GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:84
Tarih:13.04.2020

İSMAİL ATAKAN ÜNVER (Karaman) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Bu teklifin daha önce görüştüğümüz ve kabul edilen maddeleriyle Ceza Kanunu'nda düzenlenen kasten yaralama suçunun ve suç işlemek için kurulan örgüt, mafya, çete suçlarının cezası artırılmıştır. Teklifle infaz kanununda da birtakım değişikler yapılmakta, genel infaz süresi 1/2 oranına indirilmektedir. İnfaz kanununda yapılan bu değişikliklerin koşullarını karşılayanlar, cezasını artırdığınız suçlardan mahkûm olmuş olsalar da yararlanacaklardır.

Şimdi, burada ikircikli bir tavrınızı görüyoruz, bu sizin her zaman yaptığınız şey. Kamuoyuna "Suç işlemek için örgüt kurmak, yönetmek, üye olmak, örgüt adına suç işleme fiillerinin cezasını artırıyoruz." diye mesaj veriyorsunuz; diğer yandan da suç örgütleri liderlerini de cezaevinden çıkaracak düzenleme yapıyorsunuz. Bunun yanında, kasten yaralama suçu faillerinin de -fiil netice sebebiyle ağırlaşmış, yani mağdur ölmüş olsa bile- salıverilmesine yol açacak düzenleme yapıyorsunuz. Bir başka taraftan da bu suçların tutuklu failleri tutuklu kalmaya devam ediyorlar. Bu ikircikli tutum doğru değil. "Bu suçların cezasını artırıyoruz ama bu suçları bugüne kadar işleyenleri de salıveriyoruz." demek nasıl bir ceza hukuku ve siyaseti anlayışıdır, biz anlayamadık.

Süregelen tartışmalarda teklif sahiplerinden bazıları "Siyasi suç diye bir suç yoktur, terör suçu vardır. Ayrıca Avrupa'daki terörle mücadeleyle Türkiye'yi bir tutmamak gerekir." dediler. Bu değerlendirme karşısında hayrete düşmemek mümkün değil. Şunun için: AKP geçmişte, o günkü koşullarda mahkûm edilmiş bir siyasinin liderlik ettiği bir parti. Siz unutmuş olabilirsiniz ama biz hatırlatalım. Güç ele geçince insan geçmişini unutmamalı, geçmişte yaşadıklarını bugün başkalarına, özellikle de muhaliflerine yaşatmamalı. Bu konuda sizden daha tutarlı bir duruş beklemek tüm toplumun hakkı.

Değerli arkadaşlar, defalarca söylendi ama tekrar söylemekte fayda var: "Terör" tanımı siyasi konjonktüre bağlı ve buna göre değişir yani zamanında, dün "terörist" denilenlere bugün "terörist" denilemediği durumlar olabilir veya tersi de olabilir. Mesela bu konuya sizden örnek verelim. Dün beraber iş tutup "makbul insanlar" "makbul cemaat" "Hoca Efendi" dediğiniz ama bugün terörist, terör örgütü, terör örgütü elebaşı olduğu ortaya çıkan ve sizin de dört yıldır bu sıfatları kullandığınız, kullanmak zorunda kaldığınız durumlar ortaya çıkabilir. O yüzden bu nitelemeleri evrensel kabulleri yani terörün uluslararası tanımlarını esas alarak yapmakta fayda var yoksa mahcup olursunuz. Gerçi mahcup da olmuyorsunuz ama belki bu durum değişir, bir gün mahcup olursunuz. Her "tweet" atana, gazetecilere, siyasilere, şiddete bulaşmamış, silaha el sürmemiş olanlara hemen "terörist" yaftasını yapıştırırsanız olmaz.

Bakın, eskiden, fazla değil, on-on iki yıl önce Genel Başkanınız mesela "Bazı kitaplar vardır ki bombadan daha tehlikelidir." demedi mi? Ergenekon için "Ben bu davanın savcısıyım." demedi mi? Bazılarınız "Türkiye bağırsaklarını temizliyor." demedi mi? Bazılarınız da "Türkiye vesayetten kurtuluyor." demedi mi? Ergenekon davasının cezaları açıklanınca yandaş basın 26'ncı Genelkurmay Başkanının resmini de vererek "Cuntaya ceza yağdı." diye manşet atmadı mı? "Hoca Efendi" dediğinizin teröristbaşı olduğu ortaya çıktı, "kahraman hâkimler, savcılar" dediklerinizin terör örgütü üyesi oldukları ortaya çıktı, "bombadan daha tehlikeli" dediğiniz kitabın ise aslında sizin yıllarca görmek istemediğiniz gerçekleri anlattığı ortaya çıktı. "Darbeci terörist" dediğiniz, Ergenekon, Balyoz ve benzer kumpas davalarının sanıkları beraat etti.

Arkadaşlar, niteleme yaparken dikkatli olmak lazım. "Terör Avrupa'da başka, Türkiye'de başka." demeyin. Şiddete bulaşmamış, silah kullanmamış, terörü ve terör eylemlerini övmemiş, sadece sizin hoşunuza gitmese de düşüncesini açıklamaktan öteye geçmemiş gazeteci, yazarçizer, bilim insanı, avukat, siyasi ve sade vatandaşa "terörist" deyip geçmişte düştüğünüz yanlışa tekrar düşmeyin. Yaptığınız değişikliklere yansıyan hukuk anlayışınızı görünce iyice gözünüzün karardığını düşünüyor;...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sözlerinizi tamamlayın.

İSMAİL ATAKAN ÜNVER (Devamla) - ...bir "tweet" atanın terörist, basın açıklaması yapan her grubun terör örgütü ilan edildiği, kitaba "bomba", kaleme "silah" diyen bir anlayış varken tek adam rejiminin geçmişten daha beter hukuki bir baskıyla tahkim edileceğini öngörüyor; ülkemiz adına, toplumsal barış adına, demokrasimiz adına, milletimiz adına ve hukuk devleti adına bir hukukçu olarak kaygı duyuyorum. İnşallah, bugünün muktedirleri yarınlarda hukuka ihtiyaç duymaz. İstemeyiz ama öyle bir gün gelirse inanın yaptığınız bu kanunlarla siz bile yargılanmak istemezsiniz.

Genel kurulu saygıyla selamlıyorum.

Teşekkür ediyorum Sayın Başkan. (CHP sıralarından alkışlar)