GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Gezi davasının sonuçlanmasının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Manevralarla beraat ettirdiler." ifadesine, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairenin beraat kararı veren mahkeme heyeti hakkında inceleme başlatmasına ve Parlamentonun bu tür gelişmeleri seyretmesinin kabul edilemez olduğuna ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:3
Birleşim:58
Tarih:19.02.2020

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Teşekkür ediyorum.

Sayın Başkan, biz şimdi "tek adam" deyince, "diktatör" deyince bu Tayyip Bey kızıyor; kızıyor da bunu söylememiz için de elinden geleni yapmaya devam ediyor. Dün sonuçlanan Gezi davasından sonra kendisi bugün "Manevralarla beraat ettirdiler." diye bir açıklama yapmıştı. Üstelik dün danışmanı da "Bu bir mahkeme kararıdır, saygı duyuyoruz." mealinde bir söz etmişti. Şimdi, biraz önce, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi Gezi duruşmalarını yürüten mahkeme heyeti hakkında inceleme başlatmış. Şimdi, hakikaten, burada, gelip işte "Kuvvetler ayrılığı asıl bu sistemde var, yasama, yürütme, yargı..."

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; bir ülkede yürütmenin başı, işine gelmediği, onu mutlu etmeyen her karardan sonra o kararı veren mahkeme heyeti hakkında HSK yoluyla, Adalet Bakanlığı yoluyla inceleme başlatıp, soruşturma başlatıp onları sürgün ederse, görev yerlerini değiştirirse bu ne demek? Bu şu demek: Hitler'in adamı nasıl, gitmişti, mahkemelere, karar verirken "Bu kararı verirsem Hitler nasıl düşünür, nasıl sevinir, buna göre karar verin." talimatı vermişti, şimdi Türkiye bunu yaşıyor. Beraat kararı verildi. Efendim, bu, bir manevraymış! Sana ne, ona ne? Yani Cumhurbaşkanı mısın, Anayasa Mahkemesi Başkanı mısın, Yargıtay Başkanı mısın? Bu, kabul edilemez Sayın Başkan. Bu Parlamentonun bu tür gelişmeleri seyretmesi de kabul edilemez.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Bu, Parlamentonun varlık sebebini inkârdır, bunu şiddetle reddediyorum. "Bu konuda yürütmenin kamuoyunu tatmin edici bir açıklama yapmasını..." diyeceğim; hayır, yapamaz; yapamaz çünkü niyet belli. Yani kin bürümüş Sayın Erdoğan'ın gözünü. Bu Osman Kavala'yla bir husumet mi, ne var bilmiyorum. Bırak, mahkeme kararını versin.

Dün de İstanbul Cumhuriyet Başsavcısının beraat kararının hemen peşinden "Efendim, bunun 15 Temmuz davasında da adı vardı, ben buna şimdi gözaltı kararı veriyorum." demesi... Türkiye'de artık, monokrasi var ama, bir monarşi var ama şöyle bir şey var: Sabah monarşi, öğleden sonra jüristokrasi, olmayan tek şey demokrasi. Biz Parlamentodayız, demokrasiyi savunmak zorundayız Sayın Başkan. Buna isyan ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)