GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi ile 2018 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin Maddeleri münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:38
Tarih:19.12.2019

NECATİ TIĞLI (Giresun) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, iktidara göre bu ülkede yaşanan her şeyin bir suçlusu var. Ekonomi dış güçlerin suçu, faiz bankaların, işsizlik lobilerin, pahalılık marketlerin, terör muhalefetin, intihar edenin, taciz ve tecavüz ise kadınların suçu! (CHP sıralarından alkışlar) Aslında her şeyin tek suçlusu var, Adalet ve Kalkınma Partisi.

"Her şeyi biz biliriz." diyen AK PARTİ iktidarına, Soma'da tekmelenen vatandaşı, yargıya müdahaleyi, tekrarlatılan seçimleri, din istismarını ve her sıkıştığınızda "Halkın teveccühüyle iktidara geldik." sözünüzü ama o teveccühe layık olamadığınızı, mühürsüz oyları saymanızı, seçim odalarını basmanızı, yandaş medyayla vatandaşı kandırmanızı, seçilenlerin yerine kayyumlar atamanızı, şehitler için toplanan paraları iç etmenizi, işsizleri, yoksulları, intiharları görmezden gelmenizi ve "Allah'ın lütfu" diye tabir ettiğiniz darbeleri hatırlatıp özelleştirmeler üzerine devam etmek istiyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

On yedi yıllık AK PARTİ iktidarında birçok kurum yandaşlara altın tepside sunuldu. 62 milyar dolarlık özelleştirme yapıldı ama yatırım yapılmadı. 50 milyon doları bahane ettiniz, 20 milyar dolarlık Tank Palet Fabrikasını Katarlılara, BMC Grubuna verdiniz ama bizim sorularımıza cevap vermediniz. Gözünüzü şimdi de Varlık Fonuna ve Merkez Bankası kaynaklarına diktiniz.

Ülkemizde çoğu çalışan asgari ücrete yakın bir ücret alıyor yani aç çünkü açlık sınırı 2.103 lira. Ama Hazine ve Maliye Bakanı çıkıp "Bu ay öncekinden, sonraki ay da öncekinden iyi olacak." diyerek hem pembe masallar anlatıyor hem de vatandaşla dalga geçiyor; ayıptır. İktidarınız bunlara çözüm bulacağı yerde bütçeyi patronların emrine sunuyor ve bunun adına "2020 yılı Türkiye bütçesi" diyor, eğer yerseniz.

Bu bütçede kadın yok, çocuk yok; öğretmenler nerede? Ama kredisini ödeyemeyen öğrenciler icra dairesinde. Bu mudur yediğiniz ekmeği üreten çiftçiye reva gördüğünüz bütçe?

Hasta garantisi verdiğiniz sağlık sisteminde insanlar ölüyor. İçinde doktor olmayan şehir hastaneleri deva yeri değil dert yeri olmuş durumda. Sizin sağlık sisteminizde hastalar tedavi olacağı hastaneyi değil, gömüleceği mezarlığı seçebiliyor. Peki, bu mudur onlara layık görülen bütçe?

Bu ülkede kadınlar katledilirken yürütmeye bağlı olan mahkemeler cinayeti değil, kadının neden o saatte dışarıda olduğunu, oraya neden gittiğini sorguluyor. Aslında sorgulanması gereken, kadını ötekileştiren söylemler, hedef gösteren açıklamalar, uygulanmayan kanunlar ve yapılan eylemlerdir. (CHP sıralarından alkışlar)

Bunlar sorgulanmayınca yürütmenin esiri olmuş yargıya nasıl güvenebiliriz? Yargı ne zaman yürütme organından bağımsız olursa işte o zaman bu ülkeye adalet ve hukuk gelecektir. İktidar ve Sayın Cumhurbaşkanı ne zaman Anayasa'yı yok sayarak kanun yapmaktan vazgeçerse işte o zaman bu bütçe halkın bütçesi olacaktır.

Hepimiz Anayasa'ya göre bu vatan ve milletin haklarını korumak için yemin ettik ama gelinen noktada, sizlerin ettiği yemin, sanki bu milletin hakları için değil, AK PARTİ Genel Başkanının hakları için yapılmış gibi.

Değerli arkadaşlar, bu bütçe, ne beni ne sizi ne de vatandaşı koruyan bir bütçedir. Bu bütçe, ülkeyi yürütenlerin zengin edildiği bütçedir. Bu bütçe, emeğin, alın terinin ve toplanan vergilerin halka küfür edenlere peşkeş çekildiği bütçedir. (CHP sıralarından alkışlar) Kısacası, bu bütçe, yürütme bütçesidir.

Sarayın yaptığı bu bütçeyi Meclis kabul edecek olsa bile, aydın Türk kadını, geleceğimiz olan gençler, asgari ücretliler, öğretmenler, sağlıkçılar, emekliler, işçiler, memurlar ve biz Cumhuriyet Halk Partili milletvekilleri olarak bu bütçeyi kabul etmiyoruz, bu bütçeyi onaylamıyoruz, bu bütçeye sonuna kadar "hayır" diyoruz.

Son olarak, saray iktidarına 31 Martta sarı kart gösteren halkımız artık VAR odasında. VAR, Türk futboluna yeni geldi; hakem, pozisyonu göremediği zaman, yanlış karar verdiği zaman VAR odasına girer, ondan sonra doğru kararı verir. Halkımız daha sonra, 23 Haziranda iktidara bir sarı kart daha gösterdi.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

NECATİ TIĞLI (Devamla) - Sayın Başkanım...

BAŞKAN - Tamamlayın.

NECATİ TIĞLI (Devamla) - Tezgâha, dümene, yolsuzluklara "Dur!" demek için VAR odasına giren halkımız, ilk genel seçimlerde AK PARTİ'ye kırmızı kartı gösterecek, evine gönderecek. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)

HASAN ÇİLEZ (Amasya) - Evimiz burası, Meclis.

NECATİ TIĞLI (Devamla) - O oturduğunuz sıralarda Cumhuriyet Halk Partisi kadroları oturacak.

HASAN ÇİLEZ (Amasya) - Gelin yer değiştirelim.

NECATİ TIĞLI (Devamla) - Grup Başkan Vekilimiz halkın bütçesini anlatacak. (CHP sıralarından alkışlar)

SALİHA SERA KADIGİL SÜTLÜ (İstanbul) - Helal!

NECATİ TIĞLI (Devamla) - Sizler bu ülkenin geleceğini nasıl görüyorsunuz ben bilmiyorum ama ben bu ülkenin geleceğinde... (AK PARTİ ve CHP sıralarından gürültüler)

BAŞKAN - Sessiz olalım değerli arkadaşlar.

NECATİ TIĞLI (Devamla) - AK PARTİ'yi görmüyorum, tek adam rejimini görmüyorum.

BAŞKAN - Selamlayalım Sayın Tığlı, süreniz bitiyor.

NECATİ TIĞLI (Devamla) - Gördüğüm tek şey; özgür, demokratik, bağımsız bir Türkiye'yi yöneten Cumhuriyet Halk Partisi iktidarıdır.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)