| Konu: | İYİ Parti Grubu önerisi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 2 |
| Tarih: | 06.10.2020 |
CHP GRUBU ADINA MURAT EMİR (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Türkiye Cumhuriyeti piyasaya 20 milyar lira civarında borç takmış durumda. Yanlış duymadınız, Türkiye Cumhuriyeti piyasaya borçlu. Üniversite hastaneleri otuz altı aydır, kamu hastaneleri on altı aydır borcunu ödemiyor. Tabii bunun amiyane tabirle söylenmesi gereken tanımı da borç takmak. Bir devlet bu duruma düşer mi? Düşmemeli ama sizin beceriksiz ellerinizle maalesef Türkiye Cumhuriyeti bu duruma düşürülmüştür. Medikal sektörü yani tıbbi cihaz ve malzeme sektörü kimler arkadaşlar? 10 bine yakın işletme, küçük esnaf, 100'e yakın teknokentlerde AR-GE yapan, yüksek katma değerli üretim yapan ve dünyaya ihracat yapan bir sektör; 250 bin kişinin ekmek yediği bir sektör, 1 milyona yakın insanın bir şekilde desteklendiği ve geçimini sağladığı bir sektör, çok değerli. Yani biz burada medikal sektörün bu sorununu çözün, onlara borcunuzu ödeyin, onlara şantaj yapmayın, onlardan feragat istemeyin derken aslında ülkemizin yerli ve millî değerlerini korumaya gayret ediyoruz. Oysa onlar bir avuç müteahhit olsaydı, kamu-özel ortaklığı sözleşmesi imzalamış sizin yandaşlarınız olsaydı, dolarla borç alanlar olsaydı, faizciler olsaydı tıkır tıkır ödeyecektiniz. Şimdiye kadar onların borcunu 1 kuruş geciktirmediniz, 1 kuruş eksik ödemediniz ama söz konusu olan Türkiye'nin değerli sektörleri olunca onları unutuyorsunuz, onları görmezden geliyorsunuz ve medikal sektörü maalesef bu süreçte artık batma noktasındadır.
Değerli arkadaşlar, medikal sektörü sadece bu 1 milyona yakın insanın korunması, yüksek katma değerli ürünleri üreten, satan sektörün korunması açısından önemli değil, aynı zamanda bu sektör toplum sağlığı açısından son derece önemli bir görev de görüyor. Toplum sağlığının temel şartı nitelikli, donanımlı hastaneler ve yeterli ve nitelikli sarf malzemeleridir. Bunlar olmaksızın hastaneler ne işe yarar ki?
Şimdi, üniversite hastaneleri ilaç alamıyor, cihaz alamıyor; kamu hastaneleri borçlu, kamu hastaneleri ihale açınca medikal sektörler enjektör dahi vermiyorlar, siz ondan sonra sağlıktaki sorunları çözeceğinizden bahsediyorsunuz. Dolayısıyla, bu aslında aynı zamanda bir toplum sağlığı sorunu. Toplum sağlığını korumanın öncelikli yolu, hastaneleri olması gerektiği gibi medikal malzemelerle, cihazlarla, sarf malzemeleriyle donatmak ve bunu size binbir güçlükle getiren, borçlu getiren sektörü de mutlaka desteklemektir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.
MURAT EMİR (Devamla) - Toparlıyorum Sayın Başkan.
Bakın, öylesine garip ki devlet olarak ihale açıyorsunuz giriyor, en düşük fiyatı verene veriyorsunuz. O kişi bunu aldıktan sonra KDV'sini ödüyor, gelir vergisini ödüyor, dönüyor SGK primlerini ödüyor, bütün sorumluluklarını yerine getiriyor ve ona şantaj yaparcasına "Gel feragat et." diyorsunuz. Bakın, bu feragat rakamları yüzde 60'lardan başladı, yüzde 60'lardan. Bir devlet "Benim sana borcum var, iki yıldır da bekletiyorum ama yüzde 60'ından feragat et." der mi? Böyle devlet olur mu? Türkiye Cumhuriyeti bu duruma nasıl düşürülebilir? Dolayısıyla burada biz 1 milyon insanın, 10 bin esnafın ve yüzlerce AR-GE yapan yüz akı kuruluşun ve 83 milyonun sağlığı adına bunu talep ediyoruz ve bu mücadeleyi veriyoruz. Medikalcilerin sesine kulak verin, daha fazla bekletmeyin.
Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)