| Konu: | Çorum ilinin sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşması |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 27 |
| Tarih: | 05.12.2019 |
TUFAN KÖSE (Çorum) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ben de yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Bundan tam seksen beş yıl önce, 5 Aralık 1934'te bu çatı altında kabul edilen bir yasayla ülkemizde kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkı tanınmıştır. Ben bu günün tüm kadınlarımıza ve dünyadaki kadınlara kutlu olmasını diliyorum. Kadının toplumdaki esaretine ve görünmezliğine karşı Atatürk döneminde atılan en önemli adımlardan biridir ama 2019 yılında kadının uğradığı şiddeti, ayrımcılığı ve kadın cinayetlerini gördüğümüzde daha atmamız gereken, yürümemiz gereken çok yol olduğu da açıktır. Tabii, 1934'te bu kanun kabul edildi ama bundan çok öncesi de var. 1930'da yerel seçimlerde, belediyelerde ve 1932'de de muhtarlık seçimlerinde kadınlara seçme ve seçilme hakkı o günün çok gelişmiş Fransa'sından, İsviçre'sinden, Yunanistan'ından çok daha önce tanınmış. O dönemin yöneticilerinin, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının da bu noktadaki çok ayrıntılı ve geleceği gören düşüncelerini buradan bir kez daha anmak istiyorum.
Değerli arkadaşlarım, Çorum'un çok sorunu var ama Çorum'un en önemli sorununun, sorunlarının etkili yerlerde, iktidar makamlarında etkili bir biçimde savunulmaması olduğunu düşünüyorum. Bu noktada İYİ PARTİ'nin Ankara Milletvekilinin de -biz de geçmişte bu konulardan bahsettik ama- uyarıcı yolda verdiği soru önergelerinin eleştirilmesini doğru bulmadığımı belirtmek istiyorum. Örnek olsun, Çorum bir KOBİ kenti. Çorum, üretimde ve bölgesindeki iller içerisinde yıldız bir kent. Ama Çorum'da maalesef devlet yatırımı yok. Zaten Çorum'un iş adamı, esnafı, ustabaşısı, mühendisi de devletten herhangi bir yardım istemiyor. Devletten ne istiyor? Navlun ücretlerinde dünyada yarışabilmek için demir yolu istiyor hem de hızlıca. Çok dile getirdim bu kürsüden: İktidar partisi Çorumluyu oyalıyor. Çorum'a yapılacak demir yolunun etüt projelerine 2016'da başlanmış, etüt projelerinin bile üçte 2'si daha tamamlanamamış. Yani dört yılda etüdün üçte 2'si tamamlanamadığına göre, yatırım ne zaman gelir belli değil. Hâlbuki 2023'te yapılacağı bu kürsülerden çok iddia ediliyordu.
Çorum'un havaalanı konusu. Değerli arkadaşlarım, bizim hayalimiz, Çorumluların hayali 1 milyonluk ve ihracatı da 10 milyar dolar olan bir kent. Bu yolda da emin adımlarla ve hızlıca, kendi eti ve yağıyla kavrularak ilerliyor. Ama Çorum'un bir havaalanı yok. Çorum'un havaalanına en son para, ödenek 2002 yılında gelmiş yani sizin iktidarınız gelmeden önce, AK PARTİ'nin iktidarı gelmeden önce. 2002'den sonra tek kuruş para harcanmamış.
İktidara yürüyoruz. İlk genel seçimde Cumhuriyet Halk Partisi iktidar olacak ve Çorum'a havaalanı yapmanın sözünü ben buradan Çorumlu hemşehrilerime vermek istiyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
Yine, Çorum, Anadolu'nun Mezopotamyası'dır. Niye Anadolu'nun Mezopotamyası diyorum? Çorum, Yeşilırmak ve Kızılırmak'ın ortasında bulunan verimli arazileriyle, düz arazileriyle çok önemli bir kent ama Çorum'da, maalesef, sulu tarım -ki o sulu tarım da cazibeli suyla yapılan bir sulu tarım değil yani devlet yatırımıyla, kanallarla sulanan araziler değil birçoğu- ancak yüzde 14 seviyesinde yani Çorum'un arazilerinin yüzde 86'sı sulanamıyor değerli arkadaşlarım. Bu konuda da yıllardır gönderilen ödenekler sadece proje ortadan kaldırılmasın anlamında gönderilen çok düşük ödeneklerdir ve "sulama" adı altında Çorum'da yapılan hiçbir çalışma günümüzde kalmamıştır.
Arkadaşlar "Çorum, KOBİ kenti." dedim. Çorum'da gerçekten çok önemli kuruluşlar bugün finansal darboğaz içinde. Bunun anlamı şu: Hani ticaret yapan kentler vardır, almazsınız, satmazsınız, finansal sorunlarınızı çözersiniz ama üreten kentler, üreticiler, imalatçılar "Ben üretmiyorum, ben işçimi çıkarıyorum." diyemez. Gidiyorlar bankalara Çorum'un iş adamları, Çorum'un KOBİ'leri, gittiklerinde deniyor ki: "Kardeşim, sizin bilançolarınız zayıf, satışlarınız düşük." E, kardeşim, benim satışlarım düşük olmasa, bilançom çok iyi olsa ben sana niye krediye geleyim? Ortam belli, Türkiye kan ağlıyor. Çorum'un üreticisi, Çorum'un imalatçısı KDV alacaklarını alamıyor. Hadi tamam, kredilere ulaşamıyoruz, KDV alacaklarında Çorum için bir noktada kolaylık sağlayın; o da yok. İki tane devlet yatırımı vardı, şeker fabrikasını geçtiğimiz yıl özelleştirdiniz, çimento fabrikası da çok önce özelleştirilmişti ama özelleştirilen çimento fabrikası da tamamen üretimini durdurdu ve fabrikasını başka bir yere taşıdı.
Biz Çorumlular olarak devletten herhangi bir inayet beklemiyoruz, iktidar nezdinde işimizi ciddiyetle takip edecek iktidar partisi temsilcilerini ve iktidar partisi temsilcilerinin de bu konuları ısrarla takip etmesini istiyoruz. Eğer takip etmeyeceklerse en kısa sürede iktidar gelerek -Cumhuriyet Halk Partisi olarak- biz bu işleri sonuna getireceğiz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayalım.
TUFAN KÖSE (Devamla) - Tamamlıyorum Başkanım.
Yine "Çorum sahipsiz." dedim. Değerli arkadaşlarım, yola çıkıyoruz; Ankara'dan yola çıkın, Samsun'dan yola çıkın, Amasya'dan yola çıkın, nereden yola çıkarsanız çıkın -tabii çok önemli midir bilmiyorum yani bu kadar yoksulluğun olduğu, adaletsizliğin olduğu, işsizliğin, terörün olduğu bir ülkede söyleyeceğim konu çok önemli olmayabilir belki ama bizi yaralıyor- Çorum il sınırlarına girene kadar Karayolları Çorum'a ait herhangi bir yol göstergesi, levha, tabela koymamış. Bakın şimdi, Ankara'dan çıktık, Samsun'a gidiyoruz; "Elmadağ 22, Kırıkkale 54, Samsun 394" diyor, hâlbuki Çorum bu noktada 200 kilometrelik bir mesafede. Yani çok önemli olmadığını biliyorum ama yola çıkan bütün Çorumluların yüreğini yaralayan bir konudur bu. Bu konuda da Karayollarını uyarıyorum: En kısa zamanda yol levhalarını düzeltsinler.
Çorum'un sorunlarının çözüm yeri Cumhuriyet Halk Partisi iktidarıdır. Buradan da Çorumlulara bunun sözünü veriyorum.
Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)