devri mümkün oluyor.

Şimdi, havza madenciliği diyoruz. Bütün Soma'yı bir bütün olarak ele almadığımız için yanda eski bir işletmenin içinde sıkışmış gazı bilmiyoruz. Mesela Ermenek'te birisi gitmiş, madeni kazmış, ciğerini almış, çıkmış. Oraya su dolmuştu. Havza olarak ele alsak bilirdik onun orada olduğunu. Yıllar sonra bir başkası girdi. Orada ilerlerken bir yeri patlattı Ermenek'te, 18 evladımız boğularak öldü. Babasını hatırlıyor musunuz? Lastik pabuçlarıyla ağlıyordu amca orada. Havza madenciliği olsaydı bu olmazdı diyoruz ya, şimdi daha küçük parçalara, parçalara, parçalara bölündü. Bu rapora tamamen aykırı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Yani bu Meclis bazen kurmuyor, bazen kurmamasının haklı gerekçeleri olabilir ama bazen kurmadığına çok pişman oluyor araştırma komisyonlarını. Mesela 11 kere kurmadı, Gaziantep'te bir doktorumuzun böğrüne bıçak saplanınca hekime karşı şiddeti araştırıyoruz ama bir de kurduğu var, itirazlara rağmen uzlaştığı binlerce sayfa var, öneriler var ama bunu getiren... Eskiden olsa bakana hesap soracaktık, yok ama bürokrata hesap soracaktık, var ama söylenecek durumda değiller ama arkadaşlar, bu Meclisin bu emeği okunup da gereği yapılsa bir daha Soma olmaz. Samimiyetle söylüyorum, bütün inancımla söylüyorum, siyaset dışı söylüyorum: Madenlerimiz 13 Mayıs 2014 günü ne kadar güvenliyse bugün de o kadar güvenli, daha güvenli değil. Yeni bir facianın olmaması madencilerin analarının duasının karşılık bulmasındandır, başka hiçbir şeyden değil. Aynı veya benzer veya daha büyük facialar her an yaşanabilir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Müsaadenle Başkanım bitireyim.

BAŞKAN - Tamamlayalım.

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Bu rapor, ayrıca Sayın Gül'ün döneminde Devlet Denetleme Kurulunun raporu ve benzer çalışmalar dikkate alınmadıktan sonra, o ateş kırmızısı kara baretler, yine, hepimize büyük üzüntüler, büyük yaslar, "Soma'yı unutursak yüreğimiz kurusun." gibi laflar, sonra Soma'yı unutup gitmeler... Ben bunu hepimize bir ödev olarak söylüyorum, güçlü Meclis güçlü Meclisse yürütmenin Meclisin bu dediklerini yapması lazım, yapmıyorsa hangi kuvvet yaptırmıyor, o kuvvete karşı milletin gücünü bizim göstermemiz lazım. Bu, hepimizin yükümlülüğü. Diyeceğim bu kadardır. Hiçbir siyasi etkileşimi düşünmeden, bu gece, lütfen, yastığa başınızı koyduğunuzda "Biz bu raporun hilafına bu maddeleri nasıl düzenliyoruz, hangi kuvvet yaptırıyor, niye itiraz etmiyoruz ve bu işin içinden nasıl çıkarız?" diye düşünün, bize bir şey söylemeyin, kendi içinizde konuşun, bu işi çözün, yoksa analar çok ağlayacak.

Teşekkür ederim. (CHP ve İYİ PARTİ sıralarından alkışlar)