GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Cumhuriyet Halk Partisinin hiçbir milletvekilinin dokunulmazlık zırhına ihtiyacı olmadığına, Türkiye Büyük Millet Meclisinin hiçbir üyesinin de dokunulmazlık zırhına bürünmemesi gerektiğine, Enis Berberoğlu'nun yargılanma sürecinin tamamlanmadığına ve geçmiş uygulamalarda bu tip kararların dönem sonuna bırakıldığına ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:3
Birleşim:95
Tarih:04.06.2020

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Genel Başkanımızın isminden de bahsederek... (Gürültüler)

BAŞKAN - Arkadaşlar müsaade edin, Grup Başkan Vekiliniz konuşuyor; bari onu sabote etmeyin.

MÜCAHİT DURMUŞOĞLU (Osmaniye) - Sayın Altay, biz dinliyoruz, sizin grup dinlemiyor.

MİHRİMAH BELMA SATIR (İstanbul) - Siz ayakta durun, ses kesiliyor, iyi oluyor, hep ayakta durun çünkü ses kesiliyor, bizim de kulağımız dinleniyor.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Ben ayakta durunca mı?

MİHRİMAH BELMA SATIR (İstanbul) - Hep ayakta durun, çok iyi oluyor, sakinlik oluyor.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Tamam, sabaha kadar buradayım, olur.

Sayın milletvekili, Genel Başkanımızın milletvekillerini yargının önüne attığını söyledi.

BAŞKAN - Ha, siz duydunuz mu?

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Evet.

BAŞKAN - Ben duyamadım da o yüzden.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Sükûneti sağlasanız duyacaksınız.

(AK PARTİ ve CHP sıraları arasında karşılıklı laf atmalar)

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Ya, arkadaşlar müdahale etmeyin, muhatap olmayın ya! Muhatap olmayın!

Cumhuriyet Halk Partisinin hiçbir milletvekilinin dokunulmazlık zırhına ihtiyacı yoktur. Türkiye Büyük Millet Meclisinin hiçbir üyesi de dokunulmazlık zırhına bürünmemelidir. Biz dokunulmazlıklara baştan beri karşı bir partiyiz ancak bunu, dönüp dolaşıp yapılan Anayasa değişikliğine bağlamak aymazlıktır. Biz, bu adamın dokunulmazlığı kalktı, yargılandı, ceza aldı, siz milletvekilliğini niye düşürüyorsunuz demiyoruz. Biz diyoruz ki:

1) Geçmişte bu cezaların dönem sonuna bırakıldığının örnekleri var, bu yapılmıyor.

2) Madem öyle iki yıl niye tuttunuz? Bunu soruyoruz. Anayasa hukukçularının, eski Meclis Başkanının ve şimdiki Meclis Başkanının yorumlarından sebep bu tutuldu, bunun için tutuldu. Anayasa yorumcuları "Bu okunmamalı." dedi, tutuldu. Bir talimatla bugün okundu.

3) Enis Berberoğlu kararı, bizim hukuk sistemimizde henüz kesinlik kazanmadı. Biraz önce gösterdim, Anayasa Mahkemesinin on beş gün önce Enis Berberoğlu'na yazdığı bir yazı var, savunma istiyor bir nevi. Yani, yürüyen bir iş var. Sayın Şentop da buna dayanak olarak bunu okutmadığını söyleyegeldi. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

BAŞKAN - Arkadaşlar, müsaade edin.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Bakın, grubuma söylüyorum: Kürsüye çıkan her AK PARTİ'li konuşurken masalara vurulacak. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

Haydi, siz de vurun, siz de vurun, şimdi siz de vurun; ben konuşurum. Böyle bir şey olabilir mi ya? (AK PARTİ sıralarından gürültüler) Siz de vurun ben konuşurken, siz de vurun! Vurun, vurun, vurun!

Şimdi, inşallah Meclis TV de benim sesimi kesmez. Buradan duyulmayacağı belli de... (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

ÖZNUR ÇALIK (Malatya) - Bir kadın milletvekiline nasıl davranılması gerektiğini öğretin! Oradan sizin milletvekiliniz...

(AK PARTİ ve CHP sıraları arasında karşılıklı laf atmalar)

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Milletvekili milletvekilidir, kadını erkeği olmaz.

HASAN ÇİLEZ (Amasya) - Sayın Başkanım, bir Grup Başkan Vekilinin kendi vekillerine dönüp "Masaları yumruklayın, tepinin." dediğini ilk defa duyuyorum. Sayın Altay'ı da tebrik ediyorum, tebrik ediyorum bu hareketini.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Şimdi, bunu getirip de dokunulmazlığa bağlamak hukuk bilmezliktir, aymazlıktır; bunu söylüyorum. Zira, Enis Berberoğlu'nun yargılama süreci tamamlanmamıştır ve geçmiş uygulamalarda bunların, bu tip kararların dönem sonuna bırakıldığının da çok örneği vardır diyorum.

BAŞKAN - Arkadaşlar, şu maskelerinizi bir takın, herkes maskesini taksın ağzına.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Yani, biraz önce konuşan sayın hatibin bu işi dokunulmazlıklara bağlamasını kabul etmiyoruz. Hodri meydan! Yine söylüyoruz.

Ama şuna da üzülüyoruz: 17-25 Aralıktan sonra 4 bakanı siyasetten tahliye ettiniz ama yargının önüne koyamadınız. Bu ayıp da size yeter. (CHP sıralarından alkışlar)