GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Avukatlık Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:110
Tarih:09.07.2020

MURAT EMİR (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Zayıfladıkça zulmeden, zulmü arttıkça eriyen bir siyasi iktidarla karşı karşıyayız. İktidarına tutunabilmek için her türlü demokratik unsuru yok etmekten çekinmeyen ve demokrasiyi yok ederse iktidarının süreceğini zanneden bir anlayışı görüyoruz. Sanıyorsunuz ki demokratik kurumlar yok olursa, sivil toplum susarsa, meslek örgütleri susarsa, üniversiteler susarsa, sendikalar susarsa, siyasi partiler susarsa, medya sessizleşirse iktidarınız sürer ama yaptığınız her tür ceberutluk, her tür zalimlik sonunuzu hazırlıyor, farkında değilsiniz.

İşte, bugün bir saldırı altında olan barolar var. Şu ana kadar Türkiye'nin birçok demokratik kurumunu çürüttünüz, işlevsizleştirdiniz, yetkilerini azalttınız, sesini kıstınız ama bugün de baroyla uğraşma derdindesiniz. Niye? Çünkü Türkiye'yi tek sesli yapmak istiyorsunuz ve baroları bölerek, baroları parçalayarak, küçük küçük barocuklar kurdurarak, belki de o küçük barocuklardan bir veya birkaçını muhatap alarak Türkiye'deki yargı düzenini ve özlediğiniz o size bağlı yargı düzenini kurabileceğinizi zannediyorsunuz. Oysa, değerli arkadaşlar, bu yasa teklifiyle de hayal ettiğiniz sonuçların çok dışında, hatta "Yanılmışız." diyeceğiniz, çok kısa sürede "Aldatılmışız." diyeceğiniz, "Nereden getirdik bu yasayı!" diyeceğiniz sonuçlarla karşılaşacağınızı şimdiden garanti edebiliriz. Bakınız, son derece yanlış bir yasa; vicdandan, demokrasi kültüründen, akıldan yoksun bir yasa. 4.040 üyeli Ardahan ile 4.600 üyeli Antalya'yı eşitleyen bir anlayış. 4 delegeyi 2 bin üyeli baroya vereceksiniz ama 5'inciyi alması için "5 bin üye daha getir." diyorsunuz. Böylesine izandan yoksun, demokrasiden nasibini almamış bir teklif. Peki, bunu nasıl açıklıyorsunuz, nasıl gerekçelendiriyorsunuz? Gerekçe yok. Diyorsunuz ki: "Dünyada bunun örnekleri var." Bakın, benim elimde Meclisin hazırladığı iki tane literatür var; biri 2018, biri 2019'da hazırlanmış.

Değerli arkadaşlar, dünyanın hiçbir yerinde çoklu baro yoktur, dünyanın hiçbir yerinde. Komisyonda anlattınız; "Amerika'da var." dediniz, "Kaliforniya'da var." dediniz, "Almanya'da var." dediniz. Yararlanın ciddi literatürlerden, dünya örneklerine cidden bakın; havuz medyasının manşetleriyle burada konuşmayın. Varsa bir tane çoklu baro örneği getirin, söyleyin; bir tane örnek yok. (CHP sıralarından alkışlar)

Durumunuz şuna benziyor arkadaşlar: Okyanusta, deniz ortasında salda kalmış bir kazazede gibisiniz; susadıkça deniz suyu içiyorsunuz, deniz suyu içtikçe susuyorsunuz ve bu sizin sonunuzu hazırlıyor. Bu anlayışla, değerli arkadaşlar, bu yasanın bir an evvel geri çekilmesi lazım. Bu yasayla birlikte barolara saldırıyorsunuz, barolara saldırırken yargının temel ayağı olan savunmayı çökertiyorsunuz, hukuk devletine saldırıyorsunuz ve maalesef demokrasimizi hedefliyorsunuz. O küçücük barocukların, birbirinden üye alma, üye çalma, üye kaydetme derdine girecek barocukların disiplin yönetimini, disiplin uygulamalarını, staj uygulamalarını hakkıyla, yerinde, doğru yapabileceğini hanginiz iddia edebilir? Siz bu ülkeyi bu kadar mı sevmediniz? Barolara bu kadar mı hıncınız var? Bu neyin intikam duygusudur, anlamak mümkün değil.

Bakınız, Türkiye'nin acilen demokrasiye ihtiyacı var, Türkiye'nin temel sorunlarına eğilmeye ihtiyacı var. Ülkemizin sorunları bunlar değil; Türkiye'nin baroyla vakit kaybetmeye, baroyu böylesine sizin arkabahçeniz yapmak için vakit kaybetmeye ihtiyacı yok. Öylesine gözünüz dönmüş ki Ankara'nın ortasında 30 baro başkanının oturmasına dahi tahammül edemiyorsunuz, şu anda abluka altındalar ve zaman zaman da polisin şiddetiyle, ölçüsüz şiddetiyle muamele görmek zorunda kalıyorlar. Bu anlayışla, değerli arkadaşlar, bu yasayı hukuk devletine, demokrasiye, barolara ve ülkemizin geleceğine bir saldırı olarak değerlendirdiğimizi ve buna sonuna kadar karşı koyacağımızı bildirmek isterim.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP ve İYİ PARTİ sıralarından alkışlar)