| Konu: | Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 55 |
| Tarih: | 12.02.2020 |
VELİ AĞBABA (Malatya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, biliyorsunuz, Malatya ve Elâzığ'da 24 Ocak akşamı ağır bir deprem yaşadık. Öncelikle, bu depremde bütün Türkiye ayağa kalktı, herkes Elâzığ'ın ve Malatya'nın yanında oldu. Bütün herkese, kamu kuruluşlarına, ilgililere ve bu konuda destek olan yerel yönetimlere burada, huzurlarınızda teşekkür etmek istiyorum.
Değerli arkadaşlar, tabii, depremin merkez üssü Sivrice'ydi, Elâzığ'da etkili oldu ancak Malatya'nın birçok ilçesinde de etkili oldu. Doğanyol ve Pütürge'nin ismi geçiyor ama Kale ilçemizde, köylerde çok hasar var, Battalgazi'de çok hasar var, Yeşilyurt'ta çok hasar var. Özellikle köylerdeki kerpiç evlerin tamamına yakını kullanılamaz durumda. Oradaki milletvekili arkadaşlarımızla birlikte, Genel Başkanımızla birlikte, büyükşehir belediye başkanlarımızla birlikte yöreyi gezdik, incelemelerde bulunduk. Ev ev, köy köy gezerek orada tespitlerde bulunduk ve gözüken şey şu değerli arkadaşlar: Tabii, önümüzdeki sonbahara kadar kalıcı konutların mutlaka yapılması gerekiyor, kalıcı konutlar tamamlanarak insanların bu mağduriyetinin giderilmesi gerekiyor. Şimdi, çadırlar vesaire verilmiş ama insanlar kış şartlarında yaşıyor; önümüzdeki dönem Doğanyol ve Pütürge'de bu kış geçirilemez gibi gözüküyor.
Değerli arkadaşlar, tabii, özellikle hayvanlarla, hayvan çadırlarıyla vesaireyle ilgili çeşitli problemler var; onlar da gideriliyor.
Şimdi, geçtiğimiz hafta, deprem araştırma komisyonu kurulsun diye bir önerge verdik değerli arkadaşlar. Deprem araştırma komisyonu önergemiz AK PARTİ ve MHP tarafından sanki zafer kazanılmış gibi alkışlanarak reddedildi.
Şimdi, değerli arkadaşlar, bu Meclis boşanmayla ilgili araştırma komisyonu kurmuş, bu Meclis teknoloji bağımlılığıyla ilgili araştırma komisyonu kurmuş, bu Meclis dopingle ilgili, obeziteyle ilgili araştırma komisyonu kurmuş, depremle ilgili araştırma komisyonu kurulmasına karşı çıkıyor. Bunu millete, vatandaşa, insanlarımıza nasıl izah edeceksiniz bilmiyorum. Yani bundan daha hayati, bundan daha gerekli bir komisyon olabilir mi, bunları insanların takdirine bırakıyorum.
Değerli arkadaşlar, bu komisyonun kurulmaması hakikaten Meclisin, bizim değil, buna "evet" diyenlerin değil ama bunu reddedenlerin ayıbıdır. Bu önergeyi reddedenlerin yakasında Doğanyol'da 6 yaşındaki evladıyla ölen 33 yaşındaki Gamze Say'ın eli olacaktır her zaman. Bunu takip etmeye devam edeceğiz, bu araştırma komisyonunun kurulması için uğraşmaya devam edeceğiz.
Değerli arkadaşlar, Albert Camus "Bir ülkeyi tanımak istiyorsanız o ülkede insanların nasıl öldüğüne bakın." diyor. Değerli arkadaşlar, bizim ülkemizdeki ölümlerin dünyada eşi benzeri, örneği yok. Herhâlde başka bir ülkede hatta üçüncü sınıf demokrasinin olduğu ülkelerde bu ölümler yaşanmış olsaydı orada ne hükûmet kalırdı ne bakan kalırdı. Birkaç örnek vereceğim, hafızalarınızı da tazelemek isterim.
Değerli arkadaşlar, bakın, birkaç resim paylaşacağım sizinle. İstanbul'da 2012 yılı Mart ayında bir çadırda 11 işçi yanarak öldü, bir tane sorumluluk alan kimse yok. Şimdi, hep övünüyorsunuz ya, "Duble yolları biz yapıyoruz, Osmangazi Köprüsü'nü biz yaptık." diyorsunuz ya, bir örnek daha vereceğim değerli arkadaşlar. Bu Hükûmetin...
OSMAN NURİ GÜLAÇAR (Van) - Biz yaptık.
VELİ AĞBABA (Devamla) - Tabii ki siz yaptınız, itiraz etmiyorum, siz yaptınız. Bu 8 kadın işçi, İstanbul'un göbeğinde, minibüsün içerisinde boğularak ölüyor, boğularak. Ne zaman? Değerli arkadaşlar, bundan birkaç yıl önce. Bakın, şu örneğe bakın: 38 insan hayatını kaybediyor.
Sizin yaptığınız bir şey daha var: TOKİ yapıyorsunuz ya, TOKİ. Bakın, Samsun'da TOKİ yapmışsınız, Samsun'da.
OSMAN NURİ GÜLAÇAR (Van) - İyi yapmış...
VELİ AĞBABA (Devamla) - "İyi olmuş." diyorsun. Samsun'da, TOKİ'de sel basıyor, insanlar katlediliyor. Bakın, sel basıyor, ne zaman? Tek parti dönemi falan değil, tek parti dönemi de sizin döneminiz. Temmuz 2012, bakın arkadaşlar, Temmuz 2012'de insanlar katlediliyor.
Bir başka şey: 32'nci kattan asansör düşüyor, 10 işçi ölüyor değerli arkadaşlar, 10 işçi. (CHP sıralarından "BAŞKENTGAZ" sesleri) BAŞKENTGAZ... Örnek çok. Örneğin, Erzurum'da donarak ölen insanlar arkadaşlar; bakın, 5 işçi Erzurum'da donarak ölüyor. Örnek çok; cezaevinde ölenler var, tren kazalarında ölenler var.
Değerli arkadaşlar, diyorsunuz ya: "Osmangazi'yi biz yaptık, köprüyü biz yaptık."
OSMAN NURİ GÜLAÇAR (Van) - Evet.
VELİ AĞBABA (Devamla) - "Evet." diyorsun. Bu ölümlerin sorumlusu kim? Siz. Ya da Hükûmet bostan korkuluğu mu? Bu ölümlerin sorumlusu sizsiniz değerli arkadaşlar, bu ölümlerin sorumlusu sizsiniz. (CHP sıralarından alkışlar)
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sözlerinizi tamamlayın Sayın Ağbaba.
VELİ AĞBABA (Devamla) - Başkanım, tamamlıyorum.
Bakın, daha dün Van'da çığ oluyor değerli arkadaşlar, 5 insanımız ölüyor, arkasından askerler gönderiliyor, onlar da ölüyor; ne diyorlar? "Fıtrat." "Kader." Yahu bu fıtrat, kader hep fakir fukarayı mı vuracak? Bu fıtrat, kader sizi hiç vurmayacak mı? (CHP sıralarından alkışlar) Fıtratsa, kaderse fakir fukaraya. Yahu hiç yüreğiniz acımıyor mu, ciğeriniz yanmıyor mu? O fakir fukara asker çocukların çığın altında ölmesinin sorumlusu sizsiniz. Bakın, ne diyorlar? "Ahlat'a saray mı yapalım?" Ahlat'a saray yapın tabii, ihtiyacınız var. Uçan var, kaçak var, yazlığı var, Ahlat'ta kaç gün kalacak hazretleri, bilmiyorum! Ahlat'a saray yapacağınıza bu ölen işçilere yardım edin, bu insanların ölmesini önleyin, o depremde kerpiç evin altında kalan insanların ölümünü önleyin. Köprünün sorumlusu sizsiniz. Yakında var ya, söyleyeyim mi, söylemeyeyim mi bilmiyorum... Yahu, iyi şeyleri siz yapıyorsunuz, depremde kim öldürdü? Allah öldürdü. Çığda kim öldürdü? Allah öldürdü. Yani bu konuda AKP'yi tebrik etmek lazım ama bu ölümlerin tamamının sorumlusu sizsiniz. (CHP sıralarından alkışlar)