| Konu: | Gümrük Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 10 |
| Tarih: | 24.10.2019 |
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Bu kanunda bir ilk yaşayacaktık, hevesimiz kursağımızda kaldı. Uzun süredir ilk kez torba kanun yapmıyorduk, kanun torba kanuna dönüştü, hevesimiz kursağımızda kaldı. Sanayi Komisyonu yapısı gereğince iletişimi kuvvetli bir komisyon, ülkenin ve sanayicinin faydasının birlikte gözetildiği bir komisyon. O komisyon uyum içinde çalışmıştı, kanunda istediğimiz birçok düzeltme ve düzenleme yapılmıştı. Kanuna evet oyu vereceğimizi teyitleşmiştik Komisyon Sözcümüz Tahsin Tarhan'la -bir cenaze için Kocaeli'ne gitti- ama hevesimiz kursağımızda kaldı. Ne oldu?
Bu kanuna Adalet ve Kalkınma Partisi tarafından, bireysel silahlanmayı son derece geliştiren bir madde eklendi. Belki maddenin içinde bu konuda beklentisi olan bazı haklı gruplar, "Onlara veriliyor, bize verilmiyor." diyen haklı gruplar olabilir ama sonuçta bireysel silahlanmayı genişleten bir madde eklendi. Biz buna ilkesel olarak karşıyız. Neden karşıyız? Ne kadar çok silah, o kadar çok kadın cinayeti, o kadar çok çocuk cinayeti, o kadar çok töre cinayeti, o kadar çok kaza kurşunu, o kadar çok maganda kurşunu. Örneklerinin hepsini Sayın Jale Nur Süllü söyledi ve dedi ki: "Çehov'un dediği gibi, sahnede, piyeste duvarda bir silah asılısıysa eninde sonunda patlar." Silah sayısını artırdık, duvarlara asılan silah sayısını artırdık. Bu yönden, bu kanunun tümüne şeklen aleyhte ama esasen lehte oy kullanacağız deme imkânından mahrum kaldık. Konu hakkında da anayasal denetim görevimizi yerine getireceğimizi ve bu bireysel silahlanma ve yaşam hakkı tecavüzüne karşı partimizin sosyal demokrat bir parti olarak duyarlılıklarının takipçisi olacağımızı burada açıkça ifade ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
Doğru bir iş de yaptık hep birlikte. Doğru iş olunca, milletvekilimiz kalktı, gitti, Komisyonun ortasına gocunmadan oturdu, destek verdi. Neye destek verdik? "Kadın cinayetlerinden yargılananların, varsa başka silahlarının ruhsatları dondurulsun, el konulsun ve masumiyetleri kesinleşene kadar onların silahla temasını keselim." dediler. Hemen gelir oy veririz dedik, tutumumuz bu yönde oldu.
Bir başka konuya değinmek durumundayım burada. Adalet ve Kalkınma Partisinin bir sayın milletvekili, Soma Milletvekili, hemşehrim -bugün burada yok- Mehmet Ali Özkan kalktı, Soma'ya gitti.
MEHMET ALİ ÖZKAN (Manisa) - Buradayım.
ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Soma'da bir basın toplantısı yaptı. Yanına kimi aldı? Yanına Türkiye Maden-İş'in Başkanı Nurettin Akçul'u aldı, Soma'nın Belediye Başkanını aldı, kendi ilçe başkanını aldı ve müjde veriyorlar, diyorlar ki: "Somalı işçilerin sorununu çözüyoruz." Kimle? Sarı sendikayla. Şimdi dinleyin bakalım, bu sendika neler yapmış?
Maden faciası olmuş, 2.800 işçi işten atılmış, tazminatlarını alamamışlar, meseleyi konuşmuşuz. Daha önce de söyledim, MHP'nin Sayın Grup Başkan Vekili Erkan Akçay ve benim ısrarlarım, Sayın Doğan Kubat'ın gayretleriyle özel kanun çıkarmışız. TMSF tarafından bu Soma AŞ'nin malına el konulmuş. Soma AŞ'nin kocaman bir gökdeleni var, satılıp alacaklar tahsil edilecek ama bir yolunu bulup sattırmıyorlar. Biz burada 4 parti kanun çıkardık geçen sefer ve dedik ki: "Soma AŞ'nin TMSF'nin elindeki malı satılacak, öncelikle bu işçilerin alın teri, bu işçilerin tazminatları ödenecek." O tazminatlar dört yıldır ödenemiyor. Sebep ne biliyor musunuz? Bugün sorunu çözüyoruz diye himayenize aldığınız sarı sendika Maden-İş, TMSF'ye -soru önergelerime cevap alamamıştım, Bilgi Edinme Kanunu'yla TMSF'den aldım, gösterdim- diyor ki: "Biz işçiler adına firmayla anlaştık, gökdeleni satmayın, otuz altı taksitte ödeyecekler." Bunu 3 kez yapıp 3 kez uygulamadılar, sadece üç taksit aldılar, otuz üç taksit yok, canına tak etti çocukların; zaman aşımına bir süre kala yollara düştüler. Soma'dan Kaymakam çıkarmadı, mahkeme "Anayasal haktır." dedi, yürüttü. Kırkağaç'ta Manisa Valisi bir daha durdurdu. O günden bugüne orada direniyorlar ama bir hakkı teslim edeceğiz. Ben bunu böyle anlatınca Özlem Zengin -Sayın Mevkidaşımız- dedi ki: "Bir dosya verir misiniz Özgür Bey?" dedi. Orada oturuyordu, kalktı geldi "Bu işte vebal var Özgür Bey, bu işi çözmemiz lazım." dedi. Ve oradan 5 temsilci buraya geldi.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun Özgür Bey.
ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Sayın Naci Bostancı'nın da katkılarıyla bütün gruplarla görüştüler ve bu sorunun çözülmesi için Bakan Yardımcısına gittiler. Özlem Hanım'la 2 kez daha görüştüler, günde 3-4 kez telefonda görüştüler ve sonuçta bu işçiler... Ama kim bu işçiler? Türkiye Maden-İş'ten istifa etmiş sayın vekil, Bağımsız Maden-İş diye bir sendika kurmuş. "Bu vampirler kanımızı emdi..." Onlar kim biliyor musunuz? Onlar, Soma faciasından önce, inancına göre, gelen müfettişi önceden haber alıp "rakı balık, Ayvalık" diye götürüp denetimi geciktirenler bunlar, Soma Komisyonunda var. Eğer içki içen birisi değilse müfettiş onun da hevesine göre, onun da inancına göre onu oyalayan ama denetimdeki aletleri gizleyen, ibreleri bozanlar var ya, onlar bunlar. Ve bugün maden işçileri diyor ki: "İnanamıyoruz." Özlem Hanım'ın katkısı var, Doğan Kubat'ın katkısı var, tüm siyasi partilerin grup başkan vekillerinin katkısı var ama lanet olası sarı sendikanın katkısı yok bu işte.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Sayın Başkanım, konu mühim, bitiriyorum.
BAŞKAN - Buyurun.
ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Lanet olası sarı sendikanın yok. "Biz orada oturup da Kırkağaç'ta dururken 'Ne içersiniz, ne yersiniz?' diye sormadı bize sayın vekil." diyorlar. "On beş gündür bize selam vermemiş, gelmiş geçmiş; bugün sarı sendikayı almış gitmiş 'Sorunu çözdük.' diyor."
Bakın, sorun çözülürse ki teşekkür niteliğinde bir konuşma yaptım, daha fevkinde bir konuşma yapacağım sorunun çözümünde katkı sağlayan herkese. 2.830 kişi işsiz kaldı ve alacaklarına çöktü o namussuzlar ve iş birlikçileri buna engel oluyordu. Bugün onları himaye etme işi sizin işiniz değil sayın vekil. Son derece yanlış bir işin içindesiniz. İşte burada, sizin bu ziyaretinizden sonra "Milletvekilini, patronları arkanıza almakla olmuyor bu işler, beş senedir neredeydiniz?" demiş maden işçisi Sami Yavuz ve "Bizim bunca emekle ördüğümüz bu sürecin üzerine çökmek isterlerse eğer, Somalı maden işçileri bunun hesabını soracaktır." demiş.
Şimdi, bunu söylüyoruz...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Bu alın terine, emek mücadelesine katkı sağlayan her siyasete eyvallah; o sarı sendikadan istifa edip mücadele eden, o yollarda duran ve bir tanesi o sendikanın üyesi olmayan işçilere selam olsun, sarı sendikayı arkalayanlara da yazıklar olsun.
Teşekkür ediyorum. (CHP ve İYİ PARTİ sıralarından alkışlar)