| Konu: | Afyonkarahisar ili Eber Gölü çevresinde çıkan yangınlara ilişkin gündem dışı konuşması |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 42 |
| Tarih: | 14.01.2020 |
BURCU KÖKSAL (Afyonkarahisar) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Eber Gölü, Afyonkarahisar ilimizin Çay, Sultandağı ve Bolvadin ilçelerine sınırları bulunan, Türkiye'nin 12'nci büyük gölüdür. Balıkçıl kuşlara, karabataklara, pelikanlara, sazan ve turna gibi balıklara ve birçok canlıya mesken olan sazlıklarıyla, çiçekleriyle, yüzen adacıklarıyla âdeta bir doğa harikası olan Eber Gölü'müz, bugünlerde "dip çamuru çıkarma ihalesi" adı altında verilen bedava torf çıkarma hakkıyla ve 22 Aralık 2019 Pazar günü gölün 6 noktasında birden aynı anda başlayan ve sabotaj ihtimalinin yüksek olduğu, hâlen de faillerinin bulunamadığı bir yangınla gündemde.
Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından, Eber Gölü'nde 3.600 hektar alan için dip çamuru çıkarma ihalesi bir şirkete veriliyor. Sözde amaç, gölün sazlıklarını temizlemek ve gölü çamurdan arındırmak ama işin aslı farklı; ihaleyi alan şirketin, seracılıkta ve çiçekçilikte yoğun olarak kullanılan ve bir tür gübre olan torf madenini gölden çıkarıp satması amaçlanıyor. Peki, torf madenini çıkarmak için ne gerekiyor? Torf madenini çıkarmak için dördüncü sınıf maden ruhsatına sahip olmanız gerekiyor, bilimsel ÇED raporu gerekiyor, her altı ayda bir çıkarılan bölgede bilimsel analiz yapılması gerekiyor; bunun yanı sıra, devlete vergi ödeniyor, köylere hizmet götürme birliğine para ödeniyor, çalıştırılan işçi için hayat sigortası yatırılıyor yani torf çıkarma, biraz masraflı ve bürokrasisi yoğun olan bir iş. Tabii, baktınız, yine her zamanki yaptığınız gibi kapıdan değil pencereden girmeyi tercih ettiniz. Derdiniz doğayı korumak ya da devlete para kazandırmak filan değil yandaşı zengin etmek. Onun için de kanunu dolandınız, torf maden ruhsatı aramaksızın bir A4 kâğıdıyla yapmış olduğunuz ihaleyle "dip çamuru çıkarma" adı altında hiçbir analiz yapılmadan, bilimsel ÇED raporu olmadan, devlete de 1 kuruş vergi ödemeden, bedavadan, altın tepsiyle oradaki torfu yandaş bir şirkete sundunuz.
Şimdi, biz de şunu söylüyoruz: Orada kanun dışı bir işlem yaptırmamak için gerekirse gölün başında nöbet tutturacağız ama oradaki torfu yandaşlarınıza peşkeş çektirmenize izin vermeyeceğiz. Bilimsel ÇED raporuna ihtiyaç var, analiz yapılmasına ihtiyaç var. Bir dip çamuru çıkarma ihalesiyle bir şirkete torfu zahmetsizce, bedavaya çıkarma hakkını vermenin adı bizim literatürümüzde "peşkeş çekmek"tir.
Orada yaşayan endemik türleri düşünmeden, ekolojik dengeye bakmadan; bu işin göle ne gibi yararı var, ne gibi zararı var, bunlara bakılmaksızın gölün torfunu altın tepsiyle, devlete hiçbir bedel ödemeden bir şirkete sundunuz ve ne büyük bir tesadüftür ki bu dip çamuru çıkarma ihalesi verildikten sonra, bu alanlarda çalışılmaya başlandığı sırada, bir pazar günü, rüzgârın şiddetli olduğu bir gün gölün 6 noktasında birden aynı anda bir yangın çıkıyor ve failleri bulunamıyor.
İşte -bölgeye gittim- bunlar yanan yerler, Eber Gölü'ndeki yakılan yerler. Bununla ilgili, kimin yaptığına ilişkin, hâlâ doğru dürüst bir soruşturma dahi yapma gereği duymadınız. Kim yaktı, kim yaptı, bu kadar canlıyı kim öldürdü? Zaten yapılan barajlar yüzünden ciddi anlamda suları azalan, aşırı kirlenmeye maruz kalmış Eber'imize bir darbeyi de işte bu yangın vurdu. Bir de bilimsel ÇED raporu olmadan, analiz yapmadan, kara düzenle "Torf alacağız." diye canım gölün katledilmesine razı oluyorsunuz.
Bakın "Eber sarısı" diye anılan endemik bir bitki var, sadece Eber ve Akşehir Göllerinin kenarında yetişiyor, dünya literatüründe koruma altına alınmış; koparana, taşıyana 60 bin lira para cezası var ama sizin sayenizde, verdiğiniz ihale yüzünden, o bilimsel analizler yapılmadığı için bu türü de yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bıraktınız. Şimdi birilerinin fazla para kazanma hırsı yüzünden bu tür de yok olacak. Derdiniz eğer Dipsiz Göl gibi Eber'i de tamamen kurutup yok etmekse o zaman biz de şunu söylüyoruz...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BURCU KÖKSAL (Devamla) - Toparlayacağım Sayın Başkanım.
BAŞKAN - Sayın Köksal, sözlerinizi tamamlayın, buyurun.
BURCU KÖKSAL (Devamla) - Eber, o bölgenin tarım ve hayvancılığının geleceğidir, bölge insanının ekmek kapısıdır, bölgede yetişen kirazın geleceğidir, meşhur Afyon kaymağının üretildiği sütün sahibi olan mandaların yaşam alanıdır; Eber, oksijen deposudur. Gelin, çok geç olmadan Eber'i kurtaralım diyorum.
Bunu da oradaki köylüler gönderdi; orada yanan sazlar ve oradaki torf. Orada yaşayan insanlar diyor ki: "Bu hayvanların çığlıklarını duyduk yangında." Eğer bu failleri ortaya çıkarmazsanız bunun vebali hepinizin üzerinde.
Genel Kurula saygılarımla. (CHP sıralarından alkışlar)