| Konu: | İstanbul Milletvekili Mehmet Muş'un yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 57 |
| Tarih: | 18.02.2020 |
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Muş'un mesajını "Gezi kararına her şeye rağmen saygı duyuyorum ama içime sinmedi." gibi algıladım ben. Şunu söylemek isterim: Vandalizm, Gezi'nin o sıcak döneminde şimdi AK PARTİ'yle yollarını ayıran dönemin Millî Eğitim Bakanlarından Hüseyin Çelik'e ait bir kavramdı, ilk o kullanmıştı, çok iyi hatırlıyorum.
Asıl Vandalizm şudur: İnsanlar doğa ve çevre hassasiyetiyle, yeşil bir şehir hissiyatıyla, arzusuyla Taksim Gezi Parkı'nda çadır kurmuş, barışçıl, masum bir şekilde, şiddete başvurmadan orada tepki ve protesto hakkını kullanırken içinde insanların uyuduğunu bile bile o çadırları yakmak, o çadırların üstüne panzer sürmek; işte Vandalizm odur. (CHP sıralarından alkışlar) İçinde insanlar uyurken çadırlarını yakarsanız, o insanlar da o can havliyle kendilerini öldürmeye yönelmiş güya, sözde, devletin araç ve gereçlerini... Ki o dönemin Valisi ve o dönemin Emniyet Müdürünün nerede olduğu da bellidir. O insanların o araçlara saldırmaları devletin isteğiyle yapılmış, organize edilmiş, tahrik edilmiş bir durumdur.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Tekrar ediyorum, bir Vandal arıyorsak Gezi Parkı'na, Gezi Parkı'nda içinde insanlar uyurken o çadırları tutuşturan devlet görevlilerine bakacaksınız. Herkes Vandalizme tevessül edebilir ama devlet Vandalizme tevessül etmişse -ki öyledir- AK PARTİ'nin devleti tefessüh ettirdiğinin çok açık bir resmini de Gezi'de ve bugün de hepimiz görmüş oluyoruz.
Teşekkürler. (CHP sıralarından alkışlar)