GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal'ın TBMM Başkanlığının Askerlik Kanunu'nun 55'inci maddesini ihlal ettiğine dikkat çektiğine, bunun üzücü bir durum olduğuna, meselenin daha fazla uzatılmasının bir anlamı olmadığına ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:4
Birleşim:25
Tarih:08.12.2020

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Şimdi, bunlar hassas işlerdir. Benim burada gördüğüm şudur: Bu, Sayın Mahmut Tanal'ın Türkiye Büyük Millet Meclisine verdiği soru önergesine verilen cevaptır. Bu ayıplıdır. Türkiye Büyük Millet Meclisi, bir sayın milletvekilinin askerlik hizmeti yapıp yapmadığını bilmiyorsa o işi bıraksın. Bu çok ayıplı bir cevaptır.

Sayın Tanal'ın dikkat çektiği husus da Askerlik Kanunu'nun 55'inci maddesi, yine, Türkiye Büyük Millet Meclisince ihlal edilmiştir.

LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli) - Dükkânı kapatıp gidelim!

TBMM BAŞKAN VEKİLİ SÜREYYA SADİ BİLGİÇ (Isparta) - Getirmezse nereden bilinecek?

LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli) - Öyle bir şey yok.

TBMM BAŞKAN VEKİLİ SÜREYYA SADİ BİLGİÇ (Isparta) - Çip mi takacağım milletvekiline?

LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli) - Milletvekili Meclise gelmediğinde nasıl dilekçe veriyorsa...

BAŞKAN - Sayın Türkkan, duyamıyorum, lütfen...

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Müteakip defalar söylediğim bir şey var: "Yasaklar -hani doğru değil ama- çiğnenmek için yapılır." diye kamuoyunda bir söz vardır. Kanunların çiğnenmesini asla tasvip etmeyiz. Kanunlar uyulmak içindir lakin...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Kanunların en son çiğneneceği yer burasıdır. Burada Askerlik Kanunu'nun 55'inci maddesi çiğnenmiştir. Ben bu genç kardeşimizin buna tevessül edeceğine inanmıyorum ama böyle bir durum AK PARTİ dışında bir siyasi partinin genç milletvekilinin başına gelse, sanıyorum, hem şöyle bir yazı Sayın Tanal'a gelmezdi hem de Askerlik Kanunu'nun 55'inci maddesi çiğnenmezdi. Buradan sonuç olarak çıkan şudur: Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının AK PARTİ aidiyeti kaynaklı bir işgüzarlığı mı diyelim, bir görev kusuru mu diyelim; bu çok açıktır, Meclisimiz adına da üzücü bir durumdur. Bu meselenin daha fazla uzatılmasının bir anlamı yoktur diye düşünüyorum.