| Konu: | HDP Grubu önerisi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 7 |
| Tarih: | 20.10.2020 |
CHP GRUBU ADINA VELİ AĞBABA (Malatya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Şu an biz konuşurken değerli arkadaşlar, biri Mersin'de, biri Kızılay'ın göbeğinde 2 kişi intihar ediyor. Konuştuğumuz konu da yoksulluk. Tarihimizin hiç kuşkusuz en büyük ekonomik kriziyle karşı karşıyayız, en büyük yoksulluğu yaşıyoruz.
Bakın, değerli arkadaşlar, belki haberiniz yok, aylık 970 TL'yle geçinen yaklaşık 11 milyon 641 bin kişi var. Aylık 1.079 TL alan 17 milyon 207 bin kişi var. Yine, TÜRK-İŞ'in açıklamalarında açlık sınırı 2.477 TL'nin altında yaşayan 2 milyon ücretsiz izne çıkarılan, 10 milyon asgari ücretli 11,7 milyon emekli, 17 milyon sosyal yardımlarla geçimini sağlayan, 10 milyon 400 bin işsiz. Yani, değerli arkadaşlar, dikkatinizi çekerim, Türkiye'nin yarısına yakın insan, yoksulluk sınırının altında, açlık sınırının altında yaşıyor. Değerli milletvekilleri, bu iktidar Türkiye'yi ekmeğe muhtaç etti. Kim söylüyor? Sizin sevgili ortağınız Devlet Bahçeli söylüyor. Devlet Bahçeli diyor ki: "Bu iktidar Türkiye'yi ekmeğe muhtaç etti."
Değerli arkadaşlar, yazar kasadan sonra -bakın, dikkatinizi çekerim- iktidara karşı yazar kasa atmadan sonra yapılmış en büyük eylem askıda ekmek meselesidir. Biliyorsunuz, yazar kasa atılırken Sayın Bahçeli koalisyonun ortağıydı; şimdi de koalisyonun sınırsız ve sorumsuz ortağı Sayın Bahçeli. Sayın Bahçeli'nin üflediği ocak su istemiyor, "Maşallah!" dediği çocuk kırk gün yaşıyor. (CHP sıralarından alkışlar)
Değerli arkadaşlar, 3 şeyle iktidara geldi AKP: Yasaklar, yolsuzluk, yoksulluk.
Bakın, yasaklar meselesinde AKP'nin 1'inci Cumhurbaşkanı, 2'nci Genel Başkanı ve 1'inci Başbakanı diyor ki: "Tarihimizin en despot yönetimiyle karşı karşıyayız, nefes alamıyoruz. Türkiye âdeta bir cezaevine çevrildi."
Yolsuzlukla ilgili, değerli arkadaşlar, on sekiz yılınızı anlatmaya yetecek bir tane resim var; o resim, değerli arkadaşlar, Türkiye'deki yolsuzluğu açıklamaya yeter.
Bakın, ödüllendirdiğiniz, velinimetiniz ve kahramanınız Rıza Sarraf. Bu rezil, bu kepaze, bu alçak, A Haber bültenlerinde Türk Bayrağı'nı fon yaparak kendi PR'ını yapmaya çalıştı. A Haber kimin? AK PARTİ'nin resmî yayın organı. Türk Bayrağı'nı kullanarak bu alçak ayrıca ne yaptı? Türkiye'yi Amerika Birleşik Devletleri'ne esir etti bu alçak.
Değerli arkadaşlar, ayrıca, bu alçak maalesef -"Bize ne?" diyebilirsiniz- bu adam...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.
VELİ AĞBABA (Devamla) - Hatırlayın, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan idari Başbakandı, idari Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'dı; mali başbakan ise Rıza Sarraf'tı. Niye? Çünkü bakanların maaşını Sayın Rıza Sarraf veriyordu, sizin patronunuzdu o zaman.
Değerli arkadaşlar, diyor ki bu hazretleri: "Müminin görevi varlıkta şımarmamak, yoklukta sabretmektir. Hep fakir fukara sabredecek." Değerli arkadaşlar, şimdi sorarım, kim sabretsin? Senin, eşine ve kendine çift maaş verdiğin "Pergolacı Fahrettin" biraz sabretsin. Kim sabretsin? Dönme köşe yazarları -hani, dönmeler sadrazam oluyordu ya- şimdi de döndürdüğünüz liberaller sabretsin. Kim sabretsin? Ziraat Bankasına atadığınız zübükler sabretsin. Değerli arkadaşlar, 4 maaş, 5 maaş alan, sarayda danışmanlık yapan milletvekilleri sabretsin.
Size son sözüm şu: Gemileri yürütüp İstanbul'u alanların torunları olduğunu iddia edenler, İstanbul'u yürütüp gemileri aldılar.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)