| Konu: | Bulaş zincirinin kırılması için toplumun en az yüzde 60'ının bağışıklanması gerektiğine, uygulanan Çin kaynaklı aşının ülkedeki faz 3 sonuçlarının ne olduğu ve aşının etkinliğinin yüzde kaç çıktığı sorularını ülke adına sorduklarına, anayasal bir hak olan sağlık hakkının kullanılmasına BAĞ-KUR, SSK, GSS, EYT gibi engeller konulmasının sosyal devlete ve insan haklarına aykırı olduğuna ve kalıcı bir çözüme ihtiyaç olduğuna ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 42 |
| Tarih: | 27.01.2021 |
MUSTAFA ADIGÜZEL (Ordu) - Pandemide bulaş zincirinin kırılması için toplumun en az yüzde 60'ının bağışıklanması gerekir. Yaptığınız aşının yüzde kaç etkili olduğunu bileceğiz ki yüzde 60 bağışıklık sağlamak için kaç kişiye aşı yapılması gerektiğini hesaplayalım. Peki, ülkemizde uygulanan Çin kaynaklı aşının Türkiye'deki faz-3 sonuçları nedir? Kaç yurttaşımız çalışmaya katılmıştır? Kaçına plasebo, kaçına gerçek aşı yapılmıştır? Aşının etkinliği yüzde kaç çıkmıştır? Biliyor muyuz? Hayır. Türkiye'de herkesin sorduğu, şu ana kadar cevap verilmeyen bu sorunun cevabını tüm Türkiye adına soruyoruz.
Sağlık hakkı anayasal bir vatandaşlık hakkıdır; BAĞ-KUR, SSK, GSS, EYT; hangisi olursa olsun prim borcu nedeniyle sağlık hakkına engel konulması sosyal devlete de insan haklarına da aykırıdır. Pandemide Hükûmet prim borcu olanlara geçici sürelerle hak tanımıştır ancak burada kalıcı bir düzenlemeye ihtiyaç vardır. Prim borçları veya başka bir nedenle kişilerin sağlık hizmetlerini eşit ve kaliteli bir şekilde alma hakları engellenemez.