| Konu: | Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifleri münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 27 |
| Tarih: | 05.12.2019 |
ENSAR AYTEKİN (Balıkesir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan teklifin 33'üncü maddesi üzerinde söz aldım. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, aslında konuşmamı 61'inci madde üzerine yapacağım çünkü daha 27 madde var, önümüzde birkaç saat zaman var, süre var, şimdiden uyarıyorum, kayıtlara girsin: Geceye vakit var, eksikleri görün, Cumhurbaşkanı veto etmeden bu maddeyi tekliften çıkarın.
Değerli milletvekilleri, sivil toplum olgusu, özellikle İkinci Dünya Savaşı'nın ardından gelişen bir olgudur ve sivil toplum hareketleri, anayasalarca güvence altına alınan hareketlerdir. Bizim Anayasa'mızda da "temel hak ve hürriyetler" başlığı altında ele alınan örgütlenme özgürlüğünün amacı, demokrasiyi güçlendirmektir.
Değerli milletvekilleri, bu noktada "hak" ve "hürriyet" kavramlarına bakmakta fayda var. Hak somuttur, mahkemelerce de ileri sürülebilir. Hürriyet ise soyuttur, hürriyetlerin gerçekleşmesi için başkalarının veya devletin bir şey yapmasına gerek yoktur. Hürriyet, kişinin kendi fiiliyle gerçekleşir. Örneğin, Anayasa'mızın 33'üncü maddesinde "Herkes, önceden izin almaksızın dernek kurma ve bunlara üye olma ya da üyelikten çıkma hürriyetine sahiptir." ifadesiyle dernek kurma hürriyeti tanınmıştır yani bu, bir hürriyettir.
Değerli milletvekilleri, teklife getirilen bu madde, hürriyeti kısıtlama maddesidir. Bu düzenlemeyle hangi derneğe kimin üye olduğunun o ilin mülki amirine bildirilmesi zorunlu hâle getirilmektedir. Bunun adı, tek kelimeyle "fişleme"dir. Teklifin gerekçesinde "yurttaşların bilgisi dışında, derneklere üye yapılması" gibi bir kılıf icat edilmiştir. Mülki amire bildirilen bu isimler ne olacaktır? GBT sorgusunda, mülakatlarda, kamuya alımlarda tek tek öne çıkarılacaktır ve yine, bir dernek, siyasi gerekçelerle bir süre sonra terör örgütü ile iltisaklandırıldığında üyelerinin de aynı şekilde, siciline not düşülecektir. Bu durum, örgütlenme hakkı ihlalidir, özel hayatın gizliliği ihlalidir, Anayasa'nın 13, 33 ve 90'ıncı maddelerine de aykırıdır.
Anayasa'mız "Cumhurbaşkanlığı kararnamesi yani CBK ile kanun hükümleri çatışırsa CBK hükümsüzdür." der. 17 sayılı CBK'yle bakanlığa yönetmelik çıkarma yetkisi verilmiştir. Bu çerçevede, 9 Nisan 2019'da İçişleri Bakanlığı tebliği çıkarılmıştır. Bu tebliğde dernek kayıtlarının elektronik ortamda tutulmasına ilişkin düzenleme yapılmıştır ancak Dernekler Kanunu ve 4721 sayılı Kanun'la bu kayıtların yazılı olarak tutulması gerektiği de ifade edilmiştir. Getirilen bu düzenlemeyle kanunlar devre dışı bırakılıp Cumhurbaşkanlığı kararnamesi baz alınmak istenmektedir. Bu hâliyle de Anayasa'ya aykırıdır.
Örneğin, son zamanlarda, iktidar ve ortağının yüzüstü bıraktığı EYT'liler gerçeği vardır. Bir dernek altında örgütleniyorlar. Bu teklifle birlikte vali, derneğin tüm üye listesini alacak ve iktidarla paylaşacak. Bunun sonucunda tüm üyeler her türlü baskının, yıldırmanın hedefi olacaktır. Bir hak altında örgütlenen EYT'lilerde bile bu risk varken siyasi bir örgütlenmenin yaşayacağı riski varın siz düşünün. Yine, Komisyonda karşı çıktığımızda "Dernek üyelerinin devlete bildirilmesinde ne sakınca var? Namuslu, dürüst, temiz vatandaşın kimliğini biz devlete bildiriyoruz. Bundan neden korksun vatandaşlarımız?" dedi arkadaşlarınız. Değerli arkadaşlar, vatandaşlarımız, derneğe üye olacak insanlar devletten korkmuyor; AKP'den, sizden korkuyor, sizin zulmünüzden çekiniyorlar, bunu bilin. (CHP sıralarından alkışlar)
Buradan uyarıyoruz, Cumhurbaşkanı veto etmeden bu maddeyi tekliften çıkarın, sonra filtrede olduğu gibi komik duruma düşmeyin. Bu yüzden bu maddeye karşı çıkıyoruz.
Bu duygu ve düşüncelerle Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)