| Konu: | HDP Grubu önerisi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 60 |
| Tarih: | 25.02.2020 |
CHP GRUBU ADINA VELİ AĞBABA (Malatya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum.
Pazar günü yaşanan deprem nedeniyle, Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu'nun talimatıyla Ankara Milletvekilimiz, Parti Meclisi üyemiz Tekin Bingöl, Ankara Milletvekilimiz Nihat Yeşil ve İl Başkanımız Mehmet Kurukcu'yla birlikte bölgeye gittik. Bölgede ölen 9 yurttaşımıza Allah'tan rahmet diliyorum.
Değerli milletvekili arkadaşlarım, Özpınar, Güvendik, Gelenler ve Kaşkol köylerinde evlerin tamamı yıkılmış durumda. İnsanların orada nasıl yaşadığını da anlamak çok zor, hakikaten müthiş bir yıkım var. Yoksulluğu gözünüzle görebiliyorsunuz, hissedebiliyorsunuz; yoksulluk insanların yüzüne sinmiş durumda.
Ayrıca, evlerin tamamı yıkıldığı gibi, o insanları orada hayata bağlayan hayvanların da çok önemli bir kısmı telef olmuş. Kuzulama dönemi olduğu için kuzuların da yaşama şansı yok.
Değerli arkadaşlar, arkadaşlarımızla yaptığımız tespitleri hemen söyleyelim. Mutlaka, çok hızlı bir şekilde hayvan çadırlarına ihtiyaç var. Kuzulama dönemi olduğu için koyunlar ve kuzular ölüyor, mutlaka hayvan çadırları hızlıca sağlanmalı. Ayrıca, çadır yetmez; Başkale ilçesi, gittiğimiz o köyler çok yüksekte, kar neredeyse 40 santim, 50 santim; mutlaka acil bir şekilde konteynerlerin de kurulması gerekir, çadırda o insanların yaşamaları mümkün değil.
Değerli arkadaşlar, bilim adamları bas bas bağırıyor "Deprem olacak." deniliyor "Elâzığ'da olacak." deniliyor, özellikle Özpınar köyünün fay hattına kurulduğu söyleniyor. Devlet ne yapıyor değerli arkadaşlar, AKP ne yapıyor? Değerli arkadaşlar, AKP, deprem sonrası cenaze kaldırıyor, enkazdan insan cesetleri çıkarıyor, cenaze namazı kılıyor, konvoylarla birlikte insanların cenazesine gidiyor. "Takdiriilahi" diyor "Allah tekrarından korusun." diyor ve maalesef, devlet, AKP, götürdüğü çadırlarla övünüyor, enkazdan çıkardığı insanlarla övünüyor. Değerli arkadaşlar, adam gibi devletin görevi cenaze kaldırmak değildir. Adam gibi devletin görevi taziye dilemek değildir. Devletin görevi, insanların ölmesini önlemektir. Devletin görevi, o yoksul insanların o taşın, toprağın altında ölümünü önlemektir. Buradan, en başından söyleyeyim: Bu ölümlerin sorumlusu, bu ülkeyi on sekiz yıldan beri yönetenlerdir; nokta. Bu ölen insanların sorumlusu sizsiniz, AKP'dir. (CHP sıralarından alkışlar)
Bir başka şey daha söyleyeyim: Bu ülkenin en büyük millî güvenlik sorunu AKP'dir değerli arkadaşlar. Bakın, çığda ölüyoruz, depremde ölüyoruz, yangında ölüyoruz. Bir bakın, geçtiğimiz günlerde bir uçak pistten çıktı, 3 kişi öldü, sorumlusu olarak pilot tutuklandı. Yahu, bu kadar insan ölüyor, geçen, çığda 41 ana kuzusu öldü, bir tane sorumlu yok, bir tane sorumlu yok değerli arkadaşlar; böyle memleket olur mu! (CHP sıralarından alkışlar) İyi şeyleri siz yapıyorsunuz, ölenleri Allah öldürüyor! Köprüyü AKP yapıyor, Avrasya Tüneli'ni AKP yapıyor, havaalanını AKP yapıyor; bu depremde ölenleri, çığda ölenleri kim öldürüyor? Onları da siz öldürüyorsunuz değerli arkadaşlar, siz öldürüyorsunuz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
VELİ AĞBABA (Devamla) - Başkanım, hemen sözlerimi tamamlıyorum.
BAŞKAN - Bir dakika söz veriyorum.
VELİ AĞBABA (Devamla) - Bakın, değerli arkadaşlar, bilim adamları bas bas bağırıyor, diyorlar ki: "İstanbul'da deprem olacak. İstanbul'da on binlerce bina yıkılacak, en az yüz binlerce insan ölecek." Ne yapıyorsunuz? Bir şey yaptığınız yok.
Bakın, bu ölümlerin sorumlusu sizsiniz, sizin yakanızdan tutarız. Şimdiden bağırıyoruz: Eğer yeni bir deprem olursa Anadolu'da köylerde ayakta kalacak bina yok. Sizin göreviniz, depremden sonraki işleri yapmak değil, depremden önce tedbir almaktır. Bu sorumluluğu size hatırlatıyoruz değerli arkadaşlar.
Ayrıca, bakın, HDP belediyeleri konvoy gönderiyor. Bu konvoyu orada durdurmak nasıl bir ahlak, nasıl bir vicdan, nasıl bir siyaset, bunu da anlamak mümkün değil. Orada, HDP'nin gönderdiği, belediyelerin gönderdiği yardımda bile ayrımcılık yapmak olsa olsa sizin siyaset anlayışınıza yakışır.
Şimdi "Bir komisyon kurulsun." diyoruz, "Malatya ile Elâzığ'la ilgili kurulsun." dedik, kurulmadı. Obeziteyle ilgili kuruyorsunuz, teknoloji bağımlılığıyla ilgili kuruyorsunuz ama depremle ilgili araştırma komisyonu kurmuyorsunuz. Bakın, o depremde ölen 4 çocuğunu ve eşini -çamaşır asarken- toprağa gömen o kadının elleri sizin yakanızda olur. Bu araştırma komisyonunu lütfen kurun.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)