GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: İYİ PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:84
Tarih:28.05.2019

CHP GRUBU ADINA MUSTAFA ADIGÜZEL (Ordu) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; öncelikle, Trabzon Milletvekilimiz Sayın Ahmet Kaya İstanbul'da demokrasi nöbetinde, onun da bu konuyla ilgili bir araştırma önergesi vardı. Tabii, o burada bulunamadığı için hem selamlarını iletiyorum hem de onun yerine bölge milletvekili olarak ben söz almış bulunmaktayım.

Maalesef son yıllarda, bu son ekonomik sorunlardan da bağımsız olarak daha önceden de bölge ekonomisi sürekli kan kaybediyordu, Trabzon da bunun içindeydi. Bölge ekonomisi zaten Ankara'ya tamamen bağımlı, Ankara öksürse âdeta Karadeniz zatürre oluyor. Bu da kendine yeterli bir ekonomik döngüsünün olmayışından kaynaklanıyor. Bu yüzden eldeki imkânların yani tarım ürünlerinin, başta fındık olmak üzere balıkçılığın desteklenmesi ve turizm gibi yeni alanların da araştırma yapılıp ekonomiye kazandırılması çok önemli.

Tabii "Karadeniz" dendiğinde fındık konu olmak zorunda çünkü başka bir şey yok Karadeniz'de, vermemişsiniz, olanı da alıp götürmüşsünüz; dağlarını almışsınız, ormanlarını almışsınız, derelerini almışsınız. Tabii, tek geçim kaynağını konuşmak zorundayız. Zaten herkes fındıktan nasibini alıyor; bahçedeki zararlı yeşil kokarcaya, kahverengi kokarcaya, fındık kurduna kadar, keza bahçe dışındaki, ofisteki fındık kurtlarına kadar herkes nasipleniyor. TMO bile devlet kuruluşu olduğu hâlde 14 liradan aldığı fındığı 18 liraya satıp âdeta üretici üzerinden kâr yapıyor. Herkes bu işten sebepleniyor, nasipleniyor ama bir tek, maalesef, alın teri döken, emek veren kesimler bundan faydalanamıyor ki en büyük payı da zaten -hep söylüyoruz- İtalyan firması Ferrero alıyor. Bütün fındığı aldığı gibi bahçeleri de kiraladı, insanlarımızı da onun üzerinde şu anda çalıştırıyor; tek seçici durumda ve tekel olmuş durumda. İhracat izni de verdiniz ona ve biz bu konuyla ilgili Rekabet Kurulu Başkanlığına 24/10/2018 tarihinde başvuru yaptık, hâlen bir sonuç çıkmadı. Çünkü Anayasa'mızın 167'nci maddesi ve 4054 sayılı Rekabet Kanunu'na göre de aslında bunun olmaması gerekiyor fakat bunu bir türlü çözemedik.

Fındık sezonu geliyor, önümüzde ve fındık hasadından önce muhakkak taban fiyatı belirlenmek ve verilmek zorunda. Sizin yakınlarda yaptığınız oradaki fındık çalıştayında da Sayın Bakan bunu söyledi. Yapacaklar mı, göreceğiz hep beraber. Çünkü bu ülkedeki en büyük sorunlardan birisi de siyasi riyakârlık, verilen sözlerin tutulmaması. Bir örnek vermek istiyorum: 18 Haziran 2018'de, 24 Haziran seçimlerinden önce Sayın Erdoğan Ordu'ya geldi, miting yaptı. Bu mitingde dedi ki: "Biz 15 TL fındık fiyatı önermiştik, onlar sadece konuşur."

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MUSTAFA ADIGÜZEL (Devamla) - İzin verir misiniz?

BAŞKAN - Toparlayalım Sayın Milletvekili.

MUSTAFA ADIGÜZEL (Devamla) - Evet, "Bunlar atıp tutuyor. Üreticiyi mağdur etmeyeceğiz." dedi.

CEMAL ÖZTÜRK (Giresun) - Etmedik.

MUSTAFA ADIGÜZEL (Devamla) - Arkasından fındık sezonu başladı, 11-12 liraya üreticiye fındığı sattırdınız. Kasım ayı geldi, nihayet o bizim dediğimiz fiyata, yaklaşık olarak 14,5 liraya üreticiye değil -altını çiziyorum- tüccarın deposundaki fındığa fındık fiyatı verdiniz ve üreticiyi mağdur ettiniz. Bu yine bu sene bu şekilde olmasın. İnsanlar daldan tutmadan fındığın hakkını vermenizi bekliyorum.

Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)