| Konu: | HDP Grubu önerisi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 5 |
| Tarih: | 10.10.2019 |
CHP GRUBU ADINA MURAT EMİR (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Bu sabah, dört yıl önce Ankara Garı'nda cumhuriyet tarihinin belki de en önemli, en iğrenç terör saldırısı sonucunda yitirdiğimiz 103 canımızı andık. O gün tedbir almayan güvenlik güçleri, dört yıldır ve bugün de olağanüstü güvenlik tedbirleri alıyor, öylesine alıyor ki neredeyse aileler ve bizler dahi o alana girmekte güçlük çekiyoruz.
Değerli arkadaşlar, annelerin, ablaların, ağabeylerin, babaların feryadı, acısı hâlâ ilk günkü gibi taptaze, çığlıkları her an hissedilebilecek seviyede çünkü 10 Ekim Ankara Garı patlamasıyla, terör saldırısıyla, olması gerektiği gibi hukuki ve siyasi yüzleşme henüz yapılamamıştır. Göstermelik bir mahkeme, alelacele sürdürülen duruşmalar, gerçek sorumlulara uzanmayan bir iddianame, azmettiricilerin, planlayıcıların, ihmal edenlerin, istihbaratı saklayanların, gerekli güvenlik önlemi almayan polis müdürlerinin bir kenara bırakıldığı, birkaç maşayla uğraşıldığı bir duruşmalar süreci geçirilmiştir. Bu süreçle ilgili siyasi yüzleşme de henüz yapılamamıştır. Biz dört yıldır bu konuyu buraya getiriyoruz ama sizin ellerinizle bu konunun araştırılması önleniyor.
Bakınız, Suruç katliamında bombacı olan birinin kardeşi -hepsinin Dokumacılar örgütüne ait olduğu biliniyor- bunlar İlhami Balı'yla yani IŞİD'in Türkiye sorumlusuyla sürekli konuşuyorlar, defalarca sınırdan Suriye'ye girip çıkıyorlar, teknik takipteler; bunlara rağmen, bunlarla ilgili sorumluların, istihbarat verenlerin ve istihbaratı değerlendirmeyenlerin hiçbir sorumluluğu oluşmuyor ve bu olduğu sürece de vicdanlar kanamaya devam edecek.
Siyasi yüzleşmeyi yapmadınız çünkü o dönemden yani 7 Haziran ve 1 Kasım sürecinden birinci derecede sorumlu sizin iktidarınızdır. Bizim sözlerimizi dinlemediniz ama sizin o dönemki Başbakanınız bunu itiraf etmiştir, demiştir ki: "O defterler açılırsa birçok insan, insan içine çıkamayacak." Bakınız, tam da o defterleri açma dönemidir, gelin o defterleri açalım. Bu insanlar niye öldüler? Bu insanlar kimin gözetiminde, kimin katkısıyla, kimin görmezden gelmesiyle gözetildiler? Anımsayın, o süreçte 7 Haziran seçimlerinde yeterli çoğunluğu sağlamayınca "Halk kaosu seçti." demiştiniz, biz anlamamıştık ne kastedildiğini ama "büyük usta, Reis" dediğiniz kişi, Meclis çoğunluğunu ancak ve ancak toplumdaki terör algısının, tedirginliğin artmasıyla alacağını hissetmişti.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Emir, tamamlayalım.
MURAT EMİR (Devamla) - Demek ki kaostan kasıtları buymuş. Türkiye o süreçte kan gölüne döndü. Sizlerse o gün IŞİD'e IŞİD bile diyemiyordunuz, terör örgütü demekten imtina ediyordunuz, tek bir cümle içerisinde "IŞİD, terör örgütüdür." diyememiştiniz. Türkiye'nin Suriye sınırını kevgire çeviren cihatçılara, Selefilere izin verdiniz. Suriye'ye son süratle silah göndermeye, oraya savaşçı göndermeye devam ettiniz. Bakın, bugün İdlib'de biriken o savaşçılar, bugün Suriye'de Mehmetçik'imizin operasyon yapmak zorunda kaldığı o bölgede bulunan IŞİD militanları sizin hükûmetleriniz döneminde oraya ellerini kollarını sallayarak, ellerinde silahlarıyla girdiler ve yaralanınca oradan Türkiye Cumhuriyeti'nin ambulanslarıyla getirilip tedavi ettirilip tekrar cepheye sürüldüler.
RAMAZAN CAN (Kırıkkale) - Orada PKK yok mu?
MURAT EMİR (Devamla) - Dolayısıyla bugün orada bizim başımızda bir bataklık varsa, bir IŞİD belası varsa birinci sorumlu sizlersiniz ve siyasi sorumlular sizlersiniz. (CHP sıralarından alkışlar)
RAMAZAN CAN (Kırıkkale) - Murat Bey, PKK yok mu orada?
MURAT EMİR (Devamla) - O yüzden, bugün bu araştırma önergesine "evet" deyip o defterleri gelip hep beraber açıp...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın.
MURAT EMİR (Devamla) - ...7 Haziran-1 Kasım sürecini hep beraber ortaya çıkarmak zorundayız.
RAMAZAN CAN (Kırıkkale) - Murat Bey, PKK yok mu orada?
MURAT EMİR (Devamla) - Bu yüzleşme yapılmadığı sürece ülkemiz bu karanlıktan ve bu utançtan maalesef kurtulamayacaktır.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)