| Konu: | İYİ PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 11 |
| Tarih: | 30.10.2019 |
CHP GRUBU ADINA NECATİ TIĞLI (Giresun) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Karadeniz'de ve denizlerimizdeki kirliliğin azaltılması, ekosistemin korunması ve balık neslinde meydana gelen azalmanın araştırılması amacıyla ilgili, İYİ PARTİ Grubu tarafından verilen grup önerisi üzerine söz aldım. Hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.
Kirlenen denizler, yok olan balıklar, geri dönüşü olmayan çevre olayları, yarınlara umutla bakamayan nesiller, bunların hepsi ve belki daha fazlası uygulanmayan kanunlar ve yönetmeliklerin eseridir. Gelişen teknoloji, artan ihtiyaçlar, sömürülen sulak alanlar, plansız çalışmalar, hepsi ekosistemi derinden zedeleyen unsurlardır.
Üç tarafı denizlerle çevrili muhteşem bir ülkede yaşıyoruz. Karadeniz suları, eşsiz güzellikleri ve bereketiyle yıllarca ülke ekonomisine balıkçılık sektöründe katkı sağladı ama bugün hiç de öyle değil, Karadeniz'de balık yok, ekosistem yok. Kirlenen denizlerimizde oksijen hızla azalmakta ve yaşamsal döngü yok olmaktadır. Denizler, sahil kenarları, koylar, sit alanları yapılaşmaya açılıyor, etrafındaki ağaçlar katlediliyor, dereler ıslah edilmiyor ve iktidar partisi bunları kazanmak için hiçbir çaba göstermiyor. Eğer "Çaba gösteriyoruz." diyorsanız, bugün burada bu konuyla ilgili Meclis araştırması açılmasına "Evet." demeniz gerekiyor, aksi durumda sizlere inanmamız mümkün değildir.
Sayın milletvekilleri, mesele sadece Karadeniz'in meselesi değil, Marmara, Ege, Akdeniz sanki çok mu temiz? Van Gölü, Eber Gölü, Kızılırmak havzası, buralar da aynı, her bir sahil de her bir koy da her bir liman da. Su üzerinde karpuz kabuğu, naylon poşet, pet şişeler atık yağlar eşliğinde dans ediyor. Bunlar, kıyılarda görülen atık maddeler. Eğer birazcık daha açılırsak klozetten araba lastiğine, misinalardan piknik tüplerine kadar her şeyi bulabilirsiniz.
Ülkede kırk sekiz yıllık bir Su Ürünleri Kanunu var; bazı maddeler yenilendi, o da uluslararası kriterlerde değil. "Denizlerde balık bitti." diyoruz ama bu ülkede kurulan balık çiftlikleri bile çevreci değil. Düşünsenize, balık ürettiğiniz çiftlikler bile sahilleri, koyları, denizleri kirletiyor. İç sularda patlayan balık çiftliklerinden kaçan balıklar bir anda baskın tür oluyor ve su havzalarındaki ekosistem tamamen değişiyor. İşte, o denizlerden, zamanında 600 bin tondan fazla balık yakalanıyordu ama şimdi yakalanan balık 300 bin tonun altında. Karadeniz'in incisi, vatandaşımızın gözdesi hamsi 400 bin tonlardan 100 bin tonlara düştü, bu yıl daha da azaldı. İstavrit, hamsi, mezgit yok denecek kadar az, hepsi limit altı yani 13 santimin altında. Karadeniz'de üreyen uskumru ise şimdilerde sadece usta şeflerin yemek kitaplarını süslüyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
NECATİ TIĞLI (Devamla) - Bitiriyorum Sayın Başkan.
BAŞKAN - Sözlerinizi tamamlayın lütfen Sayın Tığlı.
NECATİ TIĞLI (Devamla) - Tüm bunlar olup biterken vatandaşı müşteri gibi gören iktidar partisi iş adamı gibi, atanan bakan CEO gibi çalışıyor, olan da denizlerimize, su ürünlerimize ve vatandaşımıza oluyor. Hem denizlerimizdeki kirliliğin hem doğal hayatın hem balıkların hem de tüm su ürünlerinin korunması için İYİ PARTİ tarafından verilen grup önerisini kabul ediyoruz ve Meclis araştırması açılmasını talep ediyoruz.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP ve İYİ PARTİ sıralarından alkışlar)