| Konu: | CHP Grubu önerisi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 2 |
| Birleşim: | 103 |
| Tarih: | 16.07.2019 |
CHP GRUBU ADINA GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; geçtiğimiz hafta Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Karadeniz Bölgesi'nde İklim Eylem Planı'nın açıklanacağına ilişkin bize bir haber ulaştı ve yıllardır Karadeniz'de doğa talanı için direnen, mücadele eden insanlarımız ile bizleri bu gelen haber oldukça da heyecanlandırdı. Tüm uyarılara, yargı kararlarına rağmen bir türlü durdurulmayan talanın, bu talan sonucu oluşan iklim değişikliğiyle ortaya çıkan doğal afetlerin, sel ve heyelanların, bu heyelanlarda yaşamını yitiren onlarca vatandaşımızın çığlıklarının duyulduğunu zannettik ve bu çığlıkların duyulmasıyla iklim değişikliğinin neden olduğu bu afetlerin önlenmesi için bir plan hazırlandığını zannettik. Ancak Sayın Bakan, İklim Eylem Planı'nı cuma gün açıklamaya başladığında şöyle sözler sarf etmeye başladı: Dere yataklarındaki binaların tespit edilmeye başlanıldığını, burada yaşayanların "kentsel dönüşüm" adı altında yapılacak olan konutlara taşınacağını ifade etti ve hep birlikte yaşadığımız heyecan birden hüzne dönüştü çünkü plan "Yeniden beton, yeniden inşaat, yeniden rant." diyordu bizlere. Bir yanda "eylem planı" diyeceğiz, diğer yanda Yeşil Yol Projesi; doğamızın, yaşam alanlarımızın, çocuklarımızın geleceğini hiç düşünmeden yaratılan beton ormanları ve bunun sonucunda yaşanan iklim krizi, iklim değişikliğinin sebep olduğu kriz ve öte yandan yine betona dönüş. Bu çelişkiyi burada açıkça ifade etmeyi de bir sorumluluk olarak değerlendiriyorum.
Planın adı "Karadeniz Bölgesi İklim Değişikliği Eylem Planı" ama içeriği Karadeniz'de yeni rant alanları, yandaşları besleyeceği yeni rant alanları yaratmak olan kentsel dönüşüm değil rantsal dönüşüm planı. Ama hakkını teslim etmek lazım. Bütün ülkemizde yıllardır çığlıkları duymayarak bir iklim değişikliği, bir iklim krizinin varlığını hiç dile getirmediğiniz bir dönemde, en azından Karadeniz'de bir iklim değişikliğini, iklim felaketlerinin yaşanmaya başlandığını ifade etmeniz açısından da burada sizleri kutlamak isterim.
Değerli milletvekilleri, iklim değişikliği sadece bir doğa olayı değildir. İklim değişikliğinin yarattığı felaketler yüzünden tarımsal üretimimiz ciddi zarar görmektedir. İklim krizi aynı zamanda çiftçimizin krizidir, iklim krizi aynı zamanda göç demektir, iklim krizi aynı zamanda vatandaşlarımızın ucuz gıdaya ve hatta gıdaya ulaşamama krizidir. Hani 31 Mart yerel seçimleri öncesinde yaşanan sebze meyve fiyatlarının aşırı yükselmesi nedeniyle vatandaşlarımızın feryatlarını 31 Marta kadar tanzim satış çadırlarıyla gidermeye çalışmıştınız ya, işte, iklim krizinin nedenleri, sonuçları üzerine bu komisyon eğer kurulursa, emin olun, sizler de bir daha o ucuz sebze meyve için çadır kurmak zorunda kalmayabilirsiniz.
İklim değişikliği işte bu nedenlerle bir ekonomik krizdir. İklim değişikliği ötelenemez, ertelenemez boyutlara çoktan gelmiştir. Dünyada iklim krizinin yarattığı olumsuzluklar giderek gün yüzüne çıkmış ve ciddi tedbirler alınmıştır.
Ülkemiz, iklim krizi nedeniyle oluşan etkileri yok etmek üzere yapılan Paris İklim Anlaşması'nı onaylamayan 18 ülkeden biridir. Şimdi, iklim krizine ilişkin bazı verileri paylaşacağım. 1970'li yıllarda yılda ortalama 92 afet yaşanırdı, 1990'lı yıllarda 67'ye; bu sayı 2015 yılında 959'a, 2018'de maalesef binli rakamlara ulaştı.
Ülkemizde de çocuklarımız iklim krizinin farkında. Bizleri uyarmak için eylemler yapmaya ve bize seslerini duyurmaya çalışıyorlar. 11 yaşındaki Atlas Sarrafoğlu diyor ki: "Beğenseniz de beğenmeseniz de değişim başladı. Büyüklerin kirlettiği dünyayı biz çocuklar temizleyeceğiz ve tüm tehlike ortadayken adım atmayan politikacılara karşı da iş bize düştü." Değerli milletvekilleri, Atlas ve arkadaşları bize sesleniyor; politikacılardan, biz milletvekillerinden artık umutlarını kestiklerini ifade ediyorlar. O zaman, 82 milyon vatandaşımızın geleceğini tehdit eden iklim krizi hakkında biz de bir şeyler yapmak, tedbir almak ve bir mücadele vermek zorundayız.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayalım Sayın Karaca.
GÜLİZAR BİÇER KARACA (Devamla) - İnanın, vereceğimiz mücadele için çok zor şeyler yapmamıza gerek yok. İklim krizinin boyutlarını, yarattığı tahribatı, alınması gereken önlemleri, bunları araştırmak için Cumhuriyet Halk Partisi olarak verdiğimiz araştırma önergesinin birazdan görüşmeleri tamamlanıp Sayın Meclis Başkanımız oylamaya geçtiğinde, "Kabul edenler..." dediğinde Mecliste bulunan tüm siyasi partilerin milletvekillerinin sadece ellerini havaya kaldırarak kabul etmeleri yeterli olacaktır.
Gelin, çocuklarımızın sesine ses olalım. Gelin, bu kriz için bir an önce bu komisyonu kuralım ve çocuklarımıza, bizi burada izleyen vatandaşlarımıza yeniden umut olalım diyorum.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)