| Konu: | Ankara Resim ve Heykel Müzesindeki kayıp eserlere ilişkin gündem dışı konuşması |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 101 |
| Tarih: | 17.06.2020 |
MURAT EMİR (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün gündem dışı olarak Ankara Resim ve Heykel Müzesinde çalıntı, kayıp 302 eseri Meclisin gündemine taşımak üzere söz aldım.
Değerli arkadaşlar, geçmişi 2006'lara dayanan, 2009 yılında teftiş kurulu raporuyla 302 eserin kayıp veya çalıntı olduğu, müzede bulunmadığının teftiş raporuyla sabitlendiği, sonrasında bazı teftiş kurullarının oluşturulduğu ama sağlıklı çalışmadıkları, iki yıl çalışıyor görünüp sadece yirmi saat çalıştığı, ucunun mahkemelere gittiği, savcılıklara gittiği ama zamanın Kültür Bakanlarının ve ilgili müdürlüklerin hiçbir şey yapmadığı bir konu bu.
Değerli arkadaşlar, biz bu konuyu bir yıldır söylüyoruz, diyoruz ki: "Bu 302 kayıp eser nerede? Buldunuz mu, bulmak için ne yaptınız? Bulamadıysanız ilgililer hakkında ne yaptınız?" Bir Allah'ın kulu bize cevap vermiyor. Bu sefer de umarım sessizliklerini bozarlar, kulaklarının üzerine yatmaktan vazgeçerler ve sizin de katkılarınızla elbette bu sorumuza cevap verirler.
Bakınız, Kasım 2019'da ben bir soru sordum, dedim ki: "Bu 302 eseri arıyor musunuz? Buldunuz mu? Bu eserler neredeymiş? Bunları kaybedenler, çalanlar, ilgililer hakkında ne yaptınız?" Gelen cevabı şöyle söyleyeyim: Bence Meclis açısından utanacak mıyız, gülecek miyiz; şaşıracağımız bir cevap. Diyor ki Bakanlık: "Çağdaş müzecilik anlayışına uygun olarak -halkımıza, sanatçılara vesaire- bunun için iki yıldır tadilata aldık." Ben ne soruyorum, bakanlık ne söylüyor? Bu, Sayın Bakan adına utanç vericidir, bürokratlar adına utanç vericidir. Bu konuya Meclisin mutlaka eğilmesi lazım.
Değerli arkadaşlar, biz bu işin peşini bırakmıyoruz çünkü somut bir biçimde 302 eser var ve bunlar nerede; bulunması lazım. Bu sefer kendi olanaklarımızla bulduğumuz demirbaş numaralarıyla soru önergesi veriyoruz. Demirbaş numaralarını tek tek sayıyoruz bu 302 eserin. "Bu eserler nerede kardeşim, buldunuz mu, buluyor musunuz, arıyor musunuz? Bunların hepsi bizim için millî değerlerimiz, sanat değerlerimiz, tarihî değerlerimiz." diyoruz ama sonunda gelen cevap yine hayal kırıklığı. Kısa bir paragraf bakın, içinde hiçbir bilgi içermeyen, cevapmış gibi görünen ama cevap içeriği taşımayan saçma sapan bir cevap. Âdeta yüce Meclisimizle dalga geçen, alay eden bir anlayış.
Değerli arkadaşlar, soru çok basit: 302 tane eser var, bu eserler nerede? Bu eserleri arıyor musunuz? Bu eserleri buldunuz mu? Hangilerini buldunuz? Bulamadıysanız niye, kimler kaybetti? Sorumlular ne durumda? Sayın Bakanlar o sırada niye işlem yapmadılar? Şimdi vaktim olmadığı için size Teftiş Kurulu raporlarını ayrı ayrı sunamıyorum ama inanın, baksanız o raporlara hepinizin yüreği sızlar.
Bakınız, bu 302 eser arasında paha biçilemeyecek, bizim tarihimize, sanat geçmişimize ait ve mutlaka sanat dünyasında ve bizim müzemizde olması gereken eserler var. Bunlara bir örnek: Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun "Muradiye'de Kahve." Bakınız, bu eser kayıp. Bu eser nerede, bu eseri kim çaldı, bu eseri kim sattı ve bu eserlerin İstanbul'da karaborsada satıldığına dönük müfettiş ve polis raporları var. Bu, ciddi bir konu arkadaşlar.
Yine, devam ediyoruz. Bakın, İbrahim Çallı'dan "Manzara" tablosu. Bunun gibi 302 eser. Hani "Yerliyiz ve millîyiz." diyorsunuz ya, yerli ve millî olmak böyle bir şeydir arkadaşlar. Bu ülkenin çakıl taşına sahip çıkacaksınız ama bu ülkenin geçmişine, sanatına da sahip çıkacaksınız. Bu ülkenin, ülkemizin çok değerli ressamlarının ürettiği, tarihe bıraktığı, bize emanet ettiği, müzemize emanet edilmiş olan bu 302 eser nerede ve Bakanlık bu konuda on yıldır nasıl susabilir? Birisi çıksın desin ki "Murat Emir, sen yanlış söylüyorsun, yalan söylüyorsun, bu eserler şurada."
Açıkça davet ediyorum, aksi olmadığı sürece de hepinize görev düşüyor ve yüce Meclisi ve tüm milleti göreve davet ediyorum.
Saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)