GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: 10 Temmuz Ali İsmail Korkmaz'ın ölümünün 7'nci, 13 ve 14'üncü Dönem İstanbul Milletvekili Mehmet Ali Aybar'ın ölümünün 25'inci, 11 Temmuz Srebrenitsa katliamının 25'inci yıl dönümüne, 7 kişinin vefat ettiği Sakarya ili Hendek ilçesindeki havai fişek fabrikasında meydana gelen patlamanın ardından Adapazarı ilçesi Taşkısığı Mahallesi'nde meydana gelen patlamada 3 askerin şehit olduğu olaya yönelik sorulması gerekenlere, TÜİK'in açıkladığı nisan ayı işsizlik rakamlarına ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:3
Birleşim:111
Tarih:10.07.2020

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Bugün 10 Temmuz: Eskişehir'de Mevlüt Saldoğan isimli şahıs ve onun yönlendirdiği vatandaşlar tarafından tekmelenen, dövülen, "Vurmayın ağabey, öldüm artık." sözleri son sözleri olan Ali İsmail Korkmaz'ın ölümünün 7'nci yılı. Ama bizim son sözlerimiz bunlar değil. Ali İsmail ve tüm Gezi şehitlerinin anısını yaşatmaya, onların hayatlarını kaybetmesinde sorumlu olanların gerçekten hukuk önüne çıkarılmasına ve konunun sadece idari değil, siyasi sorumlularının da tarih önünde hesap vermesine kadar bu konuda sözümüzü söylemeye devam edeceğiz.

O gün, özgür bir dünya, özgür bir İstanbul, özgür bir Eskişehir düşü gören Ali İsmail tekmelendi. O gün Ali İsmail'in düşlerini, düşlerimizi tekmeleyerek yok edeceklerini sananlar tarih önünde mahkûm oldular, mahcup oldular. Ali İsmail'in özlemini kurduğu dünya, bizlerin ortak özlemidir. O özlemimizi, Ali İsmail için ve bu özlemle yaşamlarını yitiren herkes için hayata geçirmeye kararlıyız. (CHP sıralarından alkışlar)

Sayın Başkan, Mehmet Ali Aybar'ın ölüm yıl dönümü bugün: Eski bir parlamenter, 1962-1969 yılları arasında Türkiye İşçi Partisinin Genel Başkanı, 2 dönem Türkiye Büyük Millet Meclisinde görev yapmış İstanbul Milletvekili Mehmet Ali Aybar'ı ölüm yıl dönümünde rahmetle anıyoruz ve bugün, burada Türkiye İşçi Partisinin temsil ediliyor olmasını da son derece önemli buluyor ve partilerine de buradan dayanışma duygularımızı ifade ediyoruz.

Sayın Başkan, yarın 11 Temmuz. Yarın Meclisin çalışıp çalışmayacağı konusunda henüz bir gündem netliği yok; çalışmama ihtimaline karşı, 11 Temmuz 1995'te yaşanan Srebrenitsa katliamını 25'inci yılında lanetleyerek orada hayatını kaybedenleri rahmetle anıyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Özel.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - En az 8.372 Boşnak sivilin katledildiği ve Sırp askerler tarafından kendilerine verilen insanlık suçu talimatının uygulanarak katliamların yaşandığı o dönemi bir kez daha acıyla hatırlıyoruz.

Dönemin Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Deniz Baykal'ın, yaklaşmakta olan tehlike karşısında bütün dünyanın dikkatini çekmek üzere 1993 yılı başında Sırp kuşatması altındaki Srebrenitsa'ya yapmış olduğu ziyareti de buradan bir kez daha kamuoyuna hatırlatmak istiyoruz.

Sayın Başkan, biraz önce Sayın Bülbül'ün de ifade ettiği gibi, geçen hafta yaşanan büyük acı, yüreğimize düşen Sakarya'daki büyük ateş bir kez daha harladı ve dün de ifade ettiğim gibi, bu kabul edilemez, bu tuhaf ölümler ülkesinde boşu boşuna ölümler ve 3 şehidimiz daha oldu. Tabii, bu sefer konu daha da billurlaştı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Özel.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - ...tüm çıplaklığıyla karşımızda; sorulması gereken bazı soruları sormayan idarecilere soruyoruz ve bizatihi kendilerine soruyoruz. Oradaki patlamamış olan havai fişeklerin bir başka yere taşınmasını bütün uzmanlar doğrudan intihar, doğrudan cinayet olarak görüyorlar. Soğutma yapılmadan ve bir başka yere taşınarak imha, patlamaya davettir, aksi düşünülemez. Üzerindeki jelatin eğer hasar gördüyse -patlama riski varken- patlamalardan çıkmış havai fişeklerin taşınması ne demektir? Bunların, taşınacaksa uzaktan kumandalı araçlarla yüklenmesi, uzaktan kumanda edilen kamyonlarla taşınması gerekirken o kamyona, o belediyenin kamyonuna o belediye işçisini oturtmak o belediye işçisinin hayatına kasttır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - 3 askeri uzmanlık dışı görevlendirmek de ne demektir? Envanter dışı bir mühimmat vardır, bu mühimmatın nasıl imha edileceğine ilişkin Jandarma personelinin bir eğitimi yoktur ve taşıma sırasında bu aracın içinde personel bulundurulması, yanında personel bulundurulması ne demektir? Bunun imhası için askerî personelin görevlendirilmesi ne demektir? Biz, bir sivil yandaş firmanın mühimmatını neden taşıyoruz, neden Mehmetçik taşıyor, neden Mehmetçik imha ediyor? Bu konuda gerekli tedbirler niye alınmıyor? Bunların hesaplarının verilmesi lazım.

Ayrıca, iki telefon, iki açıklama... İlk günlerde aileye taziye, varsa sendikaya taziye, kaymakama, valiye taziye beklenirken bir numaralı şüpheli patrona telefon taziyesi...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Özel.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Hadi, açtın bu telefonu, siyasi iletişimini niye yapıyorsun? Mikrofon tutturuyorlar, beyefendi diyor ki: "Biraz önce fabrikanın sahibini de aradım." Bunun, yargıya istikamet vermekten ve yargılamayı, soruşturmayı, kovuşturmayı ona göre yapın demekten başka bir Türkçesi yok. Süleyman Soylu "Üç ay önce denetledik her şey normaldi." diyor. Her şey normalse sizin yaptığınız denetimlerden sonra facialar, katliamlar yaşanıyor; demek ki denetleme sisteminiz anormal, işlevsiz, mâni olamıyor; o zaman, bu patlamada doğrudan sorumluluğun var. Patrona itibar kazandırayım derken yapılan denetimi itibarsızlaştırıp itirafta bulunduğunu buradan kayda geçirmek isteriz.

Sayın Başkan, biraz önce de değinildi, biz milletvekiliyiz, milletin vekilleri milletin aklıyla alay edilmesine sessiz kalamaz. Sayın Başkan, TÜİK açıklama yapıyor...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - ...ve diyor ki: "İşsizlik oranı geçen sene nisanda 13'tü, şimdi 12,8'e düştü." Allah, Allah diyorsun, ya bu nasıl oldu, bu pandemide bu kadar insan, herkes işsiz kalmış, bağırırken? Dönüp bir baktık yani şöyle bir şey yapalım dedik, hep diyorlar ki: "Bardağın boş tarafı azaldı." O zaman, Sayın Başkan, dolu tarafının artması lazım değil mi?

Döndük, istihdam sayılarına baktık: Çalışan sayısı geçen sene 28,1 milyon, bu sene nisanda 25,6 milyon. E, çalışan azalıyor da işsizlik nasıl azalıyor? Akıl alır gibi değil, akıl almaz yöntemler kullanıyorlar ve döndük bir baktık ki... Bir kere, şöyle somutlaştırmak gerekirse vaktinizi almadan: TÜİK'in bir kişiye "işsiz" demesi için, son 4 haftada iş arama kanallarından en az birini kullanmamış ise onu işsiz saymıyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Özel.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Yani son 1 ayda 1 kez bile olsun iş arayamamışsa ona diyor ki: "Sen işsiz değilsin." Ya neyim? Mevzu şu: Birisine gidiyor, "İş arıyor musun?" "Arıyorum." "En son ne zaman aradın?" "Bir ayı geçti ağabey. Pandemiden çıkamıyoruz. Annem hasta, çıkamadım. Şu sebepten çıkamadım." "Sen işsiz değilsin." Soruyor "İşsiz misin?" "İşsizim" diyor, "Öğretmenim, atanamadım." "Nasıl geçiniyorsun?" "Geceleri takside korsan çalışıyorum güvencesiz, 30 lira gecelik yevmiyeyle." "Senin işin var." diyor. "Sen ne iş yapıyorsun?" "Vallahi, ben mühendisim ama aç kaldım, hamallık yapıyorum, iş bulamadım." "Sen hamalsın, işsiz değilsin." diyor. Haftada 1 kere, 2 kere evlerde halı silen teyzeme "Sen iş aramıyorsun, işin var senin." diye, diye, diye rakamı getirmiş 12,8'e. Benim söylediklerimin hepsi katılırsa bu rakam yüzde 30,1; geçen sene yüzde 22'ydi.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, toparlayalım.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bitiriyorum efendim.

Milletimiz şöyle baksın: Eğer, etrafındaki 10 kişiden 1'i işsizse TÜİK doğru söylüyor ama 10 kişiden 3'ü işsizse TÜİK milletimizi saf yerine koyuyor, milletimizi kandırıyor, bunu yapan TÜİK'e de ona bunu yaptıranlara da milletimiz son karneyi verecek. Geçtiğimiz günlerde, işte, TÜİK'e güvenen yüzde 11,4; "Hayat pahalılığına inanıyorum." diyen yüzde 15, yüzde 85'i inanmıyor. AK PARTİ'li 4 seçmenden 3'ü inanmıyor TÜİK'in rakamlarına, MHP'li 10 seçmenden 9'u inanmıyor. Ara karne kırık. Esas karne, ne zaman cesaret ederseniz, işte o seçimde. Vatandaş kanaat notunu verdi, seçimi bekliyor. (CHP sıralarından alkışlar)