GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Yeni Koronavirüs (Covid-19) Salgınının Ekonomik ve Sosyal Hayata Etkilerinin Azaltılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:86
Tarih:15.04.2020

NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Çok teşekkür ederim Sayın Başkan.

Çok değerli arkadaşlarım, önce, yine, ben Sayın Başkana ve Grup Başkan Vekillerine teşekkür ediyorum. Aslında bu şahıslar adına söz bana çıkmamıştı ama bugün bir karar alındı ve bütün grupların desteğiyle biz bağımsızlara veya grubu olmayan siyasi partilere de söz hakkı tanındı.

Şimdi, bu Tüzük içinde aslında bir bağımsızın veya grubu olmayan siyasi parti milletvekilinin şu Parlamentoda yemin dışında hiçbir söz alamaması mümkün yani böyle bir ihtimal var. Çünkü bu söz haklarının önünü kapatabilecek bazı uygulamalar, taktiksel uygulamalar var, ben bunun detayına girmek istemiyorum ama bugünkü görüşmelerden edindiğim sonuç şu ki -16 Nisan 2020'nin ilk saatlerindeyiz- bu İç Tüzük'ün bağımsız ve grubu olmayan siyasi parti milletvekillerine de söz hakkını verecek, yani bunu kayda bağlayacak şekilde değişeceği umudunu taşıyoruz. Elbette bu konuda güncelleme oldukça bilgilendirme de yapacağız.

Çok değerli arkadaşlarım, şu yakın tarihte gerçekten önemli şeyler yaşadık. Yani bu salgın esnasında işini kaybedenler, belediyelerin âdeta devlet dışına itilerek bu yardım kampanyalarına katılmasının fiilen ve resmen engellenmesi -yani genelgelerle engellenmesi, İçişleri Bakanlığının bunu bloke etmesi- Eskişehir'de bağışlarla yıllardır ihtiyacı olan insanlara yemek veren aşevinin kapatmaya götürülmesi; bunları üst üste koyunca, gerçekten, henüz hem salgının idrak edilmediği hem de bu salgın ve seferberlik ortamında öncelikli olarak yapılması gereken şeylerin ne olduğunun hâlâ tam anlaşılmadığı kanaatini taşıyoruz.

Belediyeler devletin bir parçasıdır değerli arkadaşlar; hangi partiden, hangi siyasi partiden olursa olsun, bu devletin bir organıdır ve bu seferberliğin ve vatandaşa yardım çalışmalarının el birliğiyle yapılması hem bu halkın hem de bu devletin yararına olacaktır.

Bugün yine basından duyuyoruz, Parlamentonun aşağı yukarı kırk beş gün çalışmaması gibi bir durum söz konusu. Ben kişisel olarak bu konudan oldukça rahatsızım yani vatandaşın da, bizi seçen, buraya gönderen insanların da rahatsız olduğunu hissediyorum. Ee, kırk beş gün bir Parlamentoyu... Zaten başkanlık sisteminin, tek kişi yönetiminin ön plana çıktığı, bu Meclisin yani Türkiye Büyük Millet Meclisinin âdeta fonksiyonsuz duruma düşürülmeye çalışıldığı ve her gün itibarının biraz daha düşürüldüğü ortamda salgın olsa da, pandemi olsa da -bu ülkede çalışan, hâlâ iş başında olan insanlar var- biz de bu riski -riski minimize ederek- göze alıp bu Parlamentoyu açık tutmalıyız, öyle veya böyle açık tutmalıyız kanaatindeyim.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

NAZIR CİHANGİR İSLAM (Devamla) - İşte, şu geçtiğimiz cuma günü yaşadığımız bir facia vardı, "cuma gecesi faciası" diyorum ben ona. Bunun tamamen... İşin çok fazla magazinel yönüne girmek istemiyorum, benim işim de değil ama dışarıdan göründüğü kadarıyla şunu rahatlıkla hissedebiliyorum ki Hükûmet içerisindeki, iktidar kanadı içerisindeki, bakanlar arasındaki birtakım çekişmelerin su yüzüne çıkıp şu salgın ortamında, şu pandemi ortamında hepimizin gözünün önüne gelmesi.

Arkadaşlar, devlet tepişme yeri değildir; devlet, hükûmet, iktidarlar mücadele etme yeri değildir. Ha, bu konuda hem partinizi hem de Hükûmeti gerçekten daha ciddi olmaya davet ediyorum. Ne yaşadık o akşam? Üzülerek söylüyorum, onun sonuçlarını daha önümüzdeki günlerde göreceğiz, milyonlarca kişinin bir panik havasında etrafa yayılmasının. Evet, İçişleri Bakanı da itiraf etti, "Bu benim hatamdır." dedi, "İstifa ediyorum." dedi, istifasını verdi ama istifası kabul edilmedi. İstifa tek taraflı bir eylemdir arkadaşlar. İstifada kararlı olan insan, ceketini alır, çantasını alır ve o odadan öyle çıkar çünkü tek taraflıdır.

Hepinize saygılarımı sunuyorum.