GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Gıda, Tarım ve Orman Alanında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:10
Tarih:27.10.2020

ORHAN SARIBAL (Bursa) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım ve elbette Meclisin emekçileri; (2/2985) esas numaralı Yasa Teklifi'yle ilgili görüşmeleri tamamladık.

Tabii yasayla ilgili ilk konuşmamda çok açık söylemiştim, yasa demokratik değil demiştim çünkü paydaşları tarafından kesinlikle tartışılmamıştı. Bu maratonda da şunu gördük: Yine, muhalefet partileri bolca ifadelerde bulundular, onlarca şey söylediler, bir tek kelime bile yasanın içerisine girmedi.

Yine, bu yasa için şunu söylemiştim: "Bu yasa, halkın yasası değil; bu yasa, iktidarın geçmişte yaptığı hatalardan kısmen geri dönme; bu yasa, iktidarın denetim mekanizmasını yerine getiremediği için cezayı artırma; bu yasa, orman talanı; bu yasa, mülkiyet hakkının kişilerden alınıp kamuya verilmesi, bir yerde mülkiyete el koyma yasası."

Örnek mi? Kısa kısa söyleyeyim: Tekel bayilerine ısrarla vergi ve ceza yağdırma; sonuç toplumun hepsi kimyager oldu ama etil alkol yerine metil alkol kullandılar ve bu ülkede 100'den fazla insanın öldüğü bir sorunla karşı karşıyayız ve bu sorunun temeli iktidardan kaynaklanmaktadır. Yani, bugün metil alkol yüzünden bu topraklarda ölen insanlar iktidar sayesindedir, iktidarın yanlış politikaları sayesindedir, iktidarın vergiye yaptığı zam nedeniyledir. Suçlu bellidir, derin bir konudur, bununla ilgili de umuyorum Mecliste yeni konuşmalar yapacağız. Yani, tekel bayileri cezalandırmakla bu ülkede toplumu cezalandırıyorsunuz. Tekel bayileri cezalandırmakla bu ülkede zenginlere istediğiniz gibi yaşayın, yoksullara gidin zehir için ve ölün diyorsunuz; bu, çok net.

Yine, aynı şekilde tütün meselesi, 2022'de başlanacak, 2025'de yüzde 30 olacak. Neden şimdi değil? Neden daha fazlası değil? Çünkü kararı siz değil, attığınız imzalar nedeniyle yabancı şirketler, yabancı tekeller veriyor, onların değirmenine su taşıyorsunuz.

Yine, başka bir konu: Komşu parsel meselesi. Komşu parsel ön alım hakkı yanlış demiştik, inanmamıştınız, uyguladınız, yanlış olduğunu gördünüz ama yeni bir yanlışa imza atıyorsunuz. O zaman arazi ölçeğini neden koydunuz? Neden böyle bir yapılanmaya gittiniz? Arazi ölçeği doğru bir iş yeterli geliri sağlama açısından ama komşu parsel uygulamasını önce getirip sonra kaldırmak yine eski yanlışa dönmek demektir. Dolayısıyla, bütün bu söylediklerimi onay vermediğimiz alanlar olarak paylaşmak isterim.

Orman alanları... Defalarca anlattık: Orman sizin isteğinizle inşa edilmiş bir şey değildir, orman yüzlerce yıllık ekokültür içerisinde kendi kendini var eden, biyoçeşitliliğiyle, ekosistemiyle var olan bir şeydir. Şimdi diyorsunuz ki: "Kentin içindeki fidanlıkları ormanın içine taşıyacağız. Tıbbi aromatik bitkileri orada yetiştireceğiz. Mantarı orada yetiştireceğiz." Ya, mantar zaten ormanda kendisi yetişiyor, siz ellemeyin, orada mantar var zaten, o yetişecek.

Yine, ayrıca diyorsunuz ki: "Keresteyle ilgili işletmeler yapacağız." Orman katliamı dedik, devam ediyorsunuz. Bu, orman katliamıdır.

Başka bir şey daha, sizin çok önemli yaptığınız bir şey bu: Cezayı artırırken "suç işle, parasını öde ama cezaya devam et" "suç işle, parasını öde ama cezaya devam et" modeli var. Bu, çok yanlış. Şu anda orman katliamının en önemli parçası olarak hemen yanı başımızda durmaktadır.

Son olarak, zaten tütünde defalarca söyledik, tütünde uygulama yanlış dedik. Tütünde vergi almak için ısrarla cezaya... Makaronda, sözleşmeli tütün ekiminde bütün bunları bitiriyorsunuz. Bir taraftan yerli tütünü yüzde 30'a çıkarma çabası, öbür taraftan yerli tütünün bu vergiler karşısında özellikle Şark tütününün üretilmemesiyle ilgili bir konuyu net bir şekilde ortaya koyuyorsunuz.

Yine, arazi ifraz meselesi üzerinden, el birliği meselesi üzerinden kamu yani Bakanlığın arazi dağılımına müdahalesini öngörüyorsunuz. Olmaz öyle bir şey. Bir yıl içerisinde aile içerisindeki mülkiyet dağılımının sağlanmasını istiyorsunuz. Bu mümkün değil, içinizde hukukçular vardır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ORHAN SARIBAL (Devamla) - Başkanım...

BAŞKAN - Buyurun.

ORHAN SARIBAL (Devamla) - Hukukçuların söylediği, Türkiye'de ortalama üç yıl sürüyor. Siz bunu bir yıla sıkıştırdığınızda ve bundan sonra bunu kamuya aktardığınızda bu, gerçekten hakkaniyetli bir şey olmuyor.

Son olarak belki şunu söylemek lazım: Kanunda iyi şeyler var yani yanlıştan dönmeler var, bu önemli. İktidarın öz eleştiri vermesi, kendisiyle yüzleşmesi kıymetli bir şey, biz de bunu önemsiyoruz açıkçası ama öbür taraftan bütünüyle baktığımızda, tarım ve üreticinin, 83 milyon insanın tarım ve gıda egemenliği ve gıda güvenliğiyle ilgili sorunlarını çözebilme kabiliyetinde kesinlikle değil. Sadece durumu idare etme, günlük bazı mekanizmayı çözmeye dönük bir kanun, hem de temel kanun ama torba kanun çünkü 12 maddeden oluşuyor.

Son olarak sadece ve sadece şunu söyleyeyim: Arkadaşımız çıktı, söyledi, tarımda iyi yaptıkları şeyleri söyledi. Rakamlarla istediğiniz gibi oynayabilirsiniz ama biliniz, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde tarıma, tarım alanlarına, doğal yaşam alanlarımıza, orman alanlarımıza ve diğer bütün kaynaklarımıza bu kadar zarar veren başka bir iktidar olmadı. (CHP sıralarından alkışlar)

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ORHAN SARIBAL (Devamla) - Son söz şu: Egemenler ve zenginler yoksullara sadece tarlayı bıraktılar.

Saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)