GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifleri münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:24
Tarih:28.11.2019

NİHAT YEŞİL (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 144 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin 16'ncı maddesi üzerine söz almış bulunmaktayım. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Ben konuşmama başlamadan önce dün İzmir'de Alevi vatandaşlarımıza karşı işlenen bu insanlık dışı suçla ilgili özellikle kamu görevlilerinden ve cumhuriyet savcılarımızdan istirhamımız şudur: Hep bu olaylar sürekli gündeme gelirken ya basit bir olay diye ya da hamasi nutuklarla geçiştirip götürüyoruz. Bu olayların sadece dünü bugünü olarak hesaplandığı zaman yüzlerce, belki binlerce insanımızı bu noktada provoke eden bu tür unsurların mutlaka kamuoyu tarafından teşhir edilip gerekli cezanın verilmesi lazım. Bu, Sivas'ta oldu, Maraş'ta oldu, Malatya'da oldu, Elâzığ'da oldu, hemen hemen her yerde benzer olaylar gündeme geliyor ama ne hikmetse bir türlü bu faili meçhul cinayetler aydınlatılmıyor. Bugün faili meçhul cinayetlerden bahsederken rahmetli, barış elçisi, gerçekten demokrasi yanlısı Tahir Elçi'yi de buradan rahmetle anmak istiyorum. O da faili meçhul bir cinayet noktasında devam etti gitti. Buna benzer olaylar hep örtülerek gidiyor. Demokrasiye karşı işlenmiş bu cinayetlerin mutlaka ortaya çıkarılıp sorgulanması lazım.

Değerli arkadaşlar, dün Kenan Evren'le ilgili bir önerge verildi, adının sokaklardan, yollardan, beldelerden silinmesi için. Sadece ad silmekle bunlar silinmiyor. Eğer o ülkenin hukukunu, demokrasisini geliştiremezseniz, demokratik kurallarını oturtamazsanız, asla, bu darbe hukukunu ortadan kaldırmadığınız sürece bu insanların isimleri ne silinir ne de anlayışları yok edilir. Biz dün olduğu gibi bugün de diyoruz ki demokrasiye inanan, demokrasi güçlerinin tümünün -sivil toplum örgütlerinin, demokratik kitle örgütlerinin, aydınların, yurtseverlerin- olması gereken o temel değerleri bir bütün olarak, bu yasalar gelirken de aynı noktayı taşıyoruz ama maalesef kırk yıldan beri darbe hukukuyla... Bir de Anayasa'ya tüm siyasi partilerimizin ortak bir önerge vermesi doğru bir yöntemdir ama önerge vermekle, hamasi nutuklar atmakla bunlar çözülmüyor. Bunların gerçekten köklü çözümü olmuyor. İşte üç gün önce kadına karşı şiddet noktasında sözüm ona anmaya, gene hamasi nutuklarla... Genel Başkan Yardımcımız Sayın Gülizar Biçer biraz önce bir genç kızımızın fotoğrafını bize gösterdi. Bunlar hepimizin ibret alması gereken temel değerler. Biz niye bu ibreti almıyoruz? Sadece ölenlerle... Sayın İçişleri Bakanımızın, Sayın Adalet Bakanımızın, Sayın Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanımızın 2019 yılı için verdikleri rakam 309 kadınımızın cinayetle gittiği yönünde. Bu sadece cinayete resmî olarak yansıyan rakam ama böyle, mağdur edilip sakat kalan binlerce kadınımız, gencimiz var. Sadece laflar ile hukuk dışı yöntemleri bu ülkede egemen kılan bu anlayışı yok etmediğimiz sürece biz bunlarla daha çok baş başa kalırız ve bunun ağırlığı altında da hepimiz ezilir, gideriz.

O anlamda, özellikle Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında olan tüm siyasi partiler olarak bizler, gerçekten, eğer darbe hukuku üzerinde demokrasiyi, insan haklarını egemen kılmak istiyorsak önce arınmamız lazım. Biz ekonomisi bozuk olan... En temel sorunlar olan bu sosyal ve toplumsal sorunlar başta ekonomik sorunların çözülmesiyle çözülüyor. Bu bütçenin yoksula, garibana, fakire, memura, işçiye getirdiği hiçbir şey yok; ne yatırıma var ne işçiye var ne köylüye var ne çiftçiye var ne çalışana var, hiçbirine bir şey getirmiyor. Sadece ne getiriyor? Güvenlik yasalarıyla bir şeyler örtülmeye çalışılıyor. Tabii ki güvenliğimiz önemli. Biz güvenlik yasaları çıkarılmasın, onlar önlenmesin demiyoruz ama bunları yaparken de bu mutlaka ekonomik sorunların çözülmesiyle mümkün olur. Eğer bir insan huzuru yerindeyse gidip intihar eder mi değerli arkadaşlar? Huzuru yerinde olan adam hiç gidip bir cinayet işler mi arkadaşlar? Huzuru yerinde olan insan gidip başka insanlara müdahale eder mi arkadaşlar? Asla etmez. Bunların tüm temel sorunu; başta ekonomi, hukuk ve demokrasi sorunu. Eğer biz bunları çözersek, bunlarla ilgili kanunları düzeltirsek, bu ülkeye doğru şeyler yapmış olursak hepimiz vicdanımızla kamuoyu nezdinde gidip o değerleri savunmaya gönül rahatlığıyla devam ederiz ama bunlar olmazsa, işte, çıkıp burada -müsamere yapar gibi- birbirimize laf atarak bunlar olmuyor, bunlar çözülmüyor. Temel sorunumuz demokrasi sorunu, hukuk sorunu, ekonomi sorunu. Biz bunları çözdüğümüz an Türkiye'de demokrasiyi de çözmüş oluruz. Demokrasiyi getirirsek bunları da çözeriz, ekonomik sorunları da çözeriz, insan hakları sorununu da çözeriz, faili meçhul cinayetleri de çözeriz ama bunları yapmadığınız sürece bunların hiçbirini çözemezsiniz, onun altında ezilirsiniz, yok olmaya da mahkûm olursunuz.

Bu vesileyle, hepinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)