| Konu: | Esnafın Covid-19 pandemi sürecinde içinde bulunduğu hâle Meclisin sessiz kalamayacağına, sağlık çalışanlarının moralinin yüksek tutulması gerektiğine, bütçe görüşmelerinin yedinci turunda konuşan 3 genç milletvekilini Kabinenin dikkatine sunmak istediğine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 31 |
| Tarih: | 14.12.2020 |
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Almış bir terör malzemesi, milletin hâlini unutturmak için kullanıp duruyor, kullansın. (CHP sıralarından alkışlar)
BÜLENT TURAN (Çanakkale) - HDP'ye böyle yaklaşamazsın Sayın Başkan.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Değerli arkadaşlar, Bakanlar Kurulu devam ediyor.
Bülent Bey, biz geçmişte "Emekliye 2 bayram ikramiye verin." dedik, çok mücadele ettik, oldu Meclisimizin dirayetiyle.
Geçmişte "Taşerona kadro" diye çok mücadele ettik, yüce Meclisimizin dirayetiyle oldu, iyi de oldu.
SALİH CORA (Trabzon) - Onu biz yaptık.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Şimdi, bağırıp duruyoruz, esnaf darda ve zorda; kirası, SGK'si, vergisi, kredi borçları, gerçekten çok kötü durumda. Cumhuriyet Halk Partisi olarak esnafın bu Covid-19 mücadelesi kapsamında içinde bulunduğu hâl ortamına bu Meclis sessiz kalamaz. Bu Meclis 380 bin dükkânını kapatmış esnafın, sadece 750 bin garson, komi, şef, aşçı, bulaşıkçı kardeşimizin, servis şoförlerinin içinde bulunduğu hâle sessiz kalamaz. (CHP sıralarından alkışlar)
"Sen 'az terörist' dedin, ben 'çok terörist' dedim." olmaz. Biz geçmişte gördük, bugün "terörist" dediğiniz adamlarla masalar kurdunuz, hendekler kazdırdınız; orasında değilim, başka bir yerindeyim.
ŞAHİN TİN (Denizli) - Onlar geçmişte kaldı ya, şimdiye bak!
ENGİN ALTAY (Devamla) - Bakın, "Millet aç." dedikçe hopluyorsunuz. Niye hopluyorsunuz ben bunu da anlamış değilim. Tekrar söylüyorum: Şimdi ara verecek, hepimiz yemek yiyeceğiz. Arkadaş, yemek yerken bir dakika gözümüzü kapatalım ya! 750 bin garsondan, bulaşıkçıdan, aşçıdan, servis şoföründen -lokantanın servis şoföründen- bahsediyorum. Bir anlık, bu akşam, şimdi ara verince yemek yerken aklımıza onları getirelim. "Evinize gidin." dediler. Eski Bakan diyordu ki: "Şu kadar milyar verdik." Vallahi verilmedi arkadaşlar, kredi verildi, borç verildi. (CHP sıralarından alkışlar) Borçlar ertelendi.
Ya biz milletvekiliyiz. Dün de söyledim, bir şey daha yapalım: Sağlık çalışanlarının moralini yüksek tutmamız lazım. Aşı geldi diye rahat... Dün, bu kürsüden inen 4 arkadaşımızın "Covid testi pozitif." denildi. Biz şimdi biraz sonra... Ben de test yaptırdım, belki yarın pozitif çıkacağım. O sağlık çalışanını mutlu etmezsek, motivasyonunu yüksek tutmazsak değerli arkadaşlar olmaz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayınız.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Dolayısıyla bu Meclisin...
3 Sayın Bakan burada, hoş geldiniz, siz de o Kabinenin üyelerisiniz. Teferruatı, teknik işleri boş verin. "Millet aç" deyince hoplamayın arkadaşlar, millet aç, perişan. Evet, herkesin midesine bir şey giriyor, kuru ekmek giriyor.
ŞAHİN TİN (Denizli) - O zaman aç değil demek.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Kuru ekmek...
İyi, hah, bu tutanağı alacağım, bu tutanağı alacağım, bak, göreceksin, milletten özür dileyeceksin.
ŞAHİN TİN (Denizli) - Sen kendin dedin "Midesine ekmek giriyor." dedin.
(CHP sıralarından "Yazıklar olsun!" sesleri)
ENGİN ALTAY (Devamla) - Milletin midesine kuru ekmek giriyor sadece diyorum, beyefendi diyor ki: "O zaman aç değiller." Ben bunu milletin takdirine bırakıyorum.
HÜSEYİN YAYMAN (Hatay) - Öyle demedi, öyle demedi.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Tutanaklarda var.
HÜSEYİN YAYMAN (Hatay) - Yok, öyle demedi.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Şimdi, süreyi istismar etmek istemiyorum. Bugün, burada, bakın, 3 konuşmayı özellikle Sayın Kabinenin dikkatine sunmak istiyorum: 1'inci konuşmacı Aysu Bankoğlu, genç bir milletvekili arkadaşımız -konuşmacı sırasına göre gidiyorum- 2'nci konuşmacı Rümeysa Kadak, benim evladımla yaşıt.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz.
ENGİN ALTAY (Devamla) - 3'üncü konuşmacı Dersim Dağ, benim evladımla yaşıt. Sayın Kabine üyeleri -ben sizin yerinizde olsam- bu 3 konuşmacı, AK PARTİ, CHP, HDP, farklı siyasi renkteler, farklı perspektiften bakıyorlar. Ben orada otursaydım şunu yapardım...
(AK PARTİ sıralarından "Oturamazsın!" sesleri)
ENGİN ALTAY (Devamla) - Bu 3 konuşmacının...
ŞAHİN TİN (Denizli) - Her şeyi çarpıtıyor, sözlerimi de çarpıtıyor zaten o yüzden.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Seni dinlemiyorum, sen onun hesabını nasıl vereceksin, onu düşün.
ŞAHİN TİN (Denizli) - Sen kendi sözlerine bak Engin.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Bu 3 konuşmacının konuşmalarını -uzmanlarınız var- tek metne çevirirdim, tek metne. 3 konuşmacının hepsinin müşteki olduğu yanlar var, takdir ettiği, olumladığı yanlar var.
BÜLENT TURAN (Çanakkale) - Şiş yanmasın kebap da.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Ne alaka ya, ne alaka, ne ayıp şey ya! Ya, 3'ünde de gençlerin feryadı vardı, 3'ünde de gençlerin feryadı vardı ya! (CHP sıralarından alkışlar) Tabii, gençler sizin için sadece oy makinesi. Yazıktır, günahtır!
3 konuşmayı tek metne toplayın, yemin ediyorum, Hükûmetinizin alacağı birtakım kararlarda büyük faydasını görürsünüz.
Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)