| Konu: | Bazı Kanunlarda ve 399 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 101 |
| Tarih: | 17.06.2020 |
LALE KARABIYIK (Bursa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hatırlarsınız, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu vardı. Ancak bu Kanundaki istisnalar o kadar fazla artmıştı ki şeffaflık olsun, eşitlik sağlansın, artan istisnaların önüne geçilsin diye 2002 yılında 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu getirildi hatırlayacaksınız, 2003'te de yürürlüğe girdi. Bu Kanun aynı zamanda Avrupa Birliği uyum programları çerçevesinde çıkartılmıştı, bunu da hatırlıyoruz ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu bir reform düzenlemesiydi aynı zamanda. Açıklık, rekabet, güvenilirlik, kamuoyu denetimi gibi de özellikleri vardı. Ancak ne oldu? Gelin görün ki 2003 yılından bugüne kadar kanunla veya KHK'yle 195 kez değişiklik yapıldı, 195 kez değişiklik yapıldı. En çok da istisnayla ilgili maddelerde değişiklik yapıldı, her şeye istisna getirildi. Peki, durum ne oldu? Neredeyse her üç ayda bir eklenen istisnalar sayesinde, istisnası bulunan kurum sayısı bulunmayan kurum sayısını geçti, gerçekten. Bu kanunun getiriliş amacı "kamu kurum ve kuruluşları arasında eşitliği sağlamak" diyor yani bugün torba yasayla şu anda üzerinde görüştüğümüz 1'inci maddenin amacında "kamu kurum ve kuruluşları arasında eşitlik sağlamak" diyor ancak şu anda eşitlik sağlamaktan uzak bir de devletin kurumları arasında ve piyasada rekabet eşitsizliğini de meydana getirebilecek bir durum söz konusu değerli milletvekilleri. Bugün gelinen noktada o kadar çok değişmiş ki 4734 sayılı Kamu İhale Yasası, artık (z) harfine kadar gelmiş, alfabede harf kalmamış (AA), (AB) gibi alt bentlere filan geçmiş.
Değerli milletvekilleri, bir yasa getirildi; "uyum amaçlı" denildi, "şeffaflık amaçlı" denildi... Böyle bir istisna, böyle bir değişiklik, 195 tane; bu kendisini inkâr etmektir, bu başarılı olamamaktır, bu doğru yönetememektir. Şimdi, artık, bunu şöyle düşünmek gerekiyor: Eşitlik ilkesine aykırı mıdır? Evet, aykırıdır yani diğer kurumlarla rekabet eşitsizliği konusunda Anayasa'ya bir aykırılık söz konusudur burada, bunun altını çizmek isterim.
Yine, bakıyorsunuz dışarıdan Türk bankacılık sistemine ya da içeriden bakıyorsunuz "güven" diye bir problem söz konusu. İşte bu tür oynamalar, sürekli değişiklikler ve işine geldiği gibi davranılan modeller, mantıklar bu güven problemini de had safhaya çıkarıyor, bakış açısını olumsuz etkiliyor. Ama ne olacak? Yine "Biz yaptık, oldu." mantığıyla bugün bu madde buradan geçecek. Ama bu maddeye imza atanlar şunu bilsinler ki bir müddet sonra, kısa bir süre sonra, önceden de gördüğümüz gibi yanlışı yanlışla düzeltme tekniğinizle tekrar tekrar torba yasalarla gündeme gelecek, "Yeni istisnalar, yeni düzeltmeler yaptık ama yanlış oldu, bir daha şunu düzeltelim." şeklinde. Ama bunların hepsinin yanlış olduğunu değerli milletvekilleri, defalarca söyledik, hem piyasaya zarar veriyor hem de güveni sarsıyor. Oysa şu anda Türkiye'nin o kadar önemli sorunları var ki... Bugün burada, bu torba yasada vatandaşın sorunlarına çözüm üretmek gerekiyordu ama baktığımız zaman çözüm üretecek bir şey görmüyoruz, sadece "Biz yaptık." ya da "İstersek olur." mantığında birtakım düzenlemeler var. Oysa Hazine sürekli borçlanıyor, iç borç çevirme oranı yüzde 400'lerde. 21'inci istihdam paketini yaptılar, işte getiriyorlar yakında. 21'inci istihdam paketi ne kadar çare olabilir?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, toparlayın.
LALE KARABIYIK (Devamla) - Bitiriyorum Sayın Başkan.
Başka sorunlar da var: Kadın yoksulluğu var, yaşlı yoksulluğu var, bütçe anlamını yitirmiş durumda. Ama bütün bu sorunları ne dış etkilere bağlayınız ne de Covid'e sığınmayınız. Çünkü buradaki sorunların esas sebebi bu ülkenin özellikle ekonomide doğru yönetilmemesi. Bu ülke yönetilemiyor, bütün bu sorunların altında yatan neden de budur.
Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)