| Konu: | Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonunun, Kamu İktisadi Teşebbüslerinin 2011-2014 ve 2015-2016 Yılları Denetimine İlişkin Raporlarının Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğünün 2011-2016, Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğünün 2011-2016, Atatürk Orman Çiftliği Müdürlüğünün 2011-2016, Türkiye Radyo-Televizyon Kurumunun 2015-2016, Toplu Konut İdaresi Başkanlığının 2011-2016 ve Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğünün 2011-2016 Yıllarına Ait Bölümleri ile Raporların Bu Bölümlerine Yapılan İtirazlar ve Komisyonun Görüşü (3/21, 22, 23, 24, 25, 26, 27) münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 26 |
| Tarih: | 04.12.2019 |
CHP GRUBU ADINA BAHA ÜNLÜ (Osmaniye) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2011-2016 yıllarına ilişkin Atatürk Orman Çiftliği KİT Komisyonu raporlarına yaptığımız itiraz üzerine Cumhuriyet Halk Partisi adına söz almış bulunmaktayım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak 2011 yılından beri her KİT Komisyonu toplantısında KİT denetim raporlarına yaptığımız itirazların başında, Atatürk Orman Çiftliğinin cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün vasiyetine göre yönetilemediği gelmektedir. Ata'mızın vasiyeti ve bağış mektubuna göre çiftliklerin; yerine göre arazi ıslah ve tanzim etmek, muhitlerini güzelleştirmek, halka gezecek ve dinlenecek sıhhi yerler, hilesiz ve nefis gıda maddeleri temin eylemek Atatürk Orman Çiftliğinin görevidir. Bu kuruluşun ve sahibi olduğu arazi varlığının Atatürk'ün vasiyetine uygun biçimde kullanılması evrensel medeni hukukun gereğidir. Atatürk Orman Çiftliğinin bir bütün olarak korunması yüce Türk milletinin dileğidir, arzusudur çünkü biraz önce belirttiğim gibi Atatürk Orman Çiftliği Ata'mızın bize emanetidir. Buna rağmen Atatürk Orman Çiftliğinin arazi varlığı yağmalanmış durumdadır ve bu yağmanın acilen engellenmesi yönündeki Sayıştay tespiti ve önerisinin gereği yerine getirilmesi gerekmektedir. Geçtiğimiz yıllarda bu konuları kamuoyunun gündemine gerek basın yoluyla gerekse Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak yaptığımız itirazlarımızla birçok kez getirmiştik fakat Atatürk Orman Çiftliğinin yaptığımız itirazlara verdiği cevaplar hiçbir zaman ne halkımızı ne de CHP olarak bizleri tatmin etmemiştir.
1983 yılında çıkarılan bir yasayla, Atatürk Orman Çiftliği arazilerinin bir bölümü şartlı biçimde ve tıp fakültesi yapılması amacıyla Gazi Üniversitesine verilmiştir fakat daha sonra TOKİ'ye devredilen bu arazilerin 37 bin metrekaresi TOKİ tarafından 88 milyon dolar bedelle Amerika Birleşik Devletleri'ne satılmıştır. Çukurambar semtinde bulunan 37 bin metrekarelik bu arazide yeni Ankara Büyükelçiliği inşası hızla devam etmektedir. Atatürk Orman Çiftliğine ait Etimesgut Bahçekapı Mahallesi'nde bulunan 300.492 metrekarelik diğer arazi ile Susuz'da bulunan 657 bin metrekarelik arazi ihalelerinin 6 Mayısta yapılacağı 24 Nisan 2019 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanmıştır fakat sonradan, Atatürk Orman Çiftliğine ait Etimesgut Bahçekapı Mahallesi'nde bulunan 300 bin metrekarelik arazinin tekrardan açık artırmayla 17 Eylül 2019 tarihinde ihaleye çıkarılacağı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır. Şimdi, ne oldu da 6 Mayıs 2019'da ihalesi yapılan Atatürk Orman Çiftliği alanlarının 300 bin metrekaresi yeniden kiralama ihalesine çıkarıldı? Bunun arkasında dönen ihale oyunlarının kamuoyuna açıklanması gerekmektedir. Neyse ki Etimesgut Bahçekapı Mahallesi'nde bulunan arazi ihalesini, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Mansur Yavaş'ın talimatıyla 17 Eylül 2019 tarihinde yapılan ihaleye giren Ankara Büyükşehir Metropol İmar AŞ kazanmış ve Atatürk Orman Çiftliği arazisinin yapılaşmaya açılmasının önü kesilmiştir. Böylece, Mustafa Kemal Atatürk'ün mirası olan Atatürk Orman Çiftliği arazisine, Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından kamucu bir bakış açısıyla sahip çıkılmıştır. Belediye, Atatürk'ün vasiyetine sahip çıkmış ve Atatürk Orman Çiftliği arazisinin özelleştirilmesine izin vermemiştir. Bu arazide çiftçimize dağıtılmak üzere tohum yetiştirilmeye başlanmış ve Atatürk'ün şartlı bağışına uygun olarak, Atatürk Orman Çiftliğinin kuruluş amaçlarından biri olan tohum dağıtma, damızlık dağıtma işlevi yıllar sonra tekrar aktif hâle getirilmeye başlanmıştır.
CHP Grubu olarak geçmiş dönem KİT denetim raporlarına yaptığımız diğer önemli itirazımızsa kira alacakları konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisi KİT Komisyonunun 24/11/2018 tarihli toplantısında, Ankara Büyükşehir Belediyesinin Atatürk Orman Çiftliğine ödemediği birikmiş kira borcunun 87 milyon TL'yi geçtiğinin ortaya çıkması üzerine, 2018 tarihi itibarıyla Ankara Büyükşehir Belediyesinden olan yapılandırılmamış kira alacaklarının tamamı tahsil edilmiştir. Borç yapılandırması haricinde 14/03/2018 tarihi itibarıyla kira alacaklarının toplamı olan 67 milyon 169 bin 724 TL için icra takibi başlamış olup, 21/11/2018 tarihi itibarıyla alacakları, icra takibi dâhil 87 milyon 950 bin 805 TL'dir. Ankara Büyükşehir Belediyesinin bu keyfî tavrı, kurumu çok ciddi mali sıkıntıya sokma riskini ortaya çıkarmıştır. Atatürk Orman Çiftliğinin ulusal ekonomiye faydalı olabilmesi için özerk bir tarzda, ekonominin kuralları ve ekonomik gerekler dâhilinde verimlilik ve kârlılık ilkeleri doğrultusunda yönetilmediği, kuruluş amaçlarına ulaşmasını teminen faaliyetlerinin mevzuata ve Atatürk'ün vasiyetine uygun bir biçimde yürütülmediği ortadadır. Kurum, verdiği cevapta, Büyükşehir Belediyesinin Atatürk Orman Çiftliğinden kiralamış olduğu yerlerle ilgili ödemediği kiralar nedeniyle Atatürk Orman Çiftliği tarafından 7 adet icra takip dosyasının açıldığını, 4 adet de daha önceden açılmış, bakiyesi kalan icra takip dosyasının olduğunu belirtmiştir.
Atatürk Orman Çiftliği, Ankara Büyükşehir Belediyesinden, gerek Belediye tarafından gerek icra dosyalarındaki haciz işlemlerinden kaynaklı olarak bugün itibarıyla 14 milyon 212 bin 580 TL tahsilat olduğunu, 7/3/2019 tarihinde, Belediyeyle, takibe konulmuş veya konulmamış 118 milyon 972 bin 670 TL tutarındaki tüm alacaklarla ilgili borç yapılandırma protokolü imzalanmış olduğunu ve birinci taksitin Belediye tarafından ödendiğinin cevabını da iletmiştir.
Her zaman olduğu gibi Atatürk Orman Çiftliğinin verdiği bu cevap ne CHP Grubu olarak bizi ne de halkımızı tatmin etmemiştir çünkü faiz hariç anapara ödemesi yapılmıştır, faiz borcunun cezasıyla birlikte devam ettiğini belirtmiştir. Bu durum gerçekten vahim bir durumdur.
Melih Gökçek ve ardından gelen Büyükşehir Belediye Başkanı Atatürk Orman Çiftliğine olan tüm borcu ödemesi gerekirken sadece anapara ödemesi yapmış ve faiz borcunu cezasıyla birlikte CHP'li Ankara Büyükşehir Belediyesine bırakmıştır.
Aslında Gökçek, açıklamalarında, kendi döneminde Ankara Büyükşehir Belediyesinin maddi açıdan güçlü ve iyi yönetilen bir Belediye olduğunu her fırsatta iddia etmekteydi. Fakat yaklaşık on yılı AKP yönetiminin kanatları altında, yirmi beş yıl Başkanlığını yaptığı Ankara Büyükşehir Belediyesinin borcundan dolayı icra takibine uğraması gerçekten kötü belediyecilik örneği oluşturmuş ve Belediyeyi, dolayısıyla tüm Ankara halkını zarara sokmuştur. CHP'li Ankara Büyükşehir Belediyesi ve Ankara halkının geçmişte kendi yönetiminden kaynaklanmayan bir borcun faizini ödemeye mahkûm edilmesi adaletli değildir.
CHP Grubu olarak yaptığımız diğer itirazımız ise Atatürk Orman Çiftliğinin geçmiş yıllardaki bilanço ve gelir tablolarına bakıldığında her ne kadar Atatürk Orman Çiftliği kâr etmiş gibi görünse de gerçekte zarar eden bir kuruluş olduğudur. Sayıştayın geçmiş yıllardaki Atatürk Orman Çiftliği raporlarında, kiracıların kiraladığı açık ve kapalı alanları sürekli genişletme eğilimleri ve haksız kazanç sağlama girişimlerinin olduğu belirtilmiştir. Yine Sayıştay kurumunca, alınan mahkeme kararlarına karşın yıllarca devam eden tahliye ve kira alacağı sorunlarının üzerine kararlılıkla gidilmesi gerekliliği belirtilmiştir. Kiracıların sözleşme hükümlerine uymamasında en büyük etken, kiracıların kullanımına verilen kapalı ve açık alanların yüz ölçümü ve mevcut durumlarını gösteren parafe edilmiş krokilerin sözleşme eki olarak kiracılara teslim edilmemesi ve sözleşmelerde aykırı davranışların kesin tahliye şartı olduğu konusunda yeterli açıklıkta hüküm bulunmaması, hatta kullanıma verilen alanın ada, parsel numaralarının dahi sözleşmede yer almaması olmuştur.
Teşekkür ediyor, hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)