GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:17
Tarih:18.11.2020

İSMAİL ATAKAN ÜNVER (Karaman) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bundan yaklaşık bir ay önce yine bu kürsüde Ermenek'te eylem yapan madencilerimizin sorunlarını dile getirerek çözümü için adım atılması gerektiğini belirtmiştim. Bugün görüşülmekte olan bu teklifte Maden Kanunu'na ilişkin düzenlemeler de var ama yine madencilerin sorunlarına bigâne kalınmış, sesleri duymazdan gelinmiş. Ülkemizde kömür madenciliğinin son on yılda ve özellikle Soma ve Ermenek facialarından sonra büyük bir krizin içine itildiğini daha önce de ifade etmiştim. Görüyorum ki Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile iktidar çoğunluğu ya durumun farkında değil ya da işlerine öyle geliyor. Zararı yok, biz bir kez daha anlatırız. Ermenek'te 18 madencimizi şehit verdiğimiz faciadan sonra çalışan ocakların dörtte 3'ü kapanmış, çalışan madenci sayısı on beşte 1'e düşmüş, taşımacılık kooperatifinde kayıtlı olan kamyon sayısı beşte 1'e inmiştir.

Ekonomisi kömür madenciliğine dayanan Ermenek'te 2014 yılından bu yana hayat durma noktasındadır. Ermenek'te madenci göçü olmuş, göçmeyenler işsizliğe ve yokluğa mahkûm edilmiştir. Yönelttiğimiz soru önergesine Bakanlık "Ermenek'te işini kaybeden madencilerle ilgili yapılacaklar Bakanlığımızın sorumluluğunda değildir." diye cevap vermiştir. Kapanan kömür madenlerinin açılması için bir şey yapmıyor, patrondan alacağı olan madenciler için bir şey yapmıyor. Madenlerin kapanmasından dolayı işini kaybeden madenciler için bir şey yapmıyor. E, o zaman bu Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı niye var? Bakanlık üç beş enerji dağıtım şirketinin veya yabancı altın arama şirketlerinin çıkarını korumak için mi var? Ermenek'te şu an çalışan üç ocaktan ikisi aynı patronaja ait ve ikisinde de hem işçi hakları ve alacakları yönünden hem de çalışma koşulları ve iş güvenliği yönünden sorun var. Ermenek'te işçiler maaşlarını alamadıkları için İş Kanunu'ndan kaynaklanan çalışmaktan kaçınma haklarını kullanmaktadır. Bu hakkı kullanan işçilerden bir kısmı ise işveren tarafından ahlaksızlık suçlamasıyla tazminatsız olarak işten atılmıştır. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ise elindeki imkânlar ve sahip olduğu yatırım gücüyle yaşanan tüm sorunları çözebilecek kudrete sahipken hiç oralı olmamaktadır. Bakanlık aylardır maaşlarını dahi alamayan maden emekçisine kulak tıkamaktan vazgeçip sorumluluk üstlenmeli ve madencinin sömürülmesinin önüne geçmelidir. Tüm madenci kardeşlerimiz ve Ermenek acilen bunu beklemektedir. Bakanlık bunun yanında Ermenek'te ve kömür madenciliğinin stratejik öneme sahip olduğu yerlerde kapanan ocakların açılması için yine acilen harekete geçmelidir. Kapanan bu madenleri özel sektör işletemiyorsa devlet TKİ vasıtasıyla işletmelidir. Ermenek'te 2014'teki maden faciasında hayatlarını kaybeden 18 madencimizin ailelerine hâlâ tazminatları ödenmemiştir. Temmuz ayında bazı ödemelerin devlet tarafından üstlenilmesine ilişkin yapılan düzenlemede, Soma'da redevans sahaları dışında kalan madenciler ile Ermenek'teki madenciler kapsam dışında bırakıldı. Anayasa'nın ülkede madenlerin ve tabii kaynakların devletin hüküm ve tasarrufu altında olacağına dair hükmü karşısında yapılan düzenleme hem Anayasa'ya aykırı hem de büyük bir haksızlıktır.

Kapanan ocakların yanında, çalışan ocaklarda da birçok sorun vardır. Çünkü yeterli denetim yapılmamakta, yapılan denetimlerde de gerekli özen gösterilmemektedir. Yapılan düzenlemelere rağmen iş güvenliği önlemleri, malzeme ve teçhizatları yetersizdir. Kömür çıkarma izni olmayan ocaklardan çıkarılan kömürlerin sanki izinli ocaklardan çıkarılmış gibi satıldığına dair iddialar vardır. Bunlarla ilgili şikâyetler yapılmakta ama sonuç alınamamakta. Ermenek'te 2014'te yaşanan facia, su basması neticesinde oluşmuştur. Bu nedenle, bu sahalarda sondajlama büyük önem taşımaktadır. Ne var ki daha önceleri aktif olan madenlerde haritalamanın düzgün yapılmadığı ve sahaya uygun olmadığı iddiaları yanında, bu madenlere yakın ocaklarda çalışılırken yeterli sondajlama yapılmadığı yönünde de iddialar vardır. Tüm bu durumlar birlikte değerlendirildiğinde, Ermenek'te yeni bir maden faciası yaşanması ihtimali vardır. O nedenle, bu madenlerle ilgili olarak gerek işçi hakları gerekse de çalışma koşulları ve iş güvenliği tedbirleri açısından vakit geç olmadan harekete geçilmelidir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

İSMAİL ATAKAN ÜNVER (Devamla) - Tamamlayabilir miyim Başkanım?

BAŞKAN - Buyurunuz efendim.

İSMAİL ATAKAN ÜNVER (Devamla) - Anlattıklarımıza ve madencinin feryadına duyarsız kalanlar, hatırlayın; eylemdeki babası Ali Selvi'ye desteğe gelen küçük Ömer "Okula gidiyorum, babam cebime 5 kuruş katamıyor, babamın hakkını verin!" diye bağırıyordu. Yine, eşini 2014'teki kazada kaybettiğinde üç aylık ve beş yaşında olan 2 kızıyla eylemdeki madencilere desteğe gelen Şadiye Çoksöyler "Kazanın ardından bize bütün haklarımızın verileceği sözü verildi ama hâlâ tazminatlarımız ödenmedi. 2 çocuğumun hakkını vermiyorlar, canımızın bedelini bile çok gördüler bize." diyordu. Bu sözler karşısında içinden bir şeylerin koptuğunu hisseden, yüreği cız eden her kim varsa acilen harekete geçsin. Bu sözler karşısında bir şey hissetmeyenleri ve yüreği taş kesilenleri ise Allah ıslah etsin.

Genel Kurula saygılarımla. (CHP sıralarından alkışlar)