GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:83
Tarih:12.04.2020

MURAT EMİR (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Görüşmekte olduğumuz af yasasının nasıl bir adaletsizlik getirdiğini, hırsızları, gaspçıları, organize örgüt kuranları affederken düşünce suçlularını, "tweet" atanları, gazetecileri nasıl içeride tuttuğunu bir örnekle şimdi size anlatmak isterim.

Değerli arkadaşlar, bir soruyla başlayalım: Hakan Fidan hakkında haber yapmak suç mudur?

ADALET KOMİSYONU BAŞKAN VEKİLİ YILMAZ TUNÇ (Bartın) - Habere bağlı.

MURAT EMİR (Devamla) - Bu sorunun cevabı basit, elbette suç değildir. Peki niye? Bakın, MİT Kanunu'nun 27'nci maddesi der ki: "MİT görevlilerinin kimliklerini ifşa etmek suçtur." Oysa Hakan Fidan hakkında haber yapmak suç değil. Niye? Çünkü Hakan Fidan'ın kimliği alenileşmiştir, herkesin bilgisi olan bir kimliktir. Peki, Barış Pehlivan, Barış Terkoğlu, Hatice Kılınç, Murat Ağırel niye tutuklu olarak cezaevindeler diye sorarsak bunun altında asla bir hukuki gerekçe bulamayız. Çünkü buradaki asıl hedefin onları susturmak, tutuklamak, onlar üzerinden Türkiye'deki yazarlara, gazetecilere gözdağı vermek ve özellikle de onların yazmış olduğu kitabı cezalandırmak gayesi olduğunu biliyoruz.

Bakın, bu kitabın adı "Metastaz". Bu kitapla ilgili olarak savcının soruşturma yaparken sorduğu soru "İkinci kitap geliyor mu, ne zaman geliyor?"'dur. Yani ikinci kitap da gelsin istemiyorlar çünkü bu kitapta siyasi iktidarı korkutacak, siyasi iktidarın devlet kadrolarını tarikatlara nasıl peşkeş çektiğini, nasıl pazarlıklar yapıldığını, nasıl aslında FETÖ'nün devam edebildiğini anlatan son derece somut örneklerle dolu, doyurucu bilgiler var.

Yine, dönelim değerli arkadaşlar, bakın şehit olup da Manisa'da defnedilen MİT mensubunun adı, soyadı haftalar öncesinden birçok yerde, hatta Mecliste de söylenmiş, alenileşmiş bir bilgiydi. Dolayısıyla aslında yapılması gereken -eğer çok ihtiyaç var ise- daha önceden başkaları için de soruşturmanın açılmasıydı ama en yapılmaması gereken, Barış Pehlivan, Barış Terkoğlu, Hatice Hülya Kılınç ve diğerlerinin tutuklanmasıydı.

Bakınız, bu kitap ve devamında gelecek bu Metastaz aslında FETÖ'cüleri korkuttuğu için, bugün devlet kadrolarında hâlâ var olan FETÖ'cüleri tehdit ettiği için, FETÖ borsalarının kurulduğunu, onların nasıl işlevsel olduğunu, nasıl pazarlıklar yapıldığını; yargının nasıl hâlâ bu tip baskılara, bu tip pazarlıklara, bu tip menfaat teminlerine açık olduğunu gizlemek için bu arkadaşlarımız cezaevinde tutuluyorlar. Burada son derece ilginç örnekler var. Mesela, bir hâkim rüşvet alırken yakalanıyor ama bu hâkimin vermiş olduğu beraat kararları sonrasında davaları düşmüş, aslında FETÖ'cü olan birçok kişinin şu anda serbest olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla sizin aslında FETÖ'yle birlikte yürüdüğünüz, aynı yağmur altında birlikte ıslandığınız yıllarda, on dokuz ay Oda TV davası kapsamında tutuklu kalmış ve tutuklanmak marifetiyle sizden aslında on dokuz ay alacaklı olan Barış Pehlivan ve Barış Terkoğlu'nu bu sefer de yine FETÖ benzeri yöntemlerle bir sabah içeri alıyorsunuz, hem onları özgürlüklerinden ediyorsunuz hem de bunlar üzerinden, bu kişiler üzerinden Türkiye'de düşünce özgürlüğüne, basın özgürlüğüne ağır bir darbe vurmuş oluyorsunuz. Bunlar üzerinden yapacağınız... Bu kişileri tutuklarken, haklarında verilmiş bir hüküm dahi yokken ve biraz önce anlatmaya çalıştığım gibi söz konusu atılı suç aslında hiç olmayan bir suç iken, hiçbir hukuki dayanağı yok iken bu kişileri ve buna benzer binlerce, on binlerce kişiyi Covid salgını sırasında dahi cezaevlerinde tutmaktan en ufak bir sıkıntı duymuyorsunuz. Bu, kabul edilemez arkadaşlar. Hükümlülere dahi infaz kolaylığı, koşullu salıvermede kolaylık yaparak, açık cezaevine alarak bir olanak sağlıyorsunuz, Covid salgınını da buna gerekçe sayıyorsunuz ki bize göre de bir yere kadar doğrudur bu ama son derece eksiktir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MURAT EMİR (Devamla) - Bir an evvel, özellikle tutuklular bakımından, biraz önce örneklemeye çalıştığım başta Metastaz yazarları olmak üzere diğer düşünce suçlularının, siyasi suçluların, eline silah almamış, terör eylemi işlememiş kişilerin mutlaka bu kapsama alınması lazım.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)