| Konu: | Türkiye Cumhuriyeti ile Özbekistan Cumhuriyeti Arasında Suçluların İadesi Andlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 2 |
| Birleşim: | 75 |
| Tarih: | 08.05.2019 |
VELİ AĞBABA (Malatya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum.
Sayın Başkana da hayırlı olmasını diliyorum.
Tabii, değerli arkadaşlar, malum, gündemimiz yerel seçimler. Tarihimizin en uzun seçimleri 31 Martta başladı, 6 Mayısta sona erdi. Sözümün başında söyleyeyim: Bu bir darbedir, bu darbenin ismi de 6 Mayıs darbesidir. Bu darbenin Türkiye'de yaşadığımız diğer darbelerden de hiçbir farkı yoktur, sadece darbe yapılırken kullanılan araçlar farklıdır. Bu ülkede 12 Eylül darbesi faşist generallerle, postallarla, tanklarla yapıldı. 12 Mart darbesi muhtırayla yapıldı. 15 Temmuz darbesi de silahlarla, uçaklarla yapıldı. 6 Mayıs darbesi ise önce kurulan kumpaslarla ve YSK eliyle yapıldı. 12 Eylül-15 Temmuz darbecileri silahlarını kullanarak seçilmiş kurumlara darbe yaptı. 6 Mayısta saray ve yandaşları YSK eliyle seçilen Ekrem İmamoğlu'na açık bir darbe yaptı. 12 Eylül darbesi sonuçları ile 6 Mayıs darbesi sonuçları arasında hiçbir fark yoktur, her ikisinde de seçilmişlere darbe yapılmıştır. Bu darbe bildirisine imza atanları, bu darbeyle ilgili destek verenleri tarih asla unutmayacak. Kenan Evren'in ve darbecilerin isimlerinin yanında, tarihin kara sayfalarında yerlerini alacaklardır. 6 Mayıs 1972'de Deniz Gezmişleri asanlar ile 6 Mayıs 2019'da adaleti katledenler arasında hiçbir fark yoktur.
Değerli arkadaşlar, diğer hiçbir dönemde olmadığı kadar bu dönemde, AKP döneminde darbeler olmuştur. Hatırlayınız, önünde ayağa kalktığınız, alkışladığınız, yüzde 49 ve 317 milletvekiliyle seçilen Ahmet Davutoğlu'na 5 Mayısta darbe yaptığınız. Yine, 2014'te halkın oylarıyla seçilen kendi belediye başkanlarınıza darbe yaptınız. 16 Nisanda saat beşte mühürsüz oyları kullanarak millî iradeye âdeta hırsızlık yapıldı. 6 Mayısta ise kurulan kumpasla milletin iradesine, İstanbulluların iradesine darbe yapıldı. "Kumpas"ı bilerek söylüyorum çünkü siz geçmişte tecrübelisiniz kumpas kurmakta.
Bakın, 15 Temmuz alçak darbe girişimine nasıl geldik, kısaca hatırlayalım: Orada da buradaki gibi kumpaslar kuruldu. O zaman işveren AKP idi, taşeron Fetullah Gülen'di. Balyoz, Ergenekon, Oda TV, askerî casusluk kumpaslarıyla ordudaki yurtsever subaylar Silivri'ye, Mamak'a atıldı, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yurtsever subayları, başta Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ olmak üzere cezaevlerine atıldı ve tarihimizde ilk kez Türk Silahlı Kuvvetleri sizin tarafınızdan terör örgütü, onun başı da terör örgütü lideri olarak cezalandırıldı.
"Kumpas" diyoruz, sizin yaptığınız bu dönemki kumpasları hatırlayalım. 31 Mart gecesi demokrasiye ihanet edenler, utanmadan -hâlâ yüzleri kızarmıyor- 3.800 oyla "Biz kazandık." diye açıklama yaptılar. 31 Mart gecesi Anadolu Ajansıyla -ki o da ayrı bir tartışma konusu olacak- sonuçları manipüle etmeye kalktınız, beceremediniz; "Geçersiz oylar sayılsın." dediniz, olmadı; "Taşıma seçmen sayılsın." dediniz, olmadı; "41.132 kısıtlı seçmen var." dediniz, yine olmadı; "Büyükçekmece, Maltepe sayılsın." dediniz, yine olmadı; utanmadan "Kanun hükmünde kararnameyle ihraç edilenler oy kullanamaz." dediniz, yine olmadı; "Kanun hükmünde kararnameyle ihraç edilenler, FETÖ örgütüne yakın sandık görevlileri vardır." dediniz, olmadı. Burada bir parantez açalım, eğer FETÖ'yle ilişkili bir araştırma yapılsa AKP diye bir parti kalmaz, sizin grubunuzda kimse kalmaz; bunu da belirtelim. (CHP sıralarından alkışlar) Bu arada değerli arkadaşlar, içimizde kalmasın, içimizde de kalmasın, FETÖ'cülük ve FETÖ'cülerin beslenmesinin tek sorumlusu da sizsiniz.
"Hiçbir şey olmasa da bir şeyler oldu." diyecek kadar komik duruma düştünüz. "Sandık", "sandık" dediniz, "millî irade" dediniz ama bunların hiçbirine inanmadınız. 6 Mayısta, 6 Mayıs darbesinde kumpas kuranlar darbecidir ve bundan sonra bu kumpası kuranlar, bu darbeyi yapanlar da darbeci diye anılacaktır. Bunu bir kez daha söylüyorum, AKP'nin tarihi darbecilerin tarihidir. Keşke bizim tarihimizi biraz okumuş olsaydınız.
Değerli arkadaşlar, unutmayın ki insanlık tarihi aynı zamanda iyiler ile kötülerin, zalimler ile mazlumların tarihidir. Tarih, darbecilerin ve diktatörlerin karşısında demokrasi için direnenleri hiçbir zaman unutmadı, unutmayacak. Hatırlayın, Şili'de Pinochet'in karşısında direnen Salvador Allende, Franco'ya boyun eğmeyen büyük şair Garcia Lorca, Hitler'e karşı sesini yükselten Bertolt Brecht, 12 Eylülde Kenan Evren'e sesini yükselten Tarık Akan ve hiç kuşkusuz Şili'de 1973 darbesinde stadyumda "Venceremos"u okurken önce elleri kırılan sonra da askerler tarafından kurşuna dizilen Victor Jara.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Toparlayın lütfen.
VELİ AĞBABA (Devamla) - Victor Jara o şarkıda diyordu ki:
"Kazanacağız
Fırtına yırtıyor sessizliği
Ufuktan bir güneş doğuyor
Gecekondulardan geliyor halk
Tüm Şili şarkılar söylüyor."
23 Haziranda bütün İstanbullular güzel şarkılar söyleyecek, her şey güzel olacak. Baskıya, korkuya, zulme karşı İstanbullular ayakta, teslim olmayacak. Sevgiyle, gülerek, kucaklaşarak bütün 16 milyon İstanbul'u yöneteceğiz. Siz her türlü baskıyı, her türlü kumpası da kurmanıza rağmen bu kumpaslar da sizin elinizde patlayacak, bu darbeyle 23 Haziran günü hesaplaşacağız. Bu ülkeyi sizlere, sizlerin karanlığına teslim etmeyeceğiz diyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)