GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:51
Tarih:04.02.2020

SEYİT TORUN (Ordu) - Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Aslında gönül isterdi ki bu değişiklikleri, bugün görüştüğümüz konuları yerel yönetimler yasası çatısı altında görüşelim ve gerçekten kapsamlı bir çalışmayla, içinde yerel yönetimlerin sorununu çözecek ve onların daha iyi hizmet vermesinin önünü açacak belli iyileştirmeleri konuşalım.

Burada çok değerli milletvekillerim var geçmişte belediye başkanlığı yapmış. Sonuçta onlar yaşanan bu süreci biliyor. Yani bu işi kıyısından köşesinden bir şeyleri buraya getirerek değil... Kapsamlı, samimi, gerçekten bugün yerel yönetimlerin sorunlarını çözecek ve vatandaşın da daha iyi hizmet almasının önünü açacak, onun da birikmiş sorunlarını çözecek bir yapı olsun. Ama neyi konuşacağız? Birazdan, Ahlat'ta yapılan sarayın legalleştirilmesini konuşacağız. Saray zaten bitmiş, bitmiş bir yapıyı burada belki gereksiz tartışmalarla şimdi birazdan legalleştirmiş olacağız veya işte "Parsel bazındaki yapıları ada bazında gerçekleştirelim." diyeceğiz; işte, yüksekliği konuşacağız, bilmem neyi konuşacağız.

Değerli arkadaşlar, bakın, hani "Şehirlere ihanet ettik." denildi ya, yani şehirlere ihanet edildiyse bu ihanete son verip aslında geleceğe yönelik de ciddi kararlar almamız lazım. Bakın, Elâzığ ve Malatya'da bir deprem yaşadık ve sonuçlarını hep beraber orada gördük. Yani bunlardan ders almamız, kentlerimizi geleceğe hazırlayıp, ortak akılla bunu bir siyasi partinin önerisi olmaktan çıkarıp, bir siyasi iddia olmaktan çıkarıp kentlerimiz için çözüm odaklı değerlendirmemiz gerekmiyor mu? Yaşadık işte, ben de gittim, Elâzığ ve Malatya'yı da gezdim. Yani can yandıktan sonra, canlarımızı kaybettikten sonra, acı çektikten sonra çözüm üretmenin, oraya yardım etmenin, bir şekilde orada yardım faaliyetlerinde bulunmanın... Tabii ki çok önemli, çok çok kıymetli ama bunun öncesinde yapmamız gerekenler var. Yani bakın, daha öncesi de var tabii ama 99'dan bu yana yaşananlar hepimizin hafızalarında. Hepimiz orada nasıl acılar çekildi, neler yaşandı gayet iyi biliyoruz. Ama bu Meclis çatısı altında, maalesef, bu, yerel yönetimlerle ilgili, imar konularıyla ilgili bir adım atamıyoruz, bir arpa boyu yol alamıyoruz.

Bakın, yasayla ilgili gerek AK PARTİ gerekse MHP Genel Başkan Yardımcılarıyla da görüştük, Cumhurbaşkanı Yardımcısıyla da görüştük; dedik ki: "Bu yasa bir ortak akılla oluşmalı." Bu çağrımızı her alanda, her yerde ilettik ama her zaman olduğu gibi, gene "Ben yaparım, doğrudur. Ben yaparsam sayısal çoğunluğumla kabul ettiririm, siz de kabul etmek zorundasınız..." Bu doğru değil arkadaşlar.

Şimdi, bakın, bu yasa ne kadar süre içerisinde Komisyona geldi, Komisyonda ne kadar görüşüldü de şimdi Genel Kurula indi? Ya, bu, bu kadar basit mi değerli arkadaşlar? Bir şehrin geleceğini, insan yaşamını bu kadar kısa süre içerisinde oldubittiye getirerek, "Biz düşündük, doğrudur. Sizler de kabul edersiniz veya etmezsiniz." diyerek bu sorumluluğun altından kalkabilir miyiz? Kalkamayız değerli arkadaşlar. Yarın bedelini ödeyince, suçlamanın veyahut da kendinizi aklamanın hiçbir faydası yok. Yiten insan canı, kaybolan insan canı, insan hayatı ve kaybolan şehirlerimiz.

Tekrar bu çağrıyı yineliyorum: Lütfen, eğer kapsamlı bir yasa çıkaracaksak bunu enine boyuna tartışalım. Az önce söyledim, bakın, burada milletvekillerimizin arasında çok tecrübeli belediye başkanlarımız var; bunun bizzat içinde bulunmuş, yaşamış, tecrübelerini oluşturmuş belediye başkanlarımız var; ne olur, bu Parlamentoda bir araya gelerek şehirlerimizin geleceğini hep birlikte oluştursak ve kurtarsak.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Toparlayın.

SEYİT TORUN (Devamla) - Teşekkür ederim.

Ama her zamanki gibi anlayış aynı: "Ben doğrusunu bilirim, Meclise de getiririm, Genel Kurula kabul ettiririm geçerim." Doğru değil arkadaşlar.

Yani baktığınızda da büyükşehrin yetkilerini merkeze toplamaya çalışıyorsunuz, büyükşehrin yetkilerini bir şekilde Bakanlığa veyahut da saraya almaya çalışıyorsunuz. Bu doğru değil arkadaşlar.

Yani eğer 31 Martın hesabını görecekseniz, onu burada değil, halkın içinde görmeniz lazım, halka sormanız lazım. (CHP ve İYİ PARTİ sıralarından alkışlar) Halk 31 Martta, 23 Haziranda kararını verdi. Eğer bu kararın rövanşını Mecliste almak istiyorsanız bu doğru değil arkadaşlar.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)