| Konu: | Anayasa'nın 84'üncü maddesine göre milletvekillerinin kesin hüküm giydiklerine dair kesinleşen mahkeme kararları hakkındaki Cumhurbaşkanlığı tezkerelerinin Başkanlığın Genel Kurula sunuşları kısmında okutulmasının uygun olup olmadığı hakkında usul görüşmesi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 95 |
| Tarih: | 04.06.2020 |
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Burada da sizi ve yüce Genel Kurulu içselleştirmiş olarak selamlıyorum ve umarım hep böyle isteye isteye, yüceliğine güvene güvene yüce Genel Kurulu selamlamayı da Allah bana ve sizlere, hepinize nasip etsin.
Sayın Başkan, konuyu bilmeyen milletvekillerimiz olabilir. 3 mahkeme kararını biraz sonra okutmak suretiyle vatandaşlarımızın oylarıyla seçilmiş 3 sayın milletvekilinin zaten Anayasa gereği milletvekilliklerinin -doğal olarak- başkaca hiçbir işleme gerek kalmaksızın düşeceği bir durumdayız.
Değerli arkadaşlar, vicdanlarınıza da seslenmek istiyorum: Bugün görüşülecek olan bekçilik kanununda da zaten, hukuk kökenli milletvekillerimiz bu konuda size ve Türkiye'ye âdeta bir hukuk dersi verir gibi içeriği, işin esasını anlatacaklar.
Şimdi, evet, Sayın Başkan şunu diyebilir: "Kardeşim, Anayasa'nın 84'üncü maddesinin ikinci fıkrası çok açık." Evet. Lakin burada HDP'li milletvekillerinin hakkını da savunmak hepimizin görevi ama nasıl olsa konuşacaklar diye ben Enis Berberoğlu üzerinden yürümek istiyorum.
Sayın Başkanım, Enis Berberoğlu'nun, şu anda, bu 20 Eylül 2018'de Yargıtayda onaylanan cezasıyla ilgili Anayasa Mahkemesine kişisel başvurusu var. Anayasa Mahkemesi de daha üç gün önce Enis Berberoğlu'ndan evrak istemiş "Senin başvurunu inceliyorum, bana şu evrakları da ver." Böyle bir hâl var. Başka nasıl bir hâl var değerli arkadaşlar? Geçmişte Sayın Binali Yıldırım Meclis Başkanı iken bu konuda Türkiye'de temayüz etmiş, herkesin üstatlığını kabul ettiği 3 anayasa hukukçusundan Meclis tarafından istenmiş bir mütalaa var ve bu mütalaada da Enis Berberoğlu'nun yargılama süreci hem AYM'ye başvurusu bakımından bitmediğinden, geçmişte Hüsamettin Cindoruk'un Meclis Başkanlığı döneminde örneğin Kemal Aktaş'la ilgili bir kararın okunmasının dönem sonuna bırakıldığına dair örnek ve benzer çeşitli örnekler de olduğundan Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına "Bunun okunmaması doğru olandır." mütalaası verilmiş. Meclis Başkanı değişmiş... Ben Sayın Mustafa Şentop'la da müteaddit defalar bu konuyu görüştüğümde, Sayın Şentop aslında benim gibi düşündüğünü ama ayrıca hukukçulardan -o da önceki Meclis Başkanı gibi- görüş alacağını da söylemiş.
BÜLENT TURAN (Çanakkale) - Bu, usulî bir işlem.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ENGİN ALTAY (Devamla) - Başkanım, müsamahanızı isteyeceğim.
BAŞKAN - Buyurun.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Ve artık ondan sonra Sayın Şentop'la aramda geçen konuşmaları burada konuşmam doğru olmaz.
Ama bir şey var: Burada bu 3 fezlekenin okunması kararının apar topar dün ya da evvelsi gün alınmış olması ve bugün tatbik ediliyor olması -üzülerek söyleyeceğim, alınmayın, darılmayın- Parlamentoya bir darbedir. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar; HDP sıralarından alkışlar) Parlamentoya bir dayatmadır, Parlamentoya bir talimattır.
Şimdi, siyasi parti aidiyeti içinde elbette Parti Genel Başkanınızın siyasi tasarruflarını desteklemenizi ben doğal karşılıyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Son kez söz veriyorum.
Buyurun.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Başkanım, özel bir şey, rica ediyorum.
Lakin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanının, her ne kadar AK PARTİ Grubu içinden seçilmiş bile olsa, bu Anayasa'ya göre tarafsız olması, buna bağlı kalması, Meclisin geçmiş içtihatlarına göre Meclis Başkanlığının uygulamalarında bir uygulama bütünlüğü yapmak, yaşatmak gibi bir görevi var. Sizin AK PARTİ Genel Başkanının tavsiye, talimat, emir, ne derseniz deyin... Bizde de aynısı geçerli.
BÜLENT TURAN (Çanakkale) - Bu mahkeme kararı ama ya.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Bir dakika Bülent Bey ya! Sen Grup Başkan Vekilisin ya! Ayıp ya!
BÜLENT TURAN (Çanakkale) - İtham ediyorsunuz, etmeyin.
ENGİN ALTAY (Devamla) - İtham etmiyorum kardeşim! Yüzlerce, yüzlerce değil ama çokça, bu mahkeme kararlarının okunmamasının, dönem sonuna bırakılmasının örneği var. Ben şimdi apar topar Kemal Aktaş'ı buldum, Hüsamettin Cindoruk'u buldum. Hüsamettin Cindoruk, bir başka hususta da, bir milletvekilinin Mecliste yaptığı bir konuşmadan dolayı fezleke geldiğinde -işte kuvvetler ayrılığı o arkadaşlar- o fezlekeyi alıp, yargıya "Haddini bil!' diye fırlatabilen adamdır. Helal olsun. (CHP ve HDP sıralarından alkışlar) Ama şimdi, saraydan talimatla fezleke yazdırıldığında, apar topar Meclise geldiğinde Meclis, Hüsamettin Cindoruk'un tavrını gösteremiyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Altay.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Bitiriyorum.
Şimdi ben size şunu soruyorum... (CHP sıralarından "Ses, ses..." sesleri)
BAŞKAN - Arkadaşlar, müsaade eder misiniz lütfen. Bakın, 2 kez uzattım ben, Sayın Altay bunu biliyor.
MUHARREM ERKEK (Çanakkale) - Özel bir durum Başkan.
BAŞKAN - Buyurun.
BÜLENT TURAN (Çanakkale) - Kaç dakika uzattınız Sayın Başkanım?
BAŞKAN - Sayın Turan, müsaade ederseniz... Önemli bir konuyu görüşüyoruz.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Bu, Anayasa Mahkemesi Başkanlığının Sayın Kadri Enis Berberoğlu'nun vekili, Avukat Yiğit Acar'a yazısı, belge istiyor. Yani bir yargılama süreci devam ediyor.
BÜLENT TURAN (Çanakkale) ¬- Yapmayın.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Yapmayın mı?
ENGİN ALTAY (Devamla) - Burada bu var iken... Tarihi 6 Mayıs, bu. Yani kaç gün önce? İşte, hesaplayın, yirmi gün önce. Sayın Başkan, bu varken -Sayın Şentop'a da buradan sesleniyorum; yüzümü, milletvekillerim beni bağışlasın, Divana dönüyorum- bunu okutarak, yani önünüzdekileri okutarak hukuku iğfal etmeyin, hukuku iğfal etmeyin! Velev ki okutabilirsiniz...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum. Evet, teşekkür ediyorum.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Bizim tavrımızı da söyleyeyim: Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'ne ve Anayasa'ya bağlı olarak, Anayasa'dan kaynaklı, İç Tüzük'ten kaynaklı bütün hakları, bütün obstrüksiyonları kullanacaktır. Bu, ayrıca, bugüne kadar AK PARTİ'yle aramızda kanunların yapılması noktasındaki kapıyı da kapatacaktır. (CHP sıralarından alkışlar)
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ENGİN ALTAY (Devamla) - Burada son sözüm şu olsun: Demokrasi... (CHP sıralarından "Ses, ses..." sesleri)
ENGİN ALTAY (Devamla) - Selamlamak için Başkanım.
BAŞKAN - Selamlama için açalım. Son kez açıyorum, bir daha açmayacağım Sayın Altay.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Evet, son söz, merak etmeyin.
Demokrasi, el kaldıran 2 ördeğin 1 file üstünlük sağladığı rejimin adı da değildir.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP ve HDP sıralarından alkışlar)