GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Gazi Mecliste O Gece kitabının içeriğine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:2
Birleşim:101
Tarih:11.07.2019

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, biraz önce milletvekillerimizin odalarına "Gazi Mecliste O Gece" diye bir kitap dağıtıldı. Kitabın yazarı geçmiş dönem milletvekilimiz, Sağlık Komisyonu Başkanımız, Plan ve Bütçe Komisyonu Başkan Vekili Necdet Ünüvar. Necdet Ünüvar bu kitabı hazırlarken Meclisin stenograflarıyla beraber gelip benimle iki buçuk saat falan bir mülakat yapmıştı; bunu bütün partilerle yaptı çok iyi biliyoruz, kocaman bir kitap hazırladı. O kitap adilane hazırlanmış bir kitaptı ve odalarımızda duruyor.

Bugün o kitabın bir özeti... Yine Necdet Ünüvar, İsmail Kahraman yayın sahibi -hazırlandığı döneme şey yapıyor- ama yayın koordinatörü Genel Sekreterimiz falan; Meclis bu işin içinde, amblemi burada ve Meclis tarafından kitap dağıtılıyor. Türkçe, İngilizce, Arapça, Almanca, Fransızca, Rusça, İspanyolca, Arnavutça, Boşnakça... Bence çok isabetli. İçindeki resimlerin -başta Sayın Cumhurbaşkanının resmi- tamamı o gece Meclis dışından resimler. Meclisle ilgili tek fotoğraf; Binali Yıldırım kürsüde, AK PARTİ Grubu ve İsmail Kahraman. CHP'den kimse yok, o gün MHP'den kimse yok, Halkların Demokratik Partisinden kimse yok; tek fotoğraf AK PARTİ Grubu. AK PARTİ Grubunun albüm fotoğrafı olsa insan bunu kullanmaya çekinir, "Tek başına değiliz, diğer arkadaşlar da var." der. Ki biz bu kitaba katkı sağladık; üç buçuk saat, üç saat mülakat verdim ben; bütün arkadaşlarımızla görüşüldü. O kitabın bir özeti, içinde sadece Cumhurbaşkanının değerlendirmeleri, bir kelime yok, Cumhurbaşkanı da bizlerden bir kelime bahsetmemiş. Ve görünen o ki sadece AK PARTİ Grubu varmış.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - O fotoğraf da o geceden değil, ertesi günkü oturumdan; böyle Binali Bey, İsmail Kahraman, oradan kesmişler, buradan çekmişler.

Şimdi, bu vicdan değil, bu olacak iş değil. Bütün dünyada darbeler yapısı gereği, doğal olarak iktidara karşı yapılır. İktidarlar darbeden sinerler ya da direnirler ama iktidara yapılır. Ama bütün iç ve dış kamuoyu döner, muhalefet partilerinin gözünün ve ağzının içine bakar. Biz o gece Sayın Kubat'la da, bütün AK PARTİ'lilerle, Meclis Başkanıyla telefon trafiğiyle koştuk geldik, hep beraber kapalı Meclisi açtık; hedef olmayan Meclisi hedef yaptık. Pilotların dediğine göre 1 derecenin onda 1'i kadar, 0,1 derece daha aşağıdan gelse burayı vuracak o bomba; 16 tane 4 tonluk bu avizeler hepimizin burada canını alacak...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Kitabı yapılıyor, ki Allah göstermesin, yarın öbür gün bir darbe girişimi olsa bu birlik beraberlik ruhuna ve fazlasına ihtiyaç var. Bu, şimdi akıllı işi mi? Bu, vicdan mı? Bu, olacak iş mi? Bas bunu hepimizin vergileriyle, hepimizin parasıyla, buraya bas Meclisi, yap bunu; ondan sonra "Gazi Mecliste O Gece" de, Meclisten tek fotoğraf yok, bir tek AK PARTİ Grubu var.

Olmaz yani gerçekten olmaz, gerçekten ayıptır, gerçekten... Yani bir başka akıl devrede ve vallahi billahi bu akıl AK PARTİ'nin yararına bir akıl değil. Biz yine geliriz, herkes gelir eminim -bak, bu kadar polemik oluyor, tartışıyoruz- bütün muhalefet partileri yine gelir buraya, yine deriz.

Benim o geceki konuşmamla ilgili A Haber sunucusu şöyle diyor: "Bugüne kadar Özgür Özel'i çok eleştirdik ama tarihî bir konuşma yaptı."

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - O yaptığım konuşma şu: "Yüzyıllık partiyiz, yeneriz, yeniliriz ama seçimlere gireriz. Ama bugün seçilmiş bir Hükûmet var, biz de ana muhalefet partisiyiz; gelecek seçimlere kadar Hükûmetin de, demokrasisinin de arkasındayız, görevimiz muhalefet ve sözüme kıymet veren herkes darbeye dirensin. Genel Başkanım da uçaktan indi, ilk fırsatta Ankara'ya gelecek. Sözümüze kıymet veren herkes darbeye dirensin." demişiz biz.

Şimdi, ondan sonraki yaşanan neyse ne. Yani yaşanan da ne? Sonuçta siyasi rekabet içindeyiz. Suçumuz ne olabilir? İstanbul'u aldık, Ankara'yı aldık veya işte, seçimde polemik yaptık veya bilmem ne dedik. Değer mi ya? Yapılır mı yani? Hakikaten bunu içine sindiren varsa ben bir şey demiyorum, ben özür dileyeceğim. "Doğru yapılmış." diyen varsa ben özür dileyeceğim arkadaşlar.

BAŞKAN - Sayın Özel, teşekkür ediyorum.