GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:55
Tarih:12.02.2020

OKAN GAYTANCIOĞLU (Edirne) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 21'inci madde az önce okundu: "Köy yerleşme alanlarının sahil şeridinde kalan kısımlarında yeni yapı yapılamaz." diyor. Sizin söyledikleriniz ile yaptıklarınız birbirini hiçbir zaman tutmuyor. Az önce de "küçük bir külliye" dediniz ama devasa bir saray yapıyorsunuz Ahlat'a. Yani söyledikleriniz ile yaptıklarınız hiçbir zaman birbirini tutmadı.

Şimdi, bir kanun getirmişsiniz, "Sahilleri koruyacağız." diyorsunuz yani köylerdeki sahilleri koruyacaksınız. Önce bir söyleyelim, Türkiye'de köy bırakmadınız. Köylerde nüfus yaşlanıyor, kırsal boşalıyor. "Köylere bir çivi bile çaktırmayız." diyorsunuz, oysa bütün köylerin sahillerini yağmalıyorsunuz, yağmalamaktasınız, hatta köylerde sahil yoksa, sahili olmayan yerler varsa oralara da kanal açarak talana, ranta devam ediyorsunuz.

Kıyıları korumaya çok istekliyseniz gelin, ben size birkaç tane kıyı söyleyeyim, oraları koruyun: Örneğin, Keşan Mecidiye'de taş ocakları var, tam kıyıda. Taş ocakları, kıyıya ciddi zarar veriyor, Saroz gibi, kendi kendini yenileyen bir körfez, maalesef, tehdit altında. Bunun yanında yine aynı körfezde Sazlıdere köyü var, oraya da bir doğal gaz enerji hattı çekmeye çalışıyorsunuz, 10 bilirkişi uzmanın "hayır" demesine rağmen mahkemelerin önünden, arkasından geçerek bu projeyi yapmaya çalışıyorsunuz. Bunları durdurun, uyduruk ÇED raporlarıyla sahillerimizin, dağlarımızın, denizlerimizin, tarım alanlarımızın yağmalanmasına karşı çıkın.

Gücünüzü görüyoruz ama gücünüzü yoksul halkı daha çok yoksullaştırırken görüyoruz. Sayenizde yoksulluk ve işsizlik, cumhuriyet tarihimizin rekorlarını kırıyor; çiftçi borç içinde, vatandaş borç içinde, emeklimiz açlık sınırının altında bir gelire sahip. Madem sahilleri koruyacaksınız, Marmaris'ten Ahlat'a saray yapma sevdanız nedir? Dünyada hayatı at üstünde geçen Alparslan bile Malazgirt'te Ahlat kıyısına böyle bir saray yapmayı düşünmemişti. Siz düşündünüz, tarihe bir ilk olarak geçtiniz. Motoru Alman, bataryası Çin, mekanik aksamı İngiliz, tasarımı İtalyan olan yerli arabayı üretecek olan sizlerin Ahlat'a saray yapma fikri, yerliliğinizin ve millîliğinizin gerçek bir ispatı olmuştur. Marmaris'te, unutmayalım, yazlık saray yapmak için 40 bin ağacı kestiniz, köylülerin arazilerini kamulaştırdınız, yetmedi, "Ağaç kesildi." haberlerine bile engel oldunuz ama köylü, bir çivi çaksa yemeyeceği ceza yok.

Bu kıyılara saray dikme sevdanız nereden geliyor, bilmiyoruz. Osmanlı'nın yükselirken yani yükseliş döneminde yapmış olduğu mütevazı bir Topkapı Sarayı var, bir de çöküş dönemindeki devasa Dolmabahçe, Çırağan Sarayları gibi siz de çöküş döneminizde böyle saraylar yapıyorsunuz. Siz bu kıyılara saray yapma işini öyle bir geliştirdiniz ki takdiri hak ediyorsunuz. Kanal İstanbul gibi bilim insanlarının karşı çıktığı, bilime aykırı proje için yüzlerce milyar harcamaya kalkıyorsunuz. Bu ucube projeye sırf Katarlı dostlarınızın tarlalarını kıyıya, ranta açmak için milyonlarca insanımızın hakkını veriyorsunuz. Emekliye, köylüye, işçiye, çiftçiye gelince, işsizlere gelince kaynakları harcamıyorsunuz, Katarlıların tesadüfen almış olduğu tarlalara kıyı yapmak için bunları kullanacaksınız.

Kıyısever olduğunuz doğru; kurdun kuzuyu sevdiği kadar kıyılarımızı, sahillerimizi, doğamızı seviyorsunuz. Evet, kıyıları koruyalım ama önce sizden koruyalım. Çünkü bu sarayları, otelleri, parsel parsel kiralamaları vatandaş yapmıyor, vatandaşımız zaten mağdur.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın Sayın Gaytancıoğlu.

OKAN GAYTANCIOĞLU (Devamla) - Kıyılarımızı korumak istiyorsanız sevgili AKP'li arkadaşlar, önce nefsimizle mücadele edelim, yandaşlarınıza para aktarma sevdasından kurtulalım, bakalım o zaman ne kadar güzel olacak.

Evet, 21'inci madde "Köylerdeki kıyıları koruyalım" diyor. Önce köyleri koruyalım arkadaşlar. Ortalama yaş 55'in üzerinde. Kırsal boşalıyor. 17 bin tane köy okulu kapanmış, çiftçimiz borç içerisinde. Türkiye ilk defa geçen yıl ürettiğinden fazla buğdayı ithal etti; 20 milyon ton buğday ürettik geçen sene, 10 milyon tonun üzerinde ithalat yaptık. Bu nereye kadar gider? Bu gitmez arkadaşlar. 2,5 milyar dolara yaklaşan buğday ithalatımız var. Kendi tarlalarımız boş, çiftçilerimiz perişan, köylerin kıyıları, köyler boşalıyor, siz hâlâ rant peşindesiniz. Önce çiftçiye destek olalım; kıyılarımızı koruyalım, çiftçiyi koruyalım ama kesenin ağzını biraz kırsal kesime açın diyorum, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)