GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: CHP Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:96
Tarih:09.06.2020

CHP GRUBU ADINA BÜLENT TEZCAN (Aydın) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; genel görüşme önergesi verdik. Aslında bu genel görüşme talebi Türkiye Büyük Millet Meclisinin, Parlamentonun ve millî iradenin itibarını kurtarma kaygısıyla, itibarını koruma kaygısıyla grubumuzun verdiği genel görüşme önergesi.

Değerli milletvekilleri, geçen hafta perşembe günü bu Mecliste 3 milletvekilinin hakkında verilmiş karar okunarak milletvekillikleri düşürüldü. Mesele basit bir usul işlemi olmanın çok ötesindedir. Anayasa 84'üncü maddesi gereği açıkça dokunulmazlığı bulunan ve milletin iradesiyle seçilerek buraya gelen milletvekillerini, şu veya bu şekilde yargıda kurulan tuzaklarla, siyasetin emir ve talimatı altında çalışan yargının kurduğu tuzaklarla milletvekilliği hakkından mahrum edecek hukuksuz bir karara, Türkiye Büyük Millet Meclisi burada geçit vermiştir, yol vermiştir. Bu, basit bir usul işlemi değil tam da Parlamentoya ve millî iradeye bir yeni darbedir. Darbecilik sakızı çiğneyenlere söylüyorum: Eğer darbecilik arıyorsanız dönün, geçen hafta perşembe günü burada yaşananlara bakın. (CHP sıralarından alkışlar) Enis Berberoğlu, Leyla Güven, Musa Farisoğulları.

Değerli arkadaşlar, Enis Berberoğlu, 2018 yılı Haziran seçimlerinde yeniden milletvekili oldu. Anayasa'nın 83'üncü maddesinin 4'üncü fıkrası çok açık: Milletvekili yeniden seçildiği zaman dokunulmazlığını yeniden kazanır, onu yargılamak için ancak Meclisin dokunulmazlığını kaldırması gerekir. Bu Meclis öyle bir karar verdi mi? Hayır.

Diğer milletvekilleri, onlarla ilgili, dokunulmazlıkla ilgili bir işlem bile yapılmadı. Onlar da 2018 yılında milletvekili oldular, Anayasa'nın 14'üncü maddesi bahane edilerek onların da dokunulmazlığı yokmuş gibi yargılandı ve haklarında hüküm kesinleşti.

Bakın, Türkiye Büyük Millet Meclisinin milletin iradesine karşı bu uygulamada, Meclis Başkanlığının bunun önünü alabilme imkânı varken bunu uygulamadı. Çünkü milletin iradesine göre hareket eden bir Meclis Başkanlığıyla değil, sarayın talimatına göre hareket eden bir Meclis Başkanlığı uygulamasıyla karşı karşıyayız. (CHP sıralarından alkışlar)

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi, Ankara Milletvekilimiz Sayın Haluk Koç'la ilgili aynı Enis Berberoğlu'nun pozisyonunda bir karar verdi. O da Anayasa değişikliğiyle dokunulmazlığı kaldırılıp mahkemede sanık olarak yargılandı. Bölge Adliye Mahkemesi dedi ki: "Sayın Haluk Koç yeniden seçildiği için 83'üncü madde gereği o yeniden dokunulmazlık kazanmıştır. Anayasa değişikliğiyle bu dokunulmazlığın kaldırılmış olması, yeniden dokunulmazlık kazanmasına engel değildir." Hukuk arıyorsanız oraya bakın, talimatla karar verenlere bakmayın. (CHP sıralarından alkışlar)

Bir başka örnek daha var. Bugün, Sayın Meclis Başkanı çıkmış "Bununla ilgili uygulama yok." diyor. Engin Alan, Türkiye Büyük Millet Meclisinde 2011 yılı 12 Haziranında milletvekili seçildi. Tutukluydu; Balyoz davasından hakkında karar verildi, 2013 yılında -tarihe dikkat edin- Yargıtay Balyoz kararını onadı, Engin Alan'la ilgili karar onandı. Burada okunsaydı Engin Alan'ın milletvekilliği düşecekti. O da Anayasa Mahkemesine gitmişti, dönemin Meclis Başkanı Cemil Çiçek burada okumadı, Anayasa Mahkemesi haziran ayında ihlal kararı verdi, Engin Alan 24 Haziranda burada -2014 yılında- alkışlar arasında milletvekilliği yemini etti, görevine başladı. Millî iradeye saygı duymak budur, eğer örnek arıyorsanız buraya dönün, bakın. (CHP sıralarından alkışlar)

Şimdi, Meclis Başkanı çıkmış -bir de Anadolu Ajansına yalan söyletmişsiniz- diyor ki: "Engin Alan'ın olayında seçim vardı, Meclis tatile girdi." Ya, ne alakası var, 2013 yılında hüküm kesinleşti, 2014 yılında... Seçim bir sene sonra, 2015 yılında.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BÜLENT TEZCAN (Devamla) - Toparlıyorum Sayın Başkan.

BAŞKAN - Buyursunlar efendim.

BÜLENT TEZCAN (Devamla) - Yani, Sayın Engin Alan'la ilgili herhangi bir biçimde, Meclisin tatile girmiş olmasından kaynaklı yapılamayan bir işlem yok. Yani hem yargıya talimat vereceksiniz hem gazeteciye kumpas kuracaksınız hem millî iradeye kumpas kuracaksınız hem de çıkıp kamuoyu önünde Anadolu Ajansına da yalan söylettirerek milleti aldatmaya çalışacaksınız. (CHP sıralarından alkışlar)

Bakın, dün 2 gazeteci yine bir kumpas davasıyla, iddiasıyla gözaltına alındı, Müyesser Yıldız ile İsmail Dükel. Biz bu tip oyunları biliyoruz. Elverişli suçlar yarattınız milleti korkutmak ve ürkütmek için. Darbeciliğin altyapısını hazırlamak için elverişli suçlar yarattınız. Eğer bir casusluk hikâyesi arıyorsanız dönün, kozmik odaya soktuğunuz FETÖ'cülere bakın -Hükûmet destekli- casusluğun ne olduğunu arıyorsanız. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BÜLENT TEZCAN (Devamla) - Bitiriyorum Sayın Başkanım, selamlamak için son cümle.

BAŞKAN - Buyurun.

BÜLENT TEZCAN (Devamla) - Dönemin Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, Başbakan Erdoğan'ı arıyor, diyor ki: "Ciddi, gizli bilgiler var, bunları buraya sokmayalım." Başbakanın cevabı nedir biliyor musunuz? "Bizden saklayacak neyiniz var!" Siz kimsiniz Sayın Erdoğan? Bir tarafınız Erdoğan, öbür tarafınız FETÖ'nün hâkimleri ve savcıları mı, siz kimsiniz? (CHP sıralarından alkışlar)

Şimdi gelinen noktada yurtsever gazetecilere "casus" diyeceksiniz, milletin seçtiği milletvekillerine "darbeci" diyeceksiniz, Parlamentoda darbeciliğin daniskasını yapacaksınız, bu ülkenin siyaset tarihinde Hükûmet desteğiyle casusluğun şeddeli örneğini göstereceksiniz. Türkiye'ye getirdiğiniz tablo budur ve tarih önünde bütün bu yaptıklarınızla yargılanacaksınız. Meclis bunun için genel görüşme açsın istiyoruz.

Hepinize teşekkür ediyorum, sağ olun. (CHP sıralarından alkışlar)