| Konu: | HDP Grubu önerisi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 16 |
| Tarih: | 17.11.2020 |
CHP GRUBU ADINA MURAT EMİR (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Üzülerek ifade etmeliyim ki sağlık sistemimiz maalesef çökmüştür. İktidarın anlattığı o pembe tablonun dışına çıkıp gerçekler üzerinden konuştuğumuz zaman ülkemizin pandemiyle verdiği mücadelede başarısız olduğumuz ortaya çıkıyor. Biz bunu söylerken bir mutluluk hissetmiyoruz, büyük bir üzüntü hissediyoruz, sizi uyarmaya devam ediyoruz ve uyarmaya da sonuna kadar, sesimiz yettiğince devam edeceğiz.
Değerli arkadaşlar, bakınız, yoğun bakım doluluğu her ülkede aslında, bakarsanız, ülkenin sağlık sisteminin pandemiye verdiği cevabı açıkça ortaya koyar. Garip bir durum var: İki ay önce ağır hasta sayımız 1.500'ler civarındaydı, yoğun bakım doluluk oranımız yüzde 67'ydi, şimdi ağır hasta sayımız 3.500'ler civarına geldi ama nasıl olduysa yoğun bakım doluluk oranımız sadece yüzde 70'lerde. Yani sizin, Sayın Bakanın, her akşam açıkladığı o turkuaz tablo bile kendi içerisinde tutarsız, kendi içerisinde bile yanlış, kendi içeresinde bile -söylemeye dilim varmıyor ama başka bir kelime yok- yalan dolan dolu. Soruyorum size, 83 milyon vatandaşımıza soruyorum: Bu turkuaz tablodaki rakamların doğru olduğunu söyleyecek bir kişi kaldı mı? Bu yalana niye devam ediliyor? Herkes ya 5'le, ya 10'la, ya 20'yle, ya 25'le çarpıyor ama gerçek rakamların bu olmadığını hepimiz biliyoruz. Hepimize, hepinize her gün onlarca "Yoğun bakım sırası bekliyoruz, acildeyiz, yatak bulamadık; annem, babam, kardeşim ölmek üzere." diye telefonlar gelmiyor mu? E, bu telefonlar geliyor. Türkiye'deki sağlık sisteminin rahat olduğunu, yoğun bakımların hâlâ dolmadığını nasıl söyleyebiliriz? Gerçeklerle yüzleşmemiz gerekiyor arkadaşlar.
Bir başka parametre daha, mesela test sayısı... Şimdi, test yapmıyorsunuz, hasta bulmuyorsunuz, sorun yok gibi görünüyor. Oysa bakın, test sayısında neredeyiz, dünyanın neresindeyiz -üzülerek ifade ediyorum- Avrupa'da 41'inciyiz, dünyada 111'inciyiz. Bu, bizim açımızdan utanılacak bir durum değil mi? Yani dünyada nüfusa göre 111'inci sırada test yapan ülkeyiz; bunun neresi başarı? Bu test sayılarıyla "Biz pandemiyle mücadele ettik." nasıl diyebiliriz?
Aşı meselesi... Bakın, grip aşısı sadece 1,3 milyon geldi. Sayın Bakan dedi ki: "3 milyona tamamlayacağız." Bunu bir müjde gibi verdi. Oysa Almanya 25 milyon aldı, İngiltere 30 milyon aldı, İran bile, ambargo altındaki İran bile 8 milyon aşı aldı. Bu, bizim açımızdan utanılacak bir başarısızlık noktası değil midir?
Bakınız, hastanelerimiz batma noktasında. Malzeme bulamıyoruz, enjektör, gazlı bez dahi yok. Niye? Çünkü kırk aya yakındır sektörün parasını ödememişiz; devlet maalesef şantaj yapıyor ve diyor ki: "Feragat edersen ancak senin paranı öderim." Bu, bizim açımızdan övünülecek bir durum mudur?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz.
MURAT EMİR (Devamla) - Neresinden bakarsanız bakın, ne aşılama oranında ne ilaç bulma oranında ne hastane yatağı oranında ne test sayısında dünyada ortalamanın üstünde bir ülke değiliz. "Ortalama" derken dünyanın yarısının açlık sınırında olduğunu ve bizim de maalesef sayısal olarak bu açlık sınırındaki ülkelere yakın olduğumuzu ifade etmeliyim. Sağlık Bakanı işin kolayını bulmuş; vatandaş korunacak, hijyen, maske, sosyal mesafe tamam; onun dışında hastalanırsa kendisi suçlu; evinde bekleyecek, günlerce filyasyon ekibi bekleyecek, günler sonra filyasyon ekibi sonunda gelirse eline bir ilaç tutuşturacak, bu ilacını alacak, ondan sonra test yaptırmak için hastaneye gittiği zaman test sırası bulamayacak. Yine, size de geliyordur, "Hocam, Vekilim; test yaptıramadım. Dört gündür, beş gündür bekliyorum, ne yapacağım?" diye. Ne yapacak biliyor musunuz? Sizin iktidarınızın bıraktığı özel hastaneye gidecek; 250,300,350 lira verecek, test yaptıracak. Bakın, Sayın Bakanın hastanesinde bile, Bakanın genelgesinin aleyhine 350 liraya test yapılıyor. Bundan daha utanç verici ne olabilir?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz.
MURAT EMİR (Devamla) - Toparlıyorum Sayın Başkan.
Gerçeklerle konuşalım, gerçekleri görelim, gerçekleri kabul edelim, gerçekler üzerinden halkımızı doğru bilgilendirelim, doğru ve etkin politikaları zamanında alalım ve Hükûmet üzerine düşeni yapsın. Yoksa her akşam yalan dolan içeren bir mavi tablo, turkuaz tablo, bir "tweet" atarak bu işle mücadele edemeyiz.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)