GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Şanlıurfa ili Akçakale ilçesi Tekçe Hudut Karakoluna yapılan havan saldırısı sonucu şehit olan Tankçı Uzman Çavuş Şevket Tekin ile Tankçı Uzman Çavuş Davut Armağan Keskin'e, Hakkâri İl Jandarma Komutanlığı Davuş Tepe üs bölgesine yıldırım düşmesi sonucu şehit olan Uzman Çavuş Bünyamin Duymaz ile Uzman Çavuş Furkan Yılmaz'a ve Pençe Harekâtı bölgesinde yıldırım düşmesi sonucu şehit olan Piyade Uzman Onbaşı Bünyamin Çabuk'a Allah'tan rahmet dilediğine, İzmir ili Gaziemir ilçesinde Alevi ailenin yaşadığı evin duvarına çarpı işareti konularak yazı yazılması olayının yaşanılan derin acıların hatırlanmasına vesile olduğuna ve yürütme organının gerekli tedbirleri hayata geçirmesini beklediklerine, 28 Kasım Tahir Elçi'nin öldürülmesinin 4'üncü yıl dönümü vesilesiyle Tahir Elçi'ye sıkılan kurşunun barışa, demokrasiye ve kardeşliğe sıkıldığına ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:3
Birleşim:24
Tarih:28.11.2019

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sizi ve yüce Genel Kurulu saygıyla selamlıyoruz.

Sayın Başkan, bugün yine Türkiye'ye ateş düştü, acı düştü. Akçakale'de bir havan topu saldırısı sonucu Uzman Çavuş Şevket Tekin, Uzman Çavuş Davut Armağan; Hakkâri Çukurca'da yıldırım düşmesi sonucu Uzman Çavuş Bünyamin Duymaz, Uzman Çavuş Furkan Yılmaz ve Pençe Harekâtı'nda da ismini henüz öğrenemediğimiz bir kardeşimizin, askerimizin şehit düştüğünü teessürle öğrendik.

Sayın Başkan, ulusumuzun başı sağ olsun. Şehitlerimize Allah'tan rahmet, kederli ailelerine başsağlığı diliyoruz. Ancak hep söylediğim şeyi bir kere daha söylemek istiyorum: Türkiye Büyük Millet Meclisi, taziye çadırı değildir. Bu sorunların çözülmesi noktasında Türkiye Büyük Millet Meclisinin üstüne düşen görevler vardır. Yürütmenin yetkilerini kullanırken eksik, yanlış, hatalı iş yapması olağandır. Müteaddit defalar söyledik, güvenli bölge diye çıkılan yolda bahse konu bölge, belirsiz, riskli bir bölgeye dönüştü. Bu konuda yürütmenin gerekli tedbirleri alması... Bölgede hem bölge halkının güvenliğinin hem askerimizin güvenliğinin en iyi şekilde sağlanmasını temin etmek zorundayız.

Sayın Başkan, öte yandan, İzmir Gaziemir'de Alevi yurttaşlarımızın evlerinin duvarlarına çarpı işaretleri koyulması, kimi burada telaffuz etmek istemediğim yazıların yazılması, Türkiye'nin geçmişte yaşadığı derin acıları, büyük üzüntüleri ve hep birlikte bir provokasyona teslim olduğumuzu bir kere daha hatırlamamıza vesile oldu.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Herkes şunu bilmelidir: Aleviler bu ülkenin ev sahipleridir. Türkiye'de Alevi ile Sünni eşittir, birdir; hakları aynıdır. Gerek inanç gerek etnik farklılıklarımız gerekse yaşam tarzı farklılıklarımız 82 milyonun zenginliğidir, Türkiye'nin zenginliğidir. Alevi'siyle, Sünni'siyle geçmişte yaşadığımız bunca acıdan sonra Türkiye'nin artık bu tür provokasyonlara gelmeyeceği açıktır. Bu provokasyonlara gelmeyecek kadar derin acıları yaşadık. Ancak belirtmek isterim ki, yurttaşlarımızı bu konuda, provokasyonlara karşı sağduyuya davet ederken yürütme organının da bu provokasyonu tezgâhlayanlara karşı son derece acımasız olmasını ve gerekli tedbirleri bir an önce hayata geçirmesini bekliyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Bu çerçevede Sayın Cumhurbaşkanının ve İçişleri Bakanının açıklamaları olumludur. Ancak iş sadece sözde olmaz, icraatta da bu provokasyona karşı devletin gereğini yapmasını bekliyoruz.

Sayın Başkan, öte yandan, dört yıl önce, 28 Kasım 2015'te barışa, demokrasiye ve kardeşliğe bir kurşun sıkıldı. Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi'nin ölümünün aydınlatılamamış olmasını, aydınlatılmamasını da kabul etmiyoruz. Tekrar ediyorum, Tahir Elçi'ye sıkılan kurşun barışa, demokrasiye ve kardeşliğe sıkılmıştır. Tahir Elçi cinayetini aydınlatmayan bir devletin ciddiyetinden şüphe etmek gerekir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Toparlayın Sayın Altay.

Buyurun.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Tahir Elçi cinayetinin aydınlatılabilememesi mümkün değildir. Burada bu cinayet aydınlatılmıyorsa benim ve herkesin kafasında farklı kuşkular, farklı yaklaşımlar doğal olarak belirir. Devlet, devlet olduğunu göstersin; Parlamento, Parlamento olduğunu göstersin, Tahir Elçi cinayeti aydınlansın diyorum.

Sizi ve Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)