| Konu: | İYİ PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 84 |
| Tarih: | 13.04.2020 |
CHP GRUBU ADINA TUFAN KÖSE (Çorum) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri, Millet İttifakı çatısı altında ülkemizin aydınlık geleceği için birlikte siyaset yapmaktan onur duyduğumuz, mücadele etmekten onur duyduğumuz İYİ PARTİ, bugün, tarımda da planlama olmaksızın köylünün, çiftçinin kalkınamayacağını da izah eden bir grup önerisi vermiş. Ben kendilerine bu anlamda teşekkür ediyorum.
Plan mı pilav mı? "Bize plan lazım değil, pilav lazım." diyen bir siyasetçinin bu sözlerinin üzerinden altmış küsur sene geçmiş, biz hâlâ pilavı bulamıyoruz. O günlerde dünyada, tarımda kendi kendine yeten ender ülkelerden biriyken bugün, buğdaydan arpaya, soyadan, mısırdan mercimeğe kadar her şeyi ithal eden bir ülke hâline gelmişiz. Eserinizle gurur duyuyorsanız vallahi bir şey diyemiyorum sizlere.
Değerli arkadaşlarım, 2006'da Cumhuriyet Halk Partisinin de kurumsal olarak destek verdiği bir Tarım Kanunu çıktı ittifakla. Bu Tarım Kanunu'na göre -Sayın Genel Başkan da zaman zaman bunu söyler- çiftçiye, gayrisafi millî hasılanın yani ülkede üretilen bütün değerlerin, ne üretiliyorsa, 1 milyarsa 1 milyar, 1 katrilyonsa 1 katrilyonun yüzde 1'i tarım sektörünü desteklemek üzere çiftçiye verilecekti. Verildi mi? Bakın, aşağı yukarı on dört yıl geçmiş, on dört yıl içerisinde her yıl yarıdan az oranda, bu oranın yarısından daha az verildiği için bugün çiftçinin devletten 170 milyar lira alacağı var.
Tabii "Çok para veriyoruz." diyor iktidar "Veriyoruz, mutlu edemiyoruz." diyor. Çiftçiye bakıyorsunuz, hakikaten mutlu değil. Bunu şöyle de örnekleyebiliriz arkadaşlar: Bakın, Gazi Mustafa Kemal "Çiftçi milletin efendisidir, köylü milletin efendisidir." diyen bir anlayışı temsil ediyordu. Sizin hangi anlayışı temsil ettiğinizi söylemeye bile gerek duymuyorum. Asgari ücretle kent merkezinde çalışması, genç kızlarımızın o erkekle, damat adayıyla evlenmesi için yeterli. Genç kızlarımız köye gelin gitmiyorlar 3 katı, 4 katı, 5 katı da geliri olsa yani köyde 50-100 hayvanının olmasındansa kent merkezinde asgari ücretle çalışması damat adayı olarak şansını artırıyor; bunu hepiniz biliyorsunuz. Demek ki tarım ülkemizde yeterince itibar ve değer görmüyor.
Şimdi, 2002'de geldiğinizde çiftçinin bankalara olan borcu 1 milyar liraydı, bugün neredeyse tarlası ipoteksiz bir çiftçi kalmadı, borç 130 milyara çıkmış, 130 kat artmış.
Şimdi, cumhuriyet tarihinde ilk defa -ben de küçük bir çiftlikte süt üreticisiyim, bu arada onu da söyleyeyim- 1 litre sütle 1 kilogram yem alabiliyorsunuz, 1 litre sütle... Yani bu değişebilir, oran 1,5 olabilir; 1,75 olabilir ama 1'e 1 olan oran 2'ye çıkmış yani 1 litre süt satıyorsunuz, yarım kilo yem alabiliyorsunuz. Bu çok kötü bir oran, kötü bir durum. Hemen şöyle söyleyeyim: Mesela, benim de 100 başlık bir süt çiftliğim vardı -kapatıyoruz şu anda, çok azalttık hayvan sayısını; 3 ortağız, ortaklarımızdan birisi veteriner- para kazanmıyor, zarar ediyor ama her ay 8 bin lira katma değer vergisi ödüyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.
TUFAN KÖSE (Devamla) - Sebebi ne? İşte, bazı girdilerin -örnek olsun- yemin katma değer vergisi sıfır, sütün katma değer vergisi yüzde 8. Yani buna da bir çözüm getirilmeli. Her ay zarar eden çiftlik 7-8 bin liralık elektrik tüketiyor. Şimdi, yemin bütün ham maddesi dışarıdan geldiği için, dolara ve dövize bağlı olduğu için bu kaçınılmaz bir durum.
Hemen planlamaya geleyim. Tarım sayımımız yok, planlama yapamıyoruz. Tarımsal, kırsal veriler hem TÜİK bazında hem kamu kurumları bazında yeterli değil, yani birbiriyle uyumlu değil, mütenasip değil. Arazi kullanım planlaması yok, tarımsal üretim planlaması yok. Bakın, bunu hafife almayın, büyük ovalarda bile böyle bir planlama yok. O nedenle, ne yaparsanız yapın, bu kısır döngüyü düzeltmek mümkün değil; en kısa sürede planlamaya geçmek ve tarımın ve kırsal kesimin planlamasının acilen yapılması gerekiyor.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP ve İYİ PARTİ sıralarından alkışlar)