| Konu: | CHP Grubu önerisi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 102 |
| Tarih: | 18.06.2020 |
CHP GRUBU ADINA SUAT ÖZCAN (Muğla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ormanlar iklim dengesini sağlayan; binlerce bitki, hayvan ve mikroorganizma çeşitliliğini barındıran; hava kirliliğinin yaklaşık yüzde 50'sini temizleyen doğanın olmazsa olmazıdır.
Sayın milletvekilleri, unutmayalım ki "Bir kuşağın diktiği ağacın gölgesinde gelecek kuşaklar serinler." özdeyişindeki gibi ormanlar ekolojik yararının yanı sıra, geçmişi de geleceğe bağlayan doğanın önemli bir parçasıdır. Her yıl çıkan orman yangınlarında ormanlarımızın önemli bir yüzdesini kaybetmekteyiz. Mayıs-ekim arası yangın sezonu olarak görülmektedir ve Türkiye, riskli ülkeler arasında bulunmaktadır. Resmî verilere göre, Türkiye'de her yıl ortalama 8-10 bin hektar orman yanıyor. 2019 yılında Adana Pozantı'dan Bursa Yenişehir'e, Erzincan Üzümlü'ye; İzmir, Antalya, Muğla Seydikemer'den Milas'a; Türkiye'nin dört bir köşesinde büyüklü küçüklü yangınlarla boğuştuk ve yerleşim alanlarında evler tehdit altında kaldı, boşaltıldı.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; geçen yıl fiziki tedbirler alınarak 2.688 orman yangınına müdahale edildi ve bu olaylarda 11.332 hektar orman alanı zarar gördü. "Ciğerimiz yanıyor, nefes alamıyoruz." gazete manşetlerini çok okuduk; hatta yanmış orman alanlarında otel, turizm tesisi ve benzeri yapıların olduğu iddia edildi. On sekiz yıllık AK PARTİ yönetiminde bu soru işaretleri ve iddialar daha çok arttı.
Uzmanlar Türkiye'deki yangınların mevsimsel, iklim değişikliği, bitki örtüsü, yıldırım düşmesi gibi doğal kaynaklı olabileceğini söylese de -ormanlık alanlardaki taş, mermer ve maden ocakları, baz istasyonlarının da bulunduğu alanlarda olmak üzere- yüzde 90'ının insan kaynaklı gerçekleştiği bilinmektedir. Ormanların yanması, iklim değişikliği ve kuraklık başta olmak üzere, ekolojik ve maddi zarara sebep olmaktadır. Akdeniz ve Ege sahillerinden İstanbul'a kadar uzanan ve ülke ormanlarımızın yarısına karşılık gelen yangına birinci derecede hassasiyet taşıyan orman alanının bulunduğu 12 milyon hektar büyüklüğündeki kıyı bandı, yangın açısından büyük bir risk taşımaktadır. Araştırmalar, gelecekte çok sıcak iklim koşulları altında yangın sezonlarının uzayacağını ve orman yangınlarının sayısında ciddi artışlar olacağını göstermektedir.
Anayasa'nın 169'uncu maddesine göre yanan orman alanları hiçbir koşulda imara açılamaz ve bu alanların yeniden ormanlaştırılması gereklidir. Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz. Devlet ormanları kanuna göre, devletçe yönetilir ve işletilir. Bu ormanlar zaman aşımıyla mülk edinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamaz. Ormanları yakmak, ormanı yok etmek veya daraltmak amacıyla işlenen suçlar genel ve özel af kapsamına alınamaz.
Covid-19 salgını sebebiyle insanların evden çıkamadığı ve ara ara yağmurların devam ettiği bir süreçte -yani içinde bulunduğumuz mayıs, haziran aylarında- seçim bölgem Muğla'da -yüzde 65'i ormanlarla kaplıdır- Milas, Bodrum ve Seydikemer'de pek çok orman yangını meydana gelmiştir. İstatistikler de bu yangınların devam edeceğini göstermektedir. Bir an önce yangınların çıkış nedenlerinin ortaya konup ihmallerin, yetersizliklerin giderilmesi için araştırma önergemizin kabul edilmesini bekliyorum.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ocak 2019'da "Ormanları betona çevirme gayretinde olanlar var." diyerek kapitalizmin iştahının ülkemizde ormanlara nasıl zarar verdiğini ifade etmişti. Bu önergeyi oylarken de bu söylemi dikkate alacağınızı umuyorum.
Değerli milletvekilleri, gelişmiş ülkelerde kaynakların yüzde 80'i yangını önlemek için ayrılır. Bütün masraflar yangının oluşmasını engellemeye yönelik olarak yapılmaktadır. Fakat ülkemizde henüz bu böyle değildir. Türkiye, artık yılın her zamanı orman yangını çıkma riski taşımaktadır. Orman yangınlarını sadece yaz aylarında çıkan yangınlar olarak düşünmememiz gerek, yangın söndürme organizasyonumuzu bütün bir yıla yaymamız gerekiyor. Orman işçilerinin ekiplerinin güçlendirilmesi ve tüm yıl istihdam edilmesi zaruridir. Orman Genel Müdürlüğünün artık kiralama yapmak yerine kendi uçak ve helikopter filosunu kurması, bu ekiplerin artık yer ekipleriyle koordineli bir şekilde çalışması gerekiyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, toparlayın.
SUAT ÖZCAN (Devamla) - 2019 yılı, orman yangınları açısından dünyanın gördüğü en kötü yıldı. 2020 yılı ve sonrası böyle olmasın istiyoruz.
Bugüne kadar özveriyle görev yapan orman işçilerimize teşekkür eder, başta 1994 yılında Çanakkale'de orman yangınında vefat eden Orman Müdürü Talat Göktepe ve tüm orman şehitlerimizi saygıyla anarken Cumhuriyet Halk Partisi olarak Türkiye'de orman yangınlarının çıkış sebeplerinin ortaya çıkarılması, yangınların önlenmesi ve yayılması sürecinde kasıt ve ihmali olanların tespit edilmesi, orman yangınlarının zararlarının tüm boyutlarıyla araştırılması ve zarar gören bölgelerin mağduriyetlerinin giderilmesi amacıyla, Anayasa'nın 98 ve İç Tüzük'ün 104'üncü ve 105'inci maddeleri gereğince Meclis araştırması açılmasını istiyoruz; desteklerinizi bekliyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)