GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:113
Tarih:14.07.2020

MURAT BAKAN (İzmir) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Bugün Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu Teklifi'ni görüşüyoruz. Çok söylendi, ben bir daha söyleyeyim: Gönlümüz arzu ederdi ki, astsubayların -uzman jandarmalar İçişleri Bakanlığı personeli ama uzman jandarma da bir askerî personeldir- uzman jandarmanın, sözleşmeli erin, uzman çavuşun problemlerini çözecek kanunu buraya getirebilmiş olsaydık. Benden önce birkaç madde önce İYİ PARTİ'den bir milletvekili arkadaşım astsubayları anlattı burada, bilmiyorum ne kadar dikkatinizi çekti. İşte, o tankları yürüten, o denizaltıları yüzdüren tüm teknik sınıflarda astsubaylar var ve ben, o astsubaylardan birinin evladıyım, astsubay çocuğuyum. Çocukken babamı ziyarete gittiğimde birliğe, benim babamın üzerinde tulum vardı arkadaşlar, tulumun üzerinde rütbesi vardı, elleri yağ içinde şanzıman indirir bindirirdi kademede. Türk Silahlı Kuvvetlerinin o personeli, astsubayı Türk Silahlı Kuvvetlerinin emekçisidir. Onu belirterek sözlerime başlamak istiyorum. (CHP ve İYİ PARTİ sıralarından alkışlar)

Yetmiş sekiz yıl önce Atılay denizaltısı Çanakkale Boğazı'nda battı, 39 askerimiz şehit oldu. Çanakkale Boğazı'nın dibi, orası 39 yiğit denizci Mehmetçik'e, onlara mezar oldu. Onları da saygıyla ve rahmetle anıyorum değerli arkadaşlar.

Yine, yakınlarda 3 şehidimiz var, Sakarya'da. İşte, burada ismini hep andığımız 1 astsubay, 1 uzman jandarma, 1 sözleşmeli uzman çavuş arkadaşımız şehit oldu.

Hep arkasından ağladığımız, gözyaşı döktüğümüz... Gerçi orada da bir ayrıntı var: Kimi arkadaşlar "Şehidin arkasından ağlamayın, en yüce mertebe." diyor. Doğru, şehitlik en yüce mertebe ama sevgili arkadaşlar, biz şehidimizin arkasından binlerce yıldır ağlarız. Anadolu türküleri yakmışız şehitlerimizin arkasından, askerimizin arkasından. Bir Erzurum türküsü var, hepiniz bilirsiniz, diyor ki:

"Eledim eledim höllük eledim,

Aynalı beşikte canan bebek beledim,

Büyüttüm, besledim, asker eyledim,

Gitti de gelmedi canan, buna ne çare?" (CHP ve İYİ PARTİ sıralarından alkışlar)

Biz askerimizin, evladımızın arkasından ağlarız. Çanakkale Harbi'ne giden 15 yaşındaki evlatlarımızın arkasından "Hey onbeşli onbeşli/ Tokat yolları taşlı/ Onbeşliler gidiyor/ Kızların gözü yaşlı" demişiz, Yemen türküsünü söylemişiz. Dolayısıyla, onlar şehit olduklarında arkasından gözyaşı döktüğümüz askerimiz, astsubayımız, uzman jandarmamız, uzman çavuşumuz, sözleşmeli erimiz hayattayken kıymetini bilmiyoruz arkadaşlar, hayattalarken özlük haklarıyla ilgili hiçbir şey yapmıyoruz. Ben beş senedir milletvekiliyim, bu kürsüden sorunlarını defalarca dile getirdim. Geçen dönem Millî Savunma Komisyonunda, İçişleri Komisyonunda defalarca dile getirdik, bir arpa boyu yol katedemedik. Tekrar ediyoruz. Niye? Tekrar, öğrenmenin en önemli unsuru. Belki öğrenirsiniz onların dertlerini, sıkıntılarını diye tekrar ediyoruz.

Astsubayın sıkıntısı nedir? Bir astsubay emekli olduğunda maaşının yarısını alamıyor ama bir subay emekli olduğunda yüzde 70'ini, yüzde 80'ini alıyor komutanlık tazminatlarından dolayı -7 ayrı konuda tazminatları var- bunlar astsubaylara da verilsin diyoruz. Astsubayların göreve başlangıç derecesi 9/2 olsun, klimalı ortamda rahat çalışan ofis memurlarıyla aynı şekilde başlasın. Dünyanın en zor mesleği askerlik. Bir asker yalçın dağlarda, kuş uçmaz kervan geçmez bozkırlarda, en basit sosyal olanaklardan mahrum yerlerde, 4-5 tayin görerek, hiçbir yere kök salmadan, bazen çocuğunun doğumunu göremeden, çocuğunun mezuniyetini göremeden görev yapıyor. Bir göreve gittiğinde, nöbete gittiğinde, operasyona gittiğinde geriye dönüp dönmeyeceğini bilmiyor, o hâletiruhiye içinde görev yapıyor. Bunların sorunlarını çözelim diyoruz, çok mu şey istiyoruz şu Meclisten? Burada bütün gruplar el birliğiyle çözelim astsubayın sorununu, başlangıç derecelerini.

Uzman jandarmanın okulunu hizmetten saymıyoruz arkadaşlar. Sayın Bakanım, kaç defa söz verildi uzman jandarmaya, Cumhurbaşkanı söz verdi, Genelkurmay Başkanı söz verdi, ben Jandarma Genel Komutanıyla konuştum önceki dönem, söz verdi, emekli oldu, gitti; hâlâ çözülemedi. Uzman jandarmalar astsubay yapılmak için alındı ama 21 bin uzman jandarma ciddi ekonomik sıkıntı içinde; çoğu lisans, yüksek lisans mezunu. Bir seferliğine astsubay çavuş yapacağız; ne oradaki hiyerarşi bozulacak ne bir şey, onların problemlerini çözmüş olacağız.

Uzman çavuş... Hasta olamaz uzman çavuş, şehit olabilir ama. Niye şehit olabilir de hasta olamaz? Çünkü hasta olursa sözleşmesi feshedilir. Bunların problemini çözmek zorundayız arkadaşlar, bu ortak sorunumuz.

Sürem bitti ama askerin, subayın, astsubayın adalet mücadelesine kulaklarınızı tıkamayın değerli arkadaşlar.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP ve İYİ PARTİ sıralarından alkışlar)