| Konu: | Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 17 |
| Tarih: | 18.11.2020 |
ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Kanun teklifinin 2'nci maddesiyle, ruhsat bedelinin zamanında ödenmeyen kısmına uygulanan 2 kat ceza kaldırılıyor. Bunun yerine de ne geliyor? Gecikme zammı geliyor. Gecikme zammıyla, ne olduğu belli olmayan, tanımlanmayan... "2 katı" gibi tanımlanmış bir yerden gecikme zammına dönülüyor ve -bu çok önemli bir nokta- "vadesi geçmiş borcunun bulunmaması" koşulu kaldırılıyor. Bunu da rutin işletme faaliyetlerinin kesintiye uğratılmaması, işletmelerinin kapanmaması ve çalışanların işsiz kalmaması için yaptıklarını iddia ediyorlar. Gerçekten öyle mi? Biraz önceki hatip de söyledi "İşletmede işçisine borcu olanın borcuyla ilgili bir işlem yapılmayacak, devlete olan yani kamuya ait olan borçlarla ilgili hiçbir şey yapılmayacak." deniyor. Biz buna Komisyonda da karşı çıktık.
Soma'da, Ermenek'te sekiz yıldır hak mücadelesi yapan yani kendi haklarını talep eden yüzlerce insan mağdur edilmiş durumda ve bunları da alamayacaklar, öyle mi? Sekiz yıldır sokaklarda haklarını savunuyorlar, sekiz yıldır hak talep ettikleri için gözaltına alınıyorlar, sekiz yıldır kendi haklarını talep ederken coplanıyorlar. Yani bunlara göz mü yumacağız arkadaşlar, bunlara göz mü yumacağız? Şimdi, buradan hareketle bu teklifin 2'nci maddesinin değil, tamamının kaldırılması için biz mücadele verdik; tabii, dinleyen olmadı. Burada da gene mücadele vermeye devam edeceğiz.
Şimdi, geçen sene 1.104 ruhsat sahibi bedelini ödememiş. Peki, bu sene ne olmuş? 2.384'e çıkmış, 2 katına çıkmış. Demek ki içeriden haber almışlar, "Ödemeyin kardeşim, nasıl olsa 2 katı ceza ödenmeyecek." denmiş ve ödemiyorlar. Bu 83 milyonun alacağı bunlar, 83 milyon insanın burada hakkı var. (CHP sıralarından alkışlar)
Değerli arkadaşlar, benim seçim bölgem Antalya, Muğla, Aydın ve benzeri turizm alanlarında bu maden ocaklarıyla ilgili çok ciddi sıkıntılar yaşanıyor. Bir soru önergesi verdik, tabii, soru önergelerinin birçoğuna cevap verilmiyor ama nasıl olduysa burada biz soru önergesine cevap aldık. Antalya'da ruhsat verilmiş 500 maden işletmesi varmış. Biz araştırdık, maden ocaklarıyla ilgili sayının aslında binin üstünde olduğunu gördük ve Muğla'da da aynı durum söz konusu. Biliyorsunuz, turizm destinasyonlarına "gözümüzün bebeği" diyoruz ağzımızı açtığımız zaman. 34,5 milyar dolar geçtiğimiz yıl gelir getiren bir sektörden bahsediyoruz. Peki, soru şu: Antalya'nın ya da Muğla'nın altından daha değerlidir üstü, öyle değil mi? Bu, bunun kanıtı. Sizin yaylalarınız, ovalarınız, aynı zamanda doğal zenginlikleriniz ve en önemlisi tarihî eserleriniz orada. Yani geleceğe miras bırakacağınız, burada çocuklarınıza, torunlarınıza, torunlarımıza miras bırakacağımız doğal zenginliklerden bahsediyoruz. Bir örnek: Antalya'da 2 bin küsur yıllık Termessos Antik Kenti'nin hemen yanında bir maden ocağı ruhsatı verildi ve bu civardaki ormanlar daha genç fidanlardı, bunlar tahrip edildi. Genişleme alanıyla ilgili tekrar başvuruda bulunduğu zaman bununla ilgili genişleme alanlarının ruhsatını da verin. E bu hak mıdır?
İki bin beş yüz yıldır orada bir kültür hazinesi yatıyor ve bunu iki bin beş yüz yıl sonrasına taşımak istiyoruz. Orada patlatılan dinamitler temellerini, o antik kentleri yok ettiler.
Burada şuna dikkatinizi çekmek istiyorum: Doğamızı, yaylalarımızı, su kaynaklarımızı teker teker kaybediyoruz. Dünyada küresel ısınmayla ilgili çok ciddi tedbirler alınırken biz vahşice doğayı tahrip ediyoruz. Burada tabii ki madenlerimizi çıkartalım ama doğayı katletmeden yapalım, vahşice değil, yeni teknolojileri kullanarak yapalım bunu.
Burada bir şeye daha dikkatinizi çekmek istiyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz.
ÇETİN OSMAN BUDAK (Devamla) - Yirmi beş yıllığına bir maden ocağını verdiniz, rezervi beş sene sonra bitti; ne yapılması lazım? Kanunda var, burayı olduğu gibi eski hâline getirme şartı konuldu, var kanunda. Beş sene sonra da buradaki rezervler bitti, tükendi; ne yapılması lazım? Düzeltilmesi lazım. Yok, öyle yapmıyor, o maden ruhsatı sahibi şöyle yapıyor: Yirmi beş seneyi bekliyor "Nasılsa burayı denetleyen de yok, daha rezerv var, ben şimdi çıkartmıyorum, daha sonra çıkartacağım bunu." diyor, yirmi beş sene sonrasını adres gösteriyor. Olduğu gibi o dağlar, taşlar... Antalya'ya, Muğla'ya ya da Aydın'a giderken uçakla, Bodrum Havaalanı'na giderken bakın yukarıdan, delik deşik bütün dağlar ve olduğu gibi bırakılmış, su kaynakları patlamalardan dolayı tahrip edilmiş, köyler boşaltılmış. Bakın, geçerken -hepiniz uçakla gidiyorsunuz seyahatlerinize- bir dikkat edin, başınızı çevirin, bütün dağları delik deşik göreceksiniz, bütün yaylaları aynı şekilde göreceksiniz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz, buyurunuz.
ÇETİN OSMAN BUDAK (Devamla) - O yüzden, daha önce hiç olmazsa birazcık, işte ruhsatlara 2 katı ceza gibi, borcu varsa işletmenin devamı gibi fonlar varken şu anda bir avuç maden işletmesine inanılmaz müsamaha gösteren bir kanun getiriyorsunuz; lütfen, bunu çekin. Ne çocuklarımıza ne geleceğimize en ufak bir faydası olmayacak büyük bir tahribatı da ülkemiz yaşayacak.
Hepinize saygılar sunuyorum.
Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)