| Konu: | 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi ile 2018 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin Maddeleri münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 36 |
| Tarih: | 17.12.2019 |
CHP GRUBU ADINA VELİ AĞBABA (Malatya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bizi böyle suçlamayın.
ERKAN AKÇAY (Manisa) - Kin kusuyorsun.
KAMİL AYDIN (Erzurum) - On dakika suçladın şurada.
FATMA KURTULAN (Mersin) - Ne diyorsunuz arkadaşlar ya!
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Sen kim oluyorsun ya!
VELİ AĞBABA (Devamla) - Bugün, MHP tarafından ilan edilen 17-25 Aralık rüşvet ve...
BAKİ ŞİMŞEK (Mersin) - Sen kimsin ya!
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Sen kimsin!
KAMİL AYDIN (Erzurum) - Sen kimsen ben de oyum!
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Sen kimsin!
BAKİ ŞİMŞEK (Mersin) - Sen kimsin! Hayırdır...
BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, hatibi dinleyelim.
Buyurun Sayın Ağbaba.
FATMA KURTULAN (Mersin) - Burada köle mi var!
KAMİL AYDIN (Erzurum) - Aynı şeyi biz söylüyoruz: Köle mi var! Burada on dakika resital veriyorsunuz.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Ya, siz kime bağırıyorsunuz ya!
KAMİL AYDIN (Erzurum) - Şehit annesi var orada.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Burada da babasını kaybeden vekiller var.
KAMİL AYDIN (Erzurum) - Eyvallah. Ona bir şey söyledik mi? "Sen kimsin!" Bu tavırlar...
MEHMET RUŞTU TİRYAKİ (Batman) - Siz söylüyorsunuz ya.
BAŞKAN - Buyurun Sayın Milletvekili...
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, bu işi bir nihayete erdirelim mi?
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Şehitleri kullanmayın daha fazla!
KAMİL AYDIN (Erzurum) - Ben ona "Sen kimsin!" demedim.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Kullanmayın, kullanmayın!
KAMİL AYDIN (Erzurum) - Senden mi izin alacağım!
AYŞE ACAR BAŞARAN (Batman) - O da bir milletvekili, ben de bir milletvekiliyim.
KAMİL AYDIN (Erzurum) - Kullanacağım!
AYŞE ACAR BAŞARAN (Batman) - O sataşırsa ben de sataşırım.
KAMİL AYDIN (Erzurum) - Gözünün içine baka baka kullanacağım!
AYŞE ACAR BAŞARAN (Batman) - Olacak iş değil ya!
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Biz de sizin gözünüzün içine baka baka gerçekleri söyleyeceğiz.
KAMİL AYDIN (Erzurum) - Haydi bakalım!
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Gözünüzün içine baka baka!
ERKAN AKÇAY (Manisa) - Nefret saçıyorsunuz yani gözleriniz öfke ve kin, düşmanlık saçıyor.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Öfke ve kin size yakışır.
BAŞKAN - Veli Bey, buyurun.
VELİ AĞBABA (Devamla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
MHP tarafından ilan edilen "17-25 Aralık Rüşvet ve Yolsuzlukla Mücadele Haftası" bugün, ben de bu gününüzü kutluyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
"Ne kadar Omo varsa, ne kadar Tursil varsa, ne kadar Persil varsa, ne kadar temizlik malzemesi varsa alayını alacağım, Haliç'e dökeceğim ve AKP'yi 3 defa değil, 40 defa orada yıkayacağım." Bu sözler, o dönemde akılda kalan sözlerden biri.
CEMAL ENGİNYURT (Ordu) - O Tursil yetmez sana, yetmez! Sana o Tursil yetmez!
VELİ AĞBABA (Devamla) - Değerli milletvekilleri, 17 Aralıkta ayakkabı kutusunun sadece ayakkabı kutusu olmadığını, elbise kılıfının sadece elbise kılıfı olmadığını, taşımak için kullanılmadığını, çikolata paketinin sadece çikolatadan ibaret olmadığını bütün Türkiye gördü. Artık öğrendik ki "ayakkabı kutusu" "elbise kılıfı" denilince; yolsuzluk, hırsızlık ve yeşil dolarlar akla geliyor. 17 Aralıktan hemen bir gün sonra, operasyonun muhatabı olan Başbakanın, operasyonu yaptığı iddia edilen Pensilvanya'daki şahsa aracı gönderdiğini hep birlikte gördük.
Değerli milletvekilleri, gelelim bütçeye. Bu yılki bütçeye bir isim bulmak gerekirse herhâlde en uygun isim "çiğ köfte bütçesi" olurdu. Bundan on yedi yıl önce sınırlı sayıda çiğ köfteci varken, geldiğimiz bu noktada şehirlerde en çok açılan iş yeri çiğ köfteci dükkânları. Bakkalı, şarküteri, daha doğrusu, küçük esnaf kepenk kapatırken her sokakta, her caddede, her mahallede çiğ köfteci dükkânları açılıyor.
MUHAMMED FATİH TOPRAK (Adıyaman) - En lezzetli yemek çiğ köfte.
VELİ AĞBABA (Devamla) - Türkiye'nin her yanında, bütün şehirlerde en çok çiğ köfteci dükkânları var.
MUHAMMED FATİH TOPRAK (Adıyaman) - Adıyaman çiğ köftesini tavsiye ederiz.
VELİ AĞBABA (Devamla) - Niye? Çünkü fakirin fukaranın, asgari ücretlinin, yüzde 4 zam verdiğiniz memurun en ucuza karnını doyurduğu şey çiğ köfte, dürümü 3 TL. Sen bilemezsin çiğ köftenin tadını da fiyatını da çünkü sen saraylarda yemeye alışıksın. Burada çiğ köftecilere teşekkür ediyoruz insanlar açlıktan ölmediği için. (CHP sıralarından alkışlar)
ALİ ŞAHİN (Gaziantep) - Gel, yoğurayım sana, gel.
VELİ AĞBABA (Devamla) - Belli azınlık dışında, sizin dışınızda herkes bunu biliyor ama siz, şatafattan ve zevkten dünyayı göremiyorsunuz.
Değerli arkadaşlar, çiğ köfteci dükkânını kimler açıyor? AKP milletvekilleri ya da sizin çocuklarınız açmıyor, onu biliyoruz; sizin çocuklarınız özel memurluklarda, özel kurumlarda görev alırken, çiğ köfteci dükkânlarını atanamayan öğretmenler, atanamayan mühendisler ve atanamayan üniversite mezunları açıyor. Bir tarafta, değerli milletvekili, bir tarafta 3 TL'ye çiğ köfte dürümüyle karnını doyuranlar; diğer tarafta, köşkte mevlit yapıp 40 günlük bebeğe tek taş yüzük takan görgüsüzler. Bir tarafta, sabah, öğlen, akşam çiğ köfte yiyen garibanlar; diğer tarafta, yüz binlerce lira maaş alan jöleliler. Bir tarafta, pazar parası istenince cebindeki 1,5 TL'yi vermeyi utanıp intihar eden yoksul vatandaş; diğer tarafta, 5 yerden maaş alan sarayın utanmaz danışmanları. Bir tarafta, üç öğün simit hesabı yapanlar; diğer tarafta, Simit Sarayının 500 milyon dolar borcunu üstlenenler. Bir tarafta, atanamadığı için inşaatta amelelik yaparken düşüp ölen yoksul çocukları; diğer tarafta, işe gitmeden maaş alan torpilliler. Bir tarafta, evine haciz gelen şehit babaları; diğer tarafta 15 Temmuz şehitlerinin 309 milyonunu iç edenler.
Değerli arkadaşlar, aslında Türkiye'nin resmini bugün arkadaşlarımızın da dile getirdiği BİRGün gazetesinden görebiliriz. BİRGün gazetesinde yazıyor -belki takip etmiyorsunuzdur, siz yandaş medyayı takip ediyorsunuz- "Ayrı geminin insanları." diye. Ayrı geminin insanlarına bir bakın ve bakın da bu manzaradan herkes utansın.
Değerli arkadaşlar, 2019 yılı hiç kuşkusuz şatafat ve israfla akla geldi. Niye akla geldi? Çünkü 31 Martta ve 23 Haziranda bazı gerçekler, bazı pislikler kamuoyunun dikkatine gelmeye başladı.
Değerli arkadaşlar, öyle makam araçları, konutlar, o kadar israf var ki hiçbir şeye sığmıyor. Özellikle, sizin de yakından takip ettiğiniz, sosyal medyada trollük yapan bir eski belediye başkanı var ki yaptıklarından ben bile utanıyorum. Bu trol, kendini mıncıklamak için, kendini mıncıklamak için belediye kasasından aylığı 3.800 liraya masöz tutuyor.
RAVZA KAVAKCI KAN (İstanbul) - Nasıl bir seviyesiz dil bu! Meclise uygun mu?
VELİ AĞBABA (Devamla) - Bakın, kendini mıncıklatmak için aylık 3.800 liraya masöz tutuyor. (AK PARTİ sıralarından gürültüler) Aynı trolün 3 tane cipi var.
RAVZA KAVAKCI KAN (İstanbul) - Nasıl edepsizce... Meclisin konumuna uygun mu? Ama olmaz böyle şey! Lütfen...
VELİ AĞBABA (Devamla) - Utanmanız lazım ama bana laf atıyorsunuz.
Hele bir de bu kayyum var ya, kayyum... Savunduğunuz kayyumların yapmış olduğu uygulamalar var ki ben utanıyorum. Belediye makam odalarının arkasında, kayyumların makam odalarının arkasında neler var, neler var...
RAVZA KAVAKCI KAN (İstanbul) - Ayıp! Ayıp!
VELİ AĞBABA (Devamla) - Hamam var, sauna var... (AK PARTİ'li ve CHP'li bir grup milletvekilinin karşılıklı laf atmaları, birbirlerinin üzerine yürümeleri; AK PARTİ ve CHP sıralarından gürültüler)
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)