GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:49
Tarih:18.02.2021

OKAN GAYTANCIOĞLU (Edirne) - Ne olduğunu bilmediğiniz için ben de böyle bir şey yaptım.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüreğimiz yanıyor, Gara'da şehitlerimiz var, ailelerine Allah'tan rahmet, milletimize başsağlığı diliyorum.

Millî savunmayla ilgili, güvenliğimizle ilgili bir yasa görüşüyoruz ama ben de size gıda güvenliğinden bahsedeceğim. Gıda güvenliğimiz kalmadı arkadaşlar. Şu, elimde görmüş olduğunuz kepektir. Türkiye tarımına yön veren Sayın Bakan kepeğin nasıl elde edildiğini bilmiyor, geçen sene "Kepek fiyatları çok arttı." denilince, "Kepek ekin." dedi. Kepek ekilmez arkadaşlar, buğday ekilir, buğday biçilir, işlenir, kepek ondan elde edilen bir üründür. Dolayısıyla böyle bir Bakan Türkiye tarımına yön verirse biz fiyaskoyla karşılaşırız. (CHP sıralarından alkışlar) Şu anda bir fiyaskoyla karşı karşıyayız. Her gün "Müjde vereceğiz." diyorsunuz, vatandaşlar televizyonun karşısına geçiyor, "Acaba ne müjdesi verecek?" Örneğin, çiftçiler televizyonun karşısına geçiyor, "Yine bir müjde çıkmadı." diyor. Vere vere... Gübre fiyatlarında indirim yapılmadı, gübrenin desteklemesinde yüzde 100 destek yapıldı. Ben size söyleyeyim, ne kadarlık bir destek yapıldı biliyor musunuz? Dekara 8 liraydı, 16 liraya çıktı. Desteği vermeyin arkadaşlar, gübre fiyatları geçen seneki fiyatlara gelsin, çiftçi bunu istiyor. Geçen sene 1.800 liraydı üre, şimdi 3.100 lira oldu yani şöyle söyleyeyim: Buğdayda 8 lira destek 16 liraya çıktı, üre gübresi için söylüyorum yani 160 liralık bir masraf var ama 3.100 liralık gübre... Yani onda 1'ini ancak veriyorsunuz destek olarak. Böyle olmaz.

Bunları niye getirdim biliyor musunuz? Hani, et fiyatları niye artıyor, yem fiyatları niye artıyor? Çünkü yemin nasıl yapıldığını bilmeniz lazım. Bu mısır, bu arpa, bu buğday, bu yağlı ve kuru soya, bu da kepek; bunları karıştırdığınızda yem elde edersiniz. Maalesef, bunların hepsini bizim üretmemiz gerekirken biz ithal ediyoruz. Her birinin fiyatı dünyada arttı. Neden? Pandemiden dolayı -hep söylüyorduk- gıdaya yönelim var, girdiye de yönelim var, bu ürünlere de yönelim var, her birinin fiyatı arttı.

Biz, üreticiyi desteklememiz gerekirken hâlâ ithalat yapıyoruz, hâlâ gümrük vergilerini sıfırlıyorsunuz. Bakın, şu mısırı biz kendi üreticimizden 1.325 liraya aldık ama geçen haftaki ithalat fiyatı kaç para biliyor musunuz? 1.925 lira yani kendi çiftçimize 600 lira fazla vermediniz, gittiniz, Rus çiftçisinden bunu ithal ettiniz. Bu, buğday; 1.650 liraya kendi çiftçimizden aldınız ama 2.200 liradan Rus ve Ukrayna çiftçisinden aldınız. Bu örnekleri çoğaltabiliriz arkadaşlar, bizim derdimiz; örnekleri çoğaltmak değil, sizin tarımı yönetememeniz, ülke ekonomisine yön verememeniz.

5 milyar liralık çiftçi borcunu; icrada olan, hacizde olan yani bugün yarın traktörü alınacak, ineği alınacak icradaki çiftçinin borcunu bile yapılandırmaktan acizsiniz ama çiftçinin borcu, siz iktidara geldiğinizde 1 milyar liraydı, şu anda 180 milyar lira. Ya, hangi çiftçinin durumu düzeldi? Bunu bana lütfen söyleyin. Ne yaptınız? Bir tane fabrika mı diktiniz, bir tane yem fabrikası mı diktiniz, bir tane yağ fabrikası mı diktiniz? Yağ fiyatları aldı başını gidiyor. Hepsini, bizim üretebileceğimiz bu ürünleri getirdim. Bunlar bu topraklarda verimli bir şekilde yetişiyor ama siz, nedense lobilere kanıyorsunuz, emperyalist sistem size dayatıyor "Şunu ithal et, bunu ithal et." Kendi bölgemden de bir örnek vereyim: Çeltik üreticileri 4 bin liraya sattığı ürünü şimdi, 3.500 liraya satamıyor. Neden? İthal pirinç geldiği için. Böyle ülke yönetilmez arkadaşlar. Gıda güvenliğimiz ciddi anlamda tehlikede. (CHP sıralarından alkışlar)